Arşiv

  • Aralık 2022 (1)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)

    Kriz bitiyor mu?

    Fatih Özatay, Dr.23 Mart 2008 - Okunma Sayısı: 1146

     

    ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son günlerdeki kararları, uluslararası piyasaların haftayı göreli bir rahatlıkla kapatmalarına yol açtı. Birkaç örnek:Onca faiz indirimine karşın, ipotekli konut kredilerinin faizi yükseliyordu. Mesela son faiz indiriminden önce 30 yıl vadeli ipotekli konut kredisi faizi üç ay önceki düzeyine göre 12 baz puan daha yüksekti. Oysa Fed'in son kararlarından sonra 32 baz puan düştü faizler.Borsa endeksleri bir hafta öncesine kıyasla belirgin bir yükseliş kaydettiler. Uluslararası mali yatırımcıların riskten ne ölçüde kaçındıklarının önemli bir göstergesi de VIX endeksi. Geçen pazar VIX endeksindeki son gelişmeler üzerinde durmuştum. Uzun bir süredir bu endeks yukarıya doğru eğilim gösteriyor. Yani risk algılaması artıyor. 17 Mart günü son ayların en yüksek değerine ulaşmıştı endeks (32.24). 20 Mart günü ise endeks değeri 26.6'ya indi.19 farklı malın fiyatından oluşturulan CRB endeksi son hafta içinde yüzde 8.3 oranında düştü. Mesela ham petrolün varil fiyatında 10 dolarlık bir düşüş gerçekleşti. Altının birim fiyatı 1033.9 dolarla rekor kırmıştı, 920 dolara geriledi. Gümüş, platin, mısır ve benzeri malların fiyatlarında da düşüş gerçekleşti.Yapılan yorumlar, Fed'in ardı sıra aldığı kararların ABD mali piyasalarına tekrar güven duyulmasını sağlamaya başlamasına yol açtığı yolunda. Artan emtia talebinin arkasındaki en önemli iki nedenden birisinin risk algılamasındaki artış olduğu belirtiliyor. Bu nedenle de söz konusu endeksteki düşüşün risklerin azaldığına dair bir işaret olduğu düşünülüyor.Çok sayıda neden var bu yorumlardaki erken iyimserliğe kapılmamak için. VIX endeksiyle işe başlayalım: Bu endeks, 2007'nin sonbahar aylarından beri yükseliyor, ama bu yükseliş ana eğilim olarak var. Bu ana eğilim etrafındaki günlük dalgalanmalar oldukça sık ve önemli büyüklükte. Dolayısıyla, endekste son birkaç gözlemin düşüş yönünde olmasının'şimdilik' bir anlamı yok.İkincisi, emtia fiyatlarında son hafta önemli düşüş gerçekleşti diyoruz. Ama düzey olarak bakıldığında, mesela ham petrolün varil fiyatının düşe düşe geldiği nokta 101 dolar. İki yıl önce bir 'kâbus senaryosu' olarak hayal etmesi bile zordu bu kadar yüksek bir düzeyi.Üçüncüsü, ABD'deki depremi tetikleyen sorun hâlâ devam ediyor: Konut piyasasındaki sorunlar olanca ağırlığı ile sürüyor. İpotekli kredi ile konut alanların yükümlülüklerini yerine getirememeleri nedeniyle el konulan ev sayısı artıyor. Şubat ayı rakamı 223 bin ev. Oysa 2007 şubatında bu sayı 140 binmiş, yani yüzde 60 artış var.Bu artış nedeniyledir ki eski ABD Hazine Bakanı Rubin devletin bir an önce duruma el koymasını ve ev kayıplarını önleyici bir mali paket açıklamasını istedi geride bıraktığımız hafta sonu. Tanınmış bir iktisatçı olan ve Fed Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunmuş olan Blinder benzer nedenlere dayanarak 'daha bitmedi' diyor.Kredi notu veren kurumlardan da 'not kırma' haberleri geliyor. Mesela S&P, Goldman Sachs ve Lehman'ın kredi notunun görünümünü 'negatif'e çevirdi. Tahvil getirilerini sigortalayan şirketlerden FGIC'nin (Financial Guarantee Insurance Co.) notunun düşürülebileceği yolunda açıklamalar geldi. Zaten bu şirketin notu son iki ayda AAA'dan A'ya indirilmişti.Kısacası, başlıktaki iddialı soruya verilecek şöyle 'fiyakalı' bir yanıtım yok. Ama şunu söyleyebilirim: El-âlem son sürat karar alıyor ve uygulamaya koyuyor. Üstelik bir karar aldım diye arkasına yaslanıp oturmuyor. Fazla mesai yapıyor; peşi sıra sorunun üzerine üzerine gidiyor. Biz ise eylem plânı, bir eylem plânı daha açıklıyor, ama pek bir eylem yapmıyoruz. Hayra alâmet değil bu durum.

     

    Bu yazı 23.03.2008 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

     

     

    Etiketler:
    Yazdır