Arşiv

  • Mart 2024 (2)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)

    Yüzde 4’e sevinmek...

    Fatih Özatay, Dr.14 Eylül 2008 - Okunma Sayısı: 1034

     

    Beklenen oldu. Büyüme hızımız önemli ölçüde azaldı. Çarşamba günü açıklanan rakamlarda birkaç nokta özellikle ilginç.Bunlardan ilki özel sektör yatırımlarının artış hızının yüzde 0.6'ya gerilemesi. Tüketimle karşılaştırıldığında yatırımların milli gelir içindeki payı çok fazla değil. Ancak yatırımlar çok daha geniş bir aralıkta dalgalanıyor. Oysa dayanıklı tüketim malları dışındaki mallara yapılan harcamalar ki tüketim harcamalarının önemli bir kısmını oluşturuyor, fazla oynamıyor. Bu durumda yatırım hareketlerinin büyüme rakamlarına katkısı da azımsanmayacak bir ölçüde gerçekleşiyor.Hem yurtiçindeki siyasi gidişatın hem de küresel depremin yarattığı koşulların öncelikle özel sektör yatırımlarını ve dayanıklı tüketim harcamalarını olumsuz etkilemeleri beklenirdi. Bu etki ikinci çeyrek verilerine bir ölçüde yansımış durumda.Peki özel sektör yatırım harcamalarındaki bu olumsuz gidişat sürer mi? Evet iç siyasetteki belirsizlik ortadan kalktı. Ama küresel belirsizlik olduğu yerde duruyor. Küresel belirsizliğin belirli hale dönüşen tek kısmı küresel büyümeye ilişkin kısmı. Tüm dünya ekonomilerinden yavaşlama haberleri geliyor.Bu olgu küresel risk alma iştahının ve bizim gibi ülkelere akan sermayenin olumsuz etkilenmesi olasılığını yükseltiyor. Unutmayalım yılın ilk altı ayında şirketlerimizin ve bankalarımızın yurtdışı kaynaklardan sağladığı kredi miktarında önemli bir değişiklik olmamıştı. Bu köşede daha önce üzerinde durduğum gibi küresel kriz sadece bu kaynakların vade yapısını değiştirmiş ve kısaltmıştı.Diğer bir ifadeyle, oldukça düşük gerçekleşen büyüme hızımızda henüz olası bir küresel kredi daralmasının etkileri yok. Bu nokta oldukça önemli ve küredeki gidişata bakıldığında, bir kredi daralması olasılığının hiç de az olmadığı görülüyor. Kısacası özel sektör yatırımlarında ileride azalma görebiliriz.Açıklanan büyüme rakamlarında ikinci dikkat çekici olgu uzun bir süredir ilk defa net ihracatın (mal ve hizmet ihracatı ile mal ve hizmet ithalatı arasındaki fark) büyümeye yaptığı olumlu katkı. Net ihracat önceki dönemlerde büyüme hızımızı aşağıya doğru çekerken, ikinci çeyrekte büyüme hızımıza 0.4 puan katkı yapmış. Bu olumlu katkıya karşın oluşmuş düşük büyüme hızı.Küresel yavaşlama dikkate alındığında, ihracatımızın geçmiş çeyreklere kıyasla daha yavaş artması beklenir. Bu hemen gerçekleşmeyebilir. Ama küresel talep azalışı belirginleştikçe bizden ithal edilecek malların siparişlerinin azalması ve sonra da bu olgunun ihracatımıza yansıması beklenir. Bundan ilk etkilenecek şüphesiz otomotiv sektörü olacak. Ağustos ayı verilerine göre taşıt araçları ihracatımızda azalma var, keza üretimimizde de.Öte yandan, yerel seçimler yaklaşıyorken maliye politikasındaki olası bir gevşeme büyüme hızını artırabilir. Ancak bu etki çok önemli olmaz. Üstelik bu etki hem geçici olur, hem de bu olumsuz küresel koşullarda risk algılamasını daha da artırır. Dolayısıyla bu tür bir politikanın büyümeye doğrudan etkisinin tam tersi, artan risk algılaması nedeniyle oluşacak daha kötü kredi koşullarından kaynaklanabilir.Bir de tarım sektöründen gelebilecek etkiler var. Tarımın bu yıl olumlu yönde katkı yapması bekleniyordu büyümeye. Oysa ikinci çeyrekte tarımsal katma değerin düştüğü açıklandı. Bu durum üçüncü çeyrekte değişebilir. Unutmayalım tarımsal katma değerin büyük bir kısmı üçüncü çeyrekte gerçekleşiyor. Buğday hasadı söylendiği gibi iyiyse tarım sektörünün katkısı pozitif olur.Bütün bunları alt alta topladığımızda ortaya çıkan şu: 2008 büyümesi 2007'nin altında kalacak. 2009 için de benzeri bir risk var. Ne kadar altında?Küresel gelişmeler şekillendirecek bunu. Gidişat o ki hem 2008 hem 2009 için yüzde 4'lük bir büyümeye sevineceğiz. Ne yazık ki...

     

    Bu yazı 14.09.2008 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

     

    Etiketler:
    Yazdır