Arşiv

  • Aralık 2022 (1)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)

    Henüz dibi görmedik

    Fatih Özatay, Dr.13 Nisan 2008 - Okunma Sayısı: 1319

     

    Krizin dip noktasının yaşandığı, gelecek günlerde işlerin giderek düzeleceği yönünde görüşler son haftalarda artan bir yoğunlukta ileri sürülmekteydi. Haftanın son iki günü, özellikle de cuma günü çıkan haberler bu yargıya varmak için henüz çok erken olduğunu gösterdi.ABD piyasaları önemli kayıplarla kapattılar haftayı. SP 500 endeksi yüzde 2, NASDAQ ise yüzde 2.6 oranında düştü. Avrupa'daki kapanışa doğru ABD'den gelen olumsuz haberler, Avrupa piyasalarının da kayıplara uğramasına neden oldu son işlem saatlerinde.Cuma gününün ilginç haber-yorumlarından birisi de Citigroup ile ilgiliydi. Bu şirket, 2006 sonunda SP 500 endeksinde aldığı ağırlık açısından dördüncü büyük şirketti. O tarihte 274 milyar dolar olan piyasa değeri geçen hafta içinde 121 milyar dolara düştü. ABD'deki mali sektörün içinde bulunduğu durumu gayet güzel özetliyor bu rakam.Bir diğer olumsuz haber tüketici güvenine ilişkin bir göstergeden geldi. Michigan Üniversitesi'nin Reuters ile birlikte oluşturdukları endeks, 1982'den bu yana en düşük değerine indi. Tüketici güveni ile tüketim harcamaları arasında aynı yönde ve kuvvetli bir ilişki var. Güvende bir azalma, tüketim harcamalarının artış hızında azalmanın devam edeceği sinyalini veriyor. Unutmamak gerekiyor, ABD milli gelirinin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturuyor tüketim harcamaları.ABD ekonomisinin daralmakta olduğuna dair haftanın dikkat çeken ikinci haberi ise piyasa değeri açısından dünyanın üçüncü büyük şirketi olan General Electric'den geldi. Şirket yılın ilk üç ayına ait bilançosunu açıkladı. Buna göre, 2003'ten bu yana ilk defa kârı düşmüştü bu şirketin. Cuma günkü olumsuz piyasa gelişmelerinde bu haberlerin de önemli rol oynadıkları anlaşılıyor.Olumsuz haberlerden bir tanesi de IMF'nin 2008'e ilişkin büyüme öngörülerini aşağıya çekmesiydi. ABD'nin 2008'de sadece yüzde 0.5, 2009'da ise yüzde 0.6 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Avrupa için öngörülen hız ise 2008'de yüzde 1.4 kadar. IMF Çin ve Hindistan için yaptığı büyüme tahminlerini de düşürdü.İleriye ilişkin bu tür öngörüler yapıldıktan sonra bir de öngörülere ilişkin riskin ne yönde olduğu belirtilir. Mesela, aşağıya yönelik bir risk, yılsonu gerçekleşmelerinin öngörülenin de altında olabileceğini gösterir. IMF'nin büyüme için yaptığı öngörü riski aşağıya doğru. Bu karamsar büyüme öngörülerinin iki ana nedeni var. Tahmin edeceğiniz gibi bunlar ABD konut piyasasındaki olumsuz gidişat ile yine ABD kredi piyasasındaki daralma. İkisi de birbirini besliyor.'Bize benzer' ülkeler açısından daha önceleri bu köşede değinilen ek riskler IMF tarafından vurgulandı geçen hafta: Uluslararası mali yatırımcıların risk alma iştahlarının ve bizim gibi ülkelere akan sermaye miktarının azalması. Hem borçlanma maliyetlerinin artması hem de borçlanma olanaklarının kısıtlanması anlamına geliyor bunlar.IMF'nin en tepesindeki kişinin perşembe günü yaptığı konuşmada bizler açısından dikkat çekici olan bir nokta da şu: Bu risklerin, özellikle Merkezi ve Doğu Avrupa'daki bazı yükselen piyasa ekonomileri için duyulan kaygıları son derece artırdığını üstüne basa basa vurguladı. Hatırlatayım: Türkiye bu grupta yer alıyor.Bunlar büyümeye ilişkin riskler. Enflasyon için duyulan kaygılar da artıyor. Mesela, 2006'nın sonundan bu yana gıda fiyatlarındaki artış yüzde 46'ya ulaşmış vaziyette. Bu ortamda içeride sıkı durmakta yarar var.

     

    Bu yazı 13.04.2008 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

     

    Etiketler:
    Yazdır