Arşiv

  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)

    Etiketler

    Sağlıkta nerede kalmıştık?

    Selin Arslanhan Memiş06 Şubat 2013 - Okunma Sayısı: 4887

    Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın başlamasının üzerinden 10 yıl geçti. Geçtiğimiz günlerde yeni Sağlık Bakanı’nın göreve başlamasıyla da, önümüzdeki 10 yıl için sağlıkta dönüşümün 2023 vizyonuyla devamı gündeme geldi. Peki 2003’teki programda açıklananlardan hangileri yapıldı, geriye neler kaldı? Sağlıkta önümüzdeki 10 yılın odağı ne olmalı?

    2003’te Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın amaçları sağlık hizmetlerinin etkili, verimli ve hakkaniyete uygun bir şekilde organize edilmesi, finansmanının sağlanması ve sunulması şeklinde açıklanmıştı. Program dokümanında belirtilen temel bileşenlerden uygulamaya girenler; Genel Sağlık Sigortası, Sağlık Bakanlığı yapısında değişim, aile hekimliği, İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun kurulması, Sağlık Bilgi Sistemi ve erişilebilir sağlık hizmeti sistemi oldu.[1] Bunların altında yapılan birçok ek değişikliğin de etkisiyle son 10 yılda sağlık göstergelerinde ve sağlık hizmetlerine erişimde anlamlı gelişmeler gerçekleşti. Türkiye birçok göstergede AB ve OECD ortalamasına hızla yakınsadı. 2003’te program kapsamında yer alanlardan henüz uygulamaya girmeyenler de var. Bunlar arasında sürdürülebilirlik konusunda kritik olan sevk zinciri, yüksek motivasyonla çalışan sağlık insan gücü ve sistemi destekleyecek bilim kurumları yer alıyor. Sağlıkta dönüşümde geride bıraktığımız 10 yılda sağlık politikasında önemli gelişmeler yaşanırken ileri teknolojili sağlık sektörlerinde sanayi politikası kapsamında bir ilerleme olmadı.

    Sağlıkta dönüşümde önümüzdeki 10 yıl planlarına ilişkin sinyaller ise, yeni Sağlık Bakanı’nın geçtiğimiz gün yaptığı toplantı ile gelmeye başladı. Gelecek 10 yıl için yapılan planlar arasında; aile hekimliği merkezlerinin işlevselleştirilmesi, Kronik Hastalıklar Enstitüsü kurulması, evde sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ilk göze çarpanlar. Bunlara ek olarak ilaç ve tıbbi cihazda dışa bağımlılığın azaltılması için Sağlık Organize Bölgelerinin kurulması planlanıyor. Önümüzdeki dönemde sağlıkta sürdürülebilirliğin sağlanmasının yanı sıra, sağlık politikalarının sektörel rekabet gücü ve sanayi politikası kapsamında da değerlendirilmesi de kritik.

    Sağlıkta 2023 vizyonuyla gelecek 10 yıl konuşulmaya başlamışken, dünyanın en büyük 20 ekonomisine sağlık göstergeleri ve sektörel rekabet açısından bakalım. İlk 20 ekonomide sağlık ve sağlık sektörleri açısından iki farklı ülke tipi görüyoruz (Tablo 1). İlkinde sağlık göstergeleri gelişmiş ve sağlık harcamaları yüksek ülkeler bulunuyor. Ayrıca bu gruptaki ülkeler, ilaç ve biyomedikal sektörlerinde önemli küresel oyuncular ve biyoteknolojide de yüksek rekabet gücüne sahipler. İkinci gruptaki Çin, Hindistan gibi ülkeler ise, sağlık göstergeleri ve harcamaları açısından ilk gruptaki ülkelerden farklılaşıyor. Fakat bu ülkelerin de küresel ilaç ve biyomedikal sektörlerindeki payları hızla yükselirken biyoteknolojide de rekabet güçleri artıyor ve son yıllarda ilk gruptaki ülkelerin önemli rakipleri haline geldiler. Türkiye, temel sağlık göstergeleri ile ilk gruptaki ülkelere hızla yakınsamış olsa da, henüz gerek sağlık göstergeleri gerekse sağlık endüstrileri ve biyoteknolojideki rekabet gücü açısından bu iki tip ülke grubunda da yer alamıyor. Doğrudan yabancı yatırımlarda benzer bir durum söz konusu, sağlık ve yaşam bilimlerinde 2007-2010 döneminde Çin 30, Singapur 18, Hindistan 17 milyar dolar yatırım alırken Türkiye 890 milyon dolar yatırım aldı.[2]

    Tablo 1. Dünyanın En Büyük 20 Ekonomisinin Sağlık ve Sağlık Sektörü Göstergelerinden Örnekler

    selinblog.520px

    Kaynak: WDI, ITC ve OECD Patent Veritabanı

    Her iki ülke tipine uyum sağlamanın yolu birçoğunun ortak özelliği olan, sağlık sektörlerini de sanayi politikası kapsamında değerlendirmekten ve yaşam bilimlerini sektörlere girdi olacak şekilde canlandırmaktan geçiyor. Sağlıkta 2023 vizyonuyla önümüzdeki 10 yıl planlarını yaparken bunu göz ardı etmemek gerek. Sağlık politikalarını iyileştirmenin yanı sıra, birçok ülke gibi, sağlık sektörlerinde nasıl rekabet gücü elde edebileceğimizi tasarlamak ve gelecek 10 yılın odak alanlarına bu açıdan da bakmak oldukça önemli.

     


    [1] Sağlık Bakanlığı, Sağlıkta Dönüşüm Programı, Aralık 2003. http://www.saglik.gov.tr/TR/belge/1-2906/saglikta-donusum-programi.html

    [2] Arslanhan Memis, S. (2013), “Amgen Biyoteknoloji Üretim Merkezi Yatırımını Singapur’a Yapıyor” TEPAV Günlük Yazısı. http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/3747

     

    *Selin Arslahan Memiş, Ekonomi Çalışmaları, Analist

    Yazdır