Arşiv

  • Aralık 2021 (2)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)
  • Haziran 2021 (14)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)

    Her 4,5 kişiden biri işsiz

    Fatih Özatay, Dr.12 Kasım 2021 - Okunma Sayısı: 218

    Geniş anlamda işsizlik oranında iyileşme var. Ancak bu oran hala üç yıl önceki değerinin çok üzerinde.

    Eylül ayı istihdam verileri dün açıklandı. Kullanılan yeni yöntem nedeniyle aylık veriler fazla oynak. Bu nedenle TÜİK’in yayınladığı üçer aylık verilere bakıyorum. Mevsimlik hareketlerinden arındırılmış veriler 2014’ün ilk çeyreği ile 2021’in üçüncü çeyreği arasındaki dönemi kapsıyor. Fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Dikkatimi çeken bazı noktaları vurgulamak istiyorum.

    İş gücü piyasasındaki durumu oldukça iyi yansıtan göstergelerden biri de geniş tanımlı işsizlik oranı (atıl işgücü oranı). Üçüncü çeyrekte bu oran yüzde 22,4 düzeyinde gerçekleşti. İki çeyrek önce ulaştığı zirve değere göre önemli ölçüde düşmüş durumda. Bu işin olumlu tarafı. Olumsuz yönü ise hala çok yüksek bir değerde olması. Ağustos ayında patlak veren krizden hemen önce -2018’in ikinci çeyreğinde- yüzde 15,8 düzeyindeydi. Yani, şimdi o değerden 6,6 puan daha yüksek. İkincisi, her 4,5 kişiden birinin (geniş anlamda) işsiz olduğunu ima ediyor açıklanan son değer.

    Bir diğer önemli gösterge istihdam oranı. Doğrudan istihdam edilen kişi sayısının çalışabilir yaştaki kişi sayısına bölünmesiyle elde ediliyor çünkü. Kim işgücünde kim umudunu kaybederek işgücünden çıkmış kim işgücünde olmasa da iş önerilirse çalışmaya hazır falan gibi ayrıntılarla boğuşulmamış oluyor dolayısıyla istihdam oranına odaklanılarak. Üçüncü çeyrekte yüzde 45,4 düzeyinde gerçekleşti. Yine 2018’in ikinci çeyrek değeri ile karşılaştırayım. O zamana göre 2,1 puan daha düşük. Ancak aradaki gelişmeleri atlamamak gerekiyor. Atıl işgücü oranındaki iyileşme gibi istihdam oranında da son dönemde belirgin bir artış var.

    Açıklanan verilere göre istihdam oranının üç yıl önceki düzeyinin önemli ölçüde altında olmasının temel nedeni inşaat sektöründeki istihdam kaybı. Grafikte sanayi, hizmetler ve inşaat sektörlerindeki istihdam oranlarının seyri gösteriliyor. Bir de bunların toplamı olan tarım dışı istihdam oranı var. Kolay okunsun diye 2014’ün ilk çeyreğinin değeri 100 olacak şekilde her seriyi yeniden düzenledim. Özellikle sanayi istihdamında son çeyreklerde yaşanan toparlanma açık biçimde gözleniyor. Buna karşılık inşaat sektörü istihdam oranı geldiğimiz noktada hala oldukça düşük bir düzeyde. 2014’teki değeri 100 iken şimdi 91,3 düzeyinde. İnşaat patlamasının yaşandığı yıllarda ulaştığı değer (mesela 2017’nin son çeyreğinde ulaştığı 111 değeri) dikkate alınırsa neden konut kredilerinin canlandırılmak istendiği de anlaşılıyor.

     

    Bu köşe yazısı 11.11.2021 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler:
    Yazdır