Arşiv

  • Temmuz 2019 (4)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)

    Etiketler

    ‘Fırat kalkanı’ ve iki soru? Ne kadar sürer, ne kadar kuvvet gerekir? -2

    Nihat Ali Özcan, Dr.06 Eylül 2016 - Okunma Sayısı: 1504

    DAEŞ Türkiye sınırından sürüldü. Muhtemelen harekât önümüzdeki günlerde/haftalarda güney istikametinde ilerleyecek. Sonuçta DAEŞ’ten alınan bölge genişlerken, daha fazla nüfus ÖSO’nun denetimine girecek. Bu durum siyasi tablonun değişmesi ve harekât ihtiyaçlarının artması anlamına geliyor.

    Harekât yüz kilometre genişlikte cereyan etmekle birlikte, alanın derinliğini politik hedef ve askeri gereklilikler belirleyecek. Bu yazıda cevabı aranan soru, harekâtın ne kadar kuvvete ihtiyaç duyacağıdır.  Bir fikir edinmek için dört değişkene bakmak gerekir.

    Harekâtın ne kadar süreceği önemli bir unsurdur. Siyasi amaçları gerçekleştirecek askeri hedeflerin ele geçirilme ve elde tutma süresi kuvvet tahsisini etkiler. TSK ve destek verdiği ÖSO, yeterli alanı DAEŞ, PKK/PYD’den alıp uzunca bir süre de elinde tutmak zorunda. Bunun anlamı hatırı sayılır sayıda birliğin uzunca bir süre bu alana tahsisi gerektiğidir.

    İkinci faktör “düşmandan” alınan ve elde tutulması gereken arazinin coğrafi özelliği, sosyal dokusu, genişliği ve derinliği, ayıracağınız kuvvet üzerinde etkili olur. Bölge arazisinin düz olması az kuvvetle hızlı manevra imkânı verir. Halkının “dost” olması, geri bölgede yığınak yapma ve ateş destek imkânı, ayrılacak birlik sayısını düşürür.  Fakat savaşın asimetrik karakteri, gerilladan terörizme kadar geniş bir yelpazede cereyan etmesi tersine sayının artmasında etkili olur.

    Üçüncü olarak, desteklenen ÖSO’nun kapasite ve nitelikleri TSK’nın tahsis edeceği kuvvetin ölçeği ve özellikleri üzerinde etkili olacaktır.    Bu nitelikler, liderin/liderlerin gücü, etkili ideoloji, etkin askeri kapasite, disiplin, halkla bütünleşme,  halkı organize etme yeteneği ve harekâtın gidişatıdır. Bunlar olumlu ise, Türkiye’nin tahsis edeceği kuvvetin ölçeğini düşecektir. Aksi takdirde tahsis edilecek kuvvet sürekli artacaktır.

    Son olarak  “düşmanın/tehditlerin” kapasitesi, savaşma azami, alabileceği destek ile savaşın karakterine bakmak gerekir. DAEŞ’in askeri nitelikleri, savaşma tarzı ve üzerinde artan baskı her daim cephede ve cephe gerisinde sürpriz saldırlar yapabileceğini gösteriyor. Öte yandan, sayısı elli bin bulan, uzun bir sınırda, geniş bir coğrafya’da aktif, gelişmiş silahlara ve güçlü sponsorlara sahip PKK/PYD’nın varlığı, hatırı sayılır ölçekte bir gücün bölgede bulunmasını gerekli kılıyor.

    Bu tartışmalar ışığında şunu söyleyebiliriz: Kitaba göre, Türkiye’nin, “Fırat kalkanı” operasyonu kapsamında önümüzdeki 10-15 yıllık bir süre için 35-40 bin kişilik (6-8 tugay) bir askeri gücü bölgede tahsis etmesi gerekecektir.

    Bu köşe yazısı 06.09.2016 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.