Arşiv

  • Şubat 2024 (16)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)
  • Nisan 2023 (9)
  • Mart 2023 (11)

    Temkinli olmakta yarar var

    Fatih Özatay, Dr.15 Eylül 2008 - Okunma Sayısı: 1060

     

    Geçenlerde bir arkadaşımdan mektup aldım. 7 Eylül tarihli 'Sürpriz' başlıklı yazım üzerine. Merkez Bankası Başkanı'nın Trabzon'da bir soruya verdiği yanıtın, para politikasının yönünde 'sürpriz değişiklik' olarak yorumlanması üzerineydi o yazı. Anlaşılan biraz karışık bir yazı olmuş.

    Oysa meramım temmuz ayında yayınlanan son enflasyon raporunda söylenenlerin dışında bir şey söylenmediğini ifade etmekti o yanıtta. Yoksa bir değer yargısı belirtmemiştim (ima edildiği söylenen) faiz politikası değişikliği hakkında. Tabii eğer bir şey ima edildiyse...

    Hazır faiz kararı haftasına giriyoruz, düşündüklerimi sıralayayım. Önce artık karamsar yorumlarını yakından tanıdığınız Roubini'nin web sayfasında cumartesi günü yer alan yazısından (hepimizin bildiği dev mali kurumların isimlerini çıkararak) bir alıntı yapayım:

    "Artık açık ki, mart ortasında olduğu gibi şimdi de gölge bankacılık sistemine genel bir hücumun arifesindeyiz. Eğer Lehman hafta sonu bir alıcı bulamaz ve Lehman'la iş yapanlar pazartesi günü Lehman'a kredilerini keserlerse (ki bir satış anlaşması olmazsa hepsi böyle yapacak) çöken sadece Lehman olmayacak. Aynı zamanda diğer bağımsız aracı kurumlara da bir atak başlangıcı oluşacak. Bu atak, daha sonra, mali sistemin çok büyük çaplı çöküşüne yol açacaktır. Bu nedenledir ki FED cuma ve cumartesi günleri Wall Street firmalarının önde gelen yöneticileriyle acil durum toplantıları yaptı. Onları Lehman'ın 'fişini çekmemeye' ikna etmeye çalıştı..."

    Temmuz ayında yayınladığı raporda Merkez Bankası bize üç senaryo sunmuştu. Bu senaryoları ayırt eden temel unsurların başında petrol fiyatlarına ilişkin yapılan varsayımlar geliyordu. Temel senaryodaki varsayım 140 dolardı. Oysa şu anda (ABD kıyılarındaki tayfun nedeniyle kapatılan rafinerilere rağmen) petrolün varili 98 dolara düşmüş durumda. Yani, iyimser senaryoda varsayılan değerin de altında.

    İç talep Merkez Bankası'nın varsayımlarına uygun bir şekilde gelişiyor. Gıda fiyatları son aylarda enflasyonla mücadeleye olumlu katkı yapıyor. Bu gelişmeler enflasyonda en kötüyü geride bıraktığımızı ima ediyor. Peki, bu koşullar altında faiz indirilebilinir mi? Üç hayır, bir evet!

    Birinci 'hayır' şu: Son üç yılda enflasyon hedefleri tutmadı. Üstelik bu yıl orta vadeli hedefler değiştirildi. Her türlü belirsizlik bir tarafa, salt bu nedenle enflasyondaki düşüşün belirginleşmesi gerekir ki çoğunluk ikna olsun faiz indirimine. Yani, birkaç ay daha düşüş gerekiyor açıklanan rakamlarda.

    İkinci 'hayır' ise yukarıda yaptığım alıntıyla ilgili. Böyle bir ortam, her an kredi akışının durması demek bizim gibi ülkelere. Farklı bir ifadeyle risk priminin artması ve piyasa faizlerinin yükselmesi demek. Sizin düşürdüğünüz faiz bu durumda ne işe yarayacak?
    Üçüncü 'hayır' yine aynı olasılıkla ilgili. Böyle bir ortamda kurların da sıçraması beklenir. Dolayısıyla enflasyon tekrar yükselebilir kur artışıyla birlikte.

    'Evet' ise şöyle: Her zaman çeşitli belirsizlikler var. Belirsizliklerin ortadan kalkmasını beklersek hiç adım atamaz hale geliriz. Hazır olumlu senaryomuza yakın seyrediyor gerçekleşmeler, neden bekleyelim?

    Bana sorarsanız, 'hayır'lar çok ama çok ağır basıyor. Üstelik 'evet'in gerekçesi normal koşullar altında doğru da, şu koşullar altında hiç mi hiç geçerli değil. Faizlerde yeni bir indirim sürecine başlamak için en azından birkaç ay beklemekte yarar var. Zaman temkinli olmak zamanı.

     

    Bu yazı 15.09.2008 tarihinde Radikal GAzetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır