logo tobb logo tobbetu

Bölge Kalkınma Ajansları Ağ Oluşturma Toplantısı Yapıldı
14/09/2005 - Okunma sayısı: 2439

TEPAV|EPRI'nin 23 Mayıs 2005 tarihinde düzenlemiş olduğu "Yerel/Bölgesel Kalkınma Ajansları ve Türkiye'de Yerel/Bölgesel Kalkınma" konulu toplantının ardından GAP-GİDEM'in mevcut ajanslar arasında işbirliği, iletişim ve deneyimlerin paylaşılması amaçlı bir ağ oluşturulmasına yönelik önerisi üzerine TEPAV|EPRI Ankara'da 14 Eylül 2005 tarihinde ikinci bir toplantı düzenlemiştir.

Bu ikinci toplantıya SABEK (Samsun Bölgesel Ekonomik Kalkınma Anonim Şirketi), MEKİK (Mersin Kalkınma ve İşbirliği Konseyi), BAGEV (Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı), EGEV (Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı), GAP GİDEM (Güneydoğu Anadolu Bölgesi Girişimciliği Destekleme Merkezi), UNDP Doğu Anadolu Kalkınma Programı, Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği, Orta Karadeniz Kalkınma Birliği temsilcileri ile DPT Bölgesel Kalkınma ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Ahmet YAMAN, Daire Başkanı Deniz AKKAHVE katılmıştır.

Toplantı öncesi davetlilere bir networkten beklenebilecek faydalara ilişkin kısa bir çerçeve notu gönderilmiştir. Nota erişmek için tıklayınız.

Bölgesel-yerel kalkınma ajansları olarak nitelenen kuruluşlar arasında, kuruluş tarihi, kurucular, organizasyon ve yönetim yapısı, hukuki statü, faaliyet kapsamı gibi alanlarda büyük farklılıklar vardır. Ajanslardan bazıları vakıf, bazıları şirket, bazıları proje, bazıları ise yerel yönetim birliği statüsündedir. Farklılık sadece yapılarına ilişkin olarak değil faaliyet kapsamlarına ilişkin olarak da mevcuttur.

Bu yapıların arasından kanunla kurulması planlanan Bölge Kalkınma Ajanslarına en yakın faaliyet kapsamı olan Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği (YHKB) olarak gözükmektedir. Orta Karadeniz Kalkınma Birliği (OKAB) de aynı yapıdadır. Bu organizasyonlar temelde (AB'den veya diğer ) yatırım kaynaklarını bölgedeki belli projelere aktarmak üzere tasarlanmış olup ve DPT'nin aktif desteğiyle faaliyet göstermektedir. Her ne kadar farklı yapıda olsalar da EGEV ve BAGEV de benzer bir faaliyet kapsamına sahiptir. İlk göze çarpan temel yapısal farklılıkları YHKB ile OKAB'ın İl Özel İdare Birliği olarak örgütlenmeleri diğerlerinin ise kuruluşunda Belediye, Üniversite ve Odaların da yer aldığı vakıflar olarak örgütlenmeleridir. Ancak bu kuruluşların hepsi, kendileri doğrudan proje üretmeye ve uygulamaya yönelik olmayıp, bölgedeki projeleri belirleyip onlara kaynak aktarmak üzere tasarlanmış ve bu amaçla faaliyet gösteren, bir anlamda koordinatör, "katalizör" görevi üstlenen birlikteliklerdir. Bu kuruluşlar koordinatör kuruluş olmalarından kaynaklanan nitelikleri gereği ilk iş olarak bölge aktörlerinin katılımıyla bölgenin orta uzun vadeli stratejik önceliklerini belirleme görevini üstlenmişlerdir. Her birisi bu sürecin farklı aşamalarındadır. YHKB'nin katılımcı bir şekilde vizyon toplantılarını yaptığı, bölgenin stretejik hedeflerini belirlediği, Bölgeye ilişkin SWOT analizi yaptığı anlaşılmaktadır. Keza EGEV de bölge vizyonu oluşturmanın ötesine geçerek katılımcı bir şekilde 10 ilde stretejik hedef toplantıları ve önceliklendirme toplantıları gerçekleştirmiş durumdadır. BAGEV diğerlerinden farklı olarak öncelikle belli sektörlerde (tarım, hayvancılık, enerji ve sanayi, hizmet) akademisyenlerden oluşan çalışma grupları kurmuştur. Bu çalışma gruplarının hazırladığı raporlar doğrultusunda bu sektörlere ilişkin öncelikler ve proje önerileri ortaya çıkartılmıştır.

MEKİK ve SABEK'in ayıredici özellikleri birinin yalnızca Mersin, diğerinin ise yalnızca Samsun ilini kapsıyor olmasıdır. Dolayısıyla il kalkınma ajansı hüvviyetindedirler. Bunlardan MEKİK Mersin Sanayi ve Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren henüz kendi bağımsız hukuki tüzel kişiliğini kazanmamış bir proje ya da platform niteliği arzetmekle beraber uluslarası ilişkiler bakımından en aktif kuruluştur. SABEK A.Ş. ise Samsun Belediyesinin kuruluşuna öncülük ettiği ve Anonim Şirket statüsünde bir kurumdur. Her ikisini de yönlendiren ve bir anlamda "ekonomik ve sosyal konsey" tabir edilebilecek ve ilin valisinin, belediye başkanının, ildeki üniversite, meslek odaları, sanayi ve ticaret odaları temsilcilerinin yer aldığı bir konsey oluşturulmuştur. MEKİK'te bu yapı Mersin Valiliğinin başkanlığında Daimi Kurul ve Yönetim Kurulu olarak yapılanmıştır. Sekreterya hizmetleri Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yerine getirilmektedir. Samsunda ise çok benzer bir katılımla SABEKAK (Konsey) oluşturulmuştur. Gerek Mersin Kalkınma Ajansı gerekse SABEK A.Ş. bir çok bakımdan Bölge Kalkınma Ajanslarının il düzeyindeki izdüşümü gibi örgütlenmişlerdir. Kendi illeri ile ilgili olarak bir kalkınma stratejisi, öncelikli sektörlerin belirlenmesi çalışmaları yürütmüş veya yürütmektedirler.

GAP GİDEM ve DAKAP birer UNDP projesi huvviyetindedirler. Her iki oluşum da kuruluş amaçlarında bölgesel kalkınmayı hedeflemiş olsalar da diğer oluşumlara göre daha sınırlı veya odaklanmış bir vizyon ve faaliyet kapsamına sahiptirler. GAP-GİDEM Güneydoğu Anadolu Bölgesinde özellikle imalat sanayi alanında girişimcileri desteklemek üzere faaliyet göstermektedir. Kuruluş amacını "küçük ve orta ölçekli işletmelerin girişimcilik, operasyonel ve yönetim kapasitelerini güçlendirmek" olarak belirlemiştir. Bu amaçla danışmanlık, eğitim gibi hizmetler sunmaktadır. DAKAP'ın amacı ise "sürdürülebilir yerel kalkınma modelleri oluşturmak suretiyle bölgedeki kalkınma çabalarına katkıda bulunmak" olarak belirlenmiştir. DAKAP'ın faaliyet alanı olarak seçtiği sektörler Kırsal Kalkınma ve Turizm'dir. GİDEM bölge illerinde proje ofisleri ve Ankara'da koordinasyon birimi olarak örgütlenmiştir. DAKAP ise Erzurum Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Ajanslar misyonlarını çoğunlukla "ekonomik, sosyal, kültürel vb. kalkınma" olarak ifade etseler de ağılıklı olarak faaliyetlerini "iktisadi kalkınma" alanında sürdürmekte veya tasarlamaktadırlar. Örneğin DAKAP sunumunda "sürdürülebilir insani gelişme" yi amaçladığını, toplumun dezavantajlı kesimlerini hedeflediğini ifade etmektedir. Faaliyetleri ise ağılıklı olarak kırsal kalkınma alanında faaliyet gösteren bir "iş geliştirme" merkezi olarak tanımlanabilir.

Hernekadar bu kalkınma ajansları kapsadıkları bölge/il düzeyinde belli başlı karar alıcılar ve aktörleri yönetim organlarına, danışma kurullarına (konsey vb.) veya vizyon ve strateji toplantılarına dahil etmek suretiyle karar alma süreçlerine katılımı sağlamaktaysalar da bu ajansların bir kısmı tarafından yerel/bölgesel düzeyde çeşitli aktörler arasında diyalog sorunları ve bunların yol açtığı ortak karar ve eylem problemlerinin varlığı dile getirilmiştir.

Yönetim ağırlığı ve temsil, kurumlar arasında farklılaşmaktadır. YHKB ve OKAB İl Özel İdarelerinin oluşturduğu birliklerdir. Bu kuruluşlarda katılım, yönetim yapısında değil bölge/il kalkınma stratejilerinin - önceliklerinin belirlenmesinde sağlanmaya çalışılmıştır. Yeşilırmak Havzasında "yaklaşık bir yıllık süreç içerisinde bölge illerinde tüm kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin katkı ve katılımlarıyla tamamen katılımcı bir çalışma sonucu; SWOT Analizleri (güçlü ve zayıf yönlerle fırsat ve tehditlerin analizi) gerçekleştirilmiş, illerin öncelikleri ve bunlara bağlı tedbirler tespit edilmiş, son aşamada da bölge vizyonu oluşturulmuştur." EGEV ve BAGEV de mütevelli heyetlerini Valiler, Belediye Başkanları,Rektörler, Sanayii Ticaret Odaları, Ziraat Odaları, Esnaf ve Zanaatkar Odaları, İşadamı Dernekleri, Gazeteciler Cemiyeti temsilcilerinden, oldukça geniş bir katılımla oluşturmuşlardır. Ancak Yönetim kurulları/icra kurulları tamamen iş adamları ve oda başkanlarından oluşmaktadır. EGEV de her ilde geniş bir katılımla "stratejik hedef" ve "önceliklendirme" toplantıları yapmıştır. MEKİK ise Mütevelli Heyetine tekabül eden 21 kişilik Daimi Kurul'a diğerlerinden farklı olarak ilin milletvekillerini de katmıştır. Gerek MEKİK gerekse SABEK sırasıyla Mersin ve Samsun illerinin stratejik önceliklerini belirlemek üzere katılımcı SWOT analizleri yapmış veya yapmaktadırlar.

Üniversitelerin, Ajanslarla olan ilişkisi özel bir önem taşımaktadır. Yerel Üniversiteler (temsilen rektörler) hem karar alma sürecinin içindedirler hem de bölge kalkınması sürecinde gerekli veri, bilgi ve uzmanlığın sağlanmasında ilk akla gelen yerlerdir. Ancak bazı kalkınma ajansları yerel üniversitelerden gerekli ve yeterli ilgiyi görmediklerini ifade etmişlerdir. Bazıları ise belli faaliyet alanları için gerekli uzmanlığın yerel üniversitelerde bulunmadığını bu uzmanların ancak ortak bir uzman havuzu bilgisi oluşturmak suretiyle diğer bölgelerden temin edilebileceğini dile getirmişlerdir. Öte yandan BAGEV gibi bazı kalkınma ajansları ise Üniversite(ler) ile çok yakın bir işbirliği içinde faaliyet gösterdiklerini belirtmişlerdir. Öyle gözükmektedir ki bölgesel kalkınma çabasında üniversitelerin rolü "yönetimde sembolik temsil"in ötesine geçmek zorundadır. Hem planlama hem de uygulama aşamasında her iki tarafın da kazanacağı bir denge bulunmak zorundadır. Ortak Uzman Havuzu oluşturulması potansiyel işbirliği alanlarından birisi olarak ortaya çıkmıştır. Toplantıda KOBİ geliştirme, kümelenme (clustering) ve çatışma çözümleri (conflict resolution) gibi konularda uzmanlara gereksinim duyulduğu dile getirilmiştir.

Bölgesel kalkınma ajanslarının hemen ilk işlerinden biri bölgenin kaynaklarının envanterini çıkarmak ve bölge planlamasının gerektirdiği veri tabanlarını oluşturmaktır. Nitekim mevcut ajansların hemen tamamı bu çaba içine girmişlerdir. YHKB Coğrafi Bilgi Sistemi oluşturmuştur. Bazı Ajanslar bölgelerinde turizm envanteri çıkarma faaliyetlerini sürdürmektedirler. Ancak veri toplama, veri değerlendirme konularında ajansların hangi verileri ne şekilde topladıkları, nasıl bir veri tabanı oluşturdukları veya planladıkları, ne şekilde kullandıkları ve kimin kullanımına sundukları belli değildir. Yerel veri tabanı ve istatistiki bilgi sistemi oluşturulması Ajanslar arasında işbirliği yapabilecekleri bir bilgi paylaşım alanı olarak belirmektedir.

WEB Sitesi oluşturma konusunda da Ajanslar farklı gelişme aşamasındadırlar. SABEK ve MEKİK'in bağımsız web siteleri yoktur. BAGEV sitesi ise yapım aşamasındadır. Sitesi olanlar arasında en kapsamlı ve bilgilendirici olanı GİDEM ve EGEV'in sitesidir. Bir ağ oluşumunun en akılcı yolu ortak bir portal hazırlayıp projelerle ilgili bilgileri, uzman ve envanter veri tabanlarını, iyi deneyimleri vb. burada kamuoyuna ve yatırımcılara sunmak olarak düşünülmektedir. Ajansların faaliyet hacimleri ve kapasiteleri geliştikçe bağımsız bir portal oluşturulması kolaylıkla sağlanabilir.

Ajansların ağ oluşumu konusunda en çok dile getirdikleri talep "iyi uygulamaların" tanıtılması ve paylaşılması konusudur. Bu konuda halihazırdaki uygulamalardan bazılarının iyi uygulama veya öncü uygulama olarak değerlendirilmesi ve bunlara ilişkin bilgini diğer ajanslarla paylaşılması mümkündür. Örneğin ilk akla gelen GİDEM'in sanayi kümelenmesi ile ilgili çalışmaları, MEKİK'in RIS (Bölgesel Yenilik Stratejisi), YHKB'nin Coğrafi Bilgi Sistemi, konularında deneyimlerini tanıtmaları ve paylaşmaları gündeme gelebilir. Bu uygulamalarla ilgili bilgiler ve bağlantılar oluşturulacak portalda sunulabileceği gibi bir çok kuruluşu aynı anda ilgilendiren iyi uygulamalar için ayrıca bir tanıtım toplantısı yapılabilir. İlk aşamada "Kümelenme" konusu böyle bir toplantıya aday olarak gözükmektedir. Sanayi kümelenmesi konusunun bütün ajansların ilgi alanına girdiği ve hatta SABEK'in bu konuda birtakım girişimlerinin olduğu anlaşılmaktadır. GAP-GİDEM bu konudaki deneyimlerini paylaşabileceğini ifade etmiştir. Aslında iyi uygulamaları ve bilgilenmeye ilişkin hedefi yavaş yavaş Türkiye dışına da taşımak gerekmektedir. Özellikle Doğu Avrupa ülkelerinin bölgesel kalkınma konusundaki deneyimleri önemli oranda ülkemizdeki uygulamalara ışık tutabilecektir. Nitekim bu ülkelerin deneyimlerinin daha iyi bilinmesine yönelik bir talep toplantıda dile getirilmiştir. Bu ülkelerden talep edilen belli konularda uzmanların ülkemize davet edilerek seminer, konferans, atelye çalışması gibi eğitici faaliyette bulunmaları mümkündür.

Bazı ajansların da dile getirdiği gibi Bölge Kalkınma faaliyetlerinin en önemli aşamalarından biri bölgenin ve bölgedeki illerin katılımcı kalkınma planlarının oluşturulmasıdır. Bu o yöredeki "sosyal sermaye" ile ilgili olduğu gibi uygulamada karşılaşılabilecek bazı pratik sorunlarla da ilgilidir.

• İlk akla gelebilecek potansiyel sorun önceliklerin hangi yönde belirleneceği meselesidir. Yerel önceliklerle ulusal öncelikler birbirleriyle uyumlulaştırılmak zorundadır. Dolayısıyla, DPT'nin sürece müdahil olması zorunludur. Bu ilişki farklı modellerde gerçekleşmektedir. DPT, YHKB'de kendi personelini istihdam edip yönetim sürecinin neredeyse tamamını üstlenmişken, EGEV'de imzalanan protokol gereğince teknik destek sağlamaktadır. Bu destek genellikle yapılan vizyon toplantılarına DPT'den bir uzmanın katılımı suretiyle gerçekleşmektedir. İllerin katılımcı bir şekilde oluşturdukları "stratejik önceliklerin" bölge kalkınma planının oluşturulmasında dikkate alınacağı, DPT tarafından ifade edilmiştir.

• İkinci akla gelen problem çeşitli stratejik plan egzersizlerinin birbirleriyle uyumunun sağlanması sorunudur. Bilindiği gibi 5018 sayılı Kanun ve bunu takiben çıkartılan Belediye ve İl Özel İdareleri Kanunlarında bu kurumların "stratejik plan ve bununla uyumlu performans programı" yapmaları hükme bağlanmıştır. Belediye ve il özel idareleri gibi belli mekansal sınırlar içinde faaliyet gösteren kurumlarda stratejik planlamanın kapsamı ekonomik kalkınmayı da içermektedir. Özellikle yeni yerel yönetim yasaları yerel yönetimlere ekonomik kalkınma konusunda görevler vermektedir. Dolayısıyla en akla yakın yol bu iki sürecin birleştirilmesi ya da uyumlaştırılmasıdır.

• Planlamada katılımın oldukça şeffaf ve demokratik olarak örgütlenmesi ve yönetilmesi, işbirliğini teşvik edecektir.

Yazdır

« Tüm Haberler