Arşiv

  • Haziran 2024 (9)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)

    Torba kanun bütçeye derman olur mu?

    M. Coşkun Cangöz, Dr.07 Temmuz 2023 - Okunma Sayısı: 1198

    Tatile gitmeden önce TBMM’ye sunulan torba kanun teklifiyle 2023 yılı bütçesi üzerinde sonuçları olacak bazı düzenlemeler yapılması öngörülmektedir. Bu kapsamda (i) Şubat ayında yaşanan deprem nedeniyle ortaya çıkan finansman ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak için bazı vergi düzenlemelerinin yapılması, (ii) seçim döneminde gündeme gelen kamu çalışanları ve emeklilerin mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesi, (iii) asgari ücret desteğinin yıl sonuna kadar uzatılması, (iv) harcama artırıcı düzenlemeler nedeniyle bütçe açığının program hedefinin üzerinde olması beklendiği için borçlanma limitinin artırılması, (v) KKM uygulamasından kaynaklanan mali yükün bütçe dışına çıkartılarak TCMB’ye devredilmesi düzenlenmektedir.

    Torba kanundaki dikkat çeken düzenlemelerin kapsamı ve bütçeye olası etkileri aşağıda değerlendirilmektedir:

    Vergilere ilişkin düzenlemeler

    Ek motorlu taşıtlar vergisi ile halihazırda trafiğe tescil edilmiş olan ve yıl sonuna kadar tescil edilecek olan araçlardan bir defaya mahsus olarak ek vergi alınacaktır. Bu kapsamda bütçede 38,7 milyar TL olarak öngörülmüş olan MTV’nin 2023 Ocak-Mayıs verileri dikkate alındığında yıl sonunda 73,1 milyar TL seviyesine yükselmesi muhtemeldir.

    ÖTV kapsamında (I) sayılı listedeki mallar (benzin, motorin vs.) için uygulanan maktu vergi tutarlarının artırılmasına yönelik yetki alınmakta ve fiyat dalgalanmalarına ilişkin güncellemelerin yapılabilmesi için düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda 2023 yılı için 85 milyar TL olarak öngörülmüş olan (I) sayılı listeden elde edilen ÖTV tahsilatında yılın ilerleyen dönemlerinde yapılacak maktu vergi düzenlemesi ve güncellemeler nedeniyle artış yapılması gündeme gelecektir. Ancak bu aşamada olası artışların bütçeye etkisinin boyutuna ilişkin değerlendirme yapmak mümkün değildir.

    Kurumlar vergisi oranı bankalar ve finansal kuruluşlar için yüzde 30’a, diğer şirketler için yüzde 25’e yükseltilmiştir. 2023 bütçesinde 619 milyar TL olarak öngörülmüş olan kurumlar vergisi tahsilatının Ocak – Mayıs dönemine ilişkin verilerden hareketle 700 milyar TL seviyesinde olması beklenmektedir.

    Harcamalara ilişkin düzenlemeler

    Torba kanunun ilgili maddesinde belirtilen personele mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde ilave ödeme yapılması öngörülmektedir. Bununla beraber 5018 sayılı Kanunun 14. maddesinde “kanun tekliflerinin getireceği malî yük … en az üç yıllık dönem için hesaplanır ve tekliflere eklenir.” hükmü yer almakla birlikte teklifin gerekçesinde olası mali yüke yer verilmediği için düzenlemenin bütçeye etkisini değerlendirmek mümkün olmamıştır.

    Teklifte ayrıca memur ve diğer kamu görevlilerine yıl içinde yapılan zamlar nedeniyle ortaya çıkan ödenek ihtiyacının karşılanması, ilgili kanunlarda yapılan değişikliklerle bayram ikramiyesinin 2000 liraya, en düşük emekli aylığının 7500 liraya çıkartılması, asgari ücret artışının devlet katkısı, işveren prim desteği gibi hususlarda ilgili kuruluşlar bütçesine ödenek ekleme yetkisi alınmıştır. Bu düzenlemelerin 2023 Bütçesi Sürpriz Sonla Bitebilir başlıklı TEPAV Değerlendirme Notunda belirtildiği üzere bütçeye etkisinin 160 -170 milyar TL seviyesinde olacağı tahmin edilmektedir.

    Teklifle harcama azaltıcı bir düzenleme olarak gerçek kişilerin kur korumalı TL vadeli mevduat ve katılma hesaplarının kur artışı nedeniyle ortaya çıkan yükü TCMB’ye devredilmektedir. Bu düzenleme yılın geri kalan kısmında ortaya çıkacak kur hareketlerine bağlı olarak bütçe harcamalarında oluşabilecek 100 milyar TL civarında bir yükün TCMB’ye devri sonucunu doğurabilir. Öte yandan anılan hesaplara ilişkin kur farkı ödemelerinin TCMB tarafından yapılması parasal genişlemeye yol açabileceği için enflasyona ve KKM’den çıkışlar nedeniyle de döviz kuru üzerinde baskı oluşmasına neden olabilecektir.

    Borçlanma limitine ilişkin düzenleme

    4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5. maddesi ile “yılı bütçe kanununda belirtilen başlangıç ödenekleri toplamı ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark miktarı kadar net borç kullanımı yapılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Aynı maddede yer alan “Borçlanma limiti değiştirilemez.” hükmü ile limitin bağlayıcılığı tespit edilmekle beraber “Ancak borç yönetiminin ihtiyaçları ve gelişimi dikkate alınarak bu limit yıl içinde en fazla yüzde beş oranında artırılabilir. Bu miktarın da yeterli olmadığı durumlarda, ilave yüzde beş oranında bir tutar, ancak Cumhurbaşkanı kararı ile artırılabilir.” ifadesi ile beklenmedik koşullar oluşması durumunda temerrüt koşullarının doğmaması için hükümete sınırlı bir esneklik verilmiştir. Bununla beraber torba kanun teklifiyle 2017 yılından bu yana beşinci defa borçlanma limiti yükseltilmektedir. Bu durumun sakıncaları Neden Mali Kurala Geçmeliyiz? başlıklı TEPAV Değerlendirme Notunda tartışılmıştır.

    Torba kanun teklifinde yapılan düzenleme ile 2023 yılı için 660 milyar TL seviyesinde olan borçlanma limiti bakan ve Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak yüzde 5’lik artışlarla oluşacak net borç kullanım tutarı olan 727,6 milyar TL’nin üç katı olarak uygulanacaktır. Bu durumda 2023 yılı için borçlanma limiti 2.182 milyar TL olmaktadır. Bu rakam 2023 yılı tahmin edilen GSYH’nin yüzde 10’u seviyesindedir.

    Özetle torba kanun teklifindeki vergi gelirlerine ilişkin düzenlemeler 160-170 milyar TL gelir artışına işaret ederken KKM nedeniyle de bütçe harcamalarında 100 milyar TL civarında bir tasarruf oluşması beklenebilir. Harcama artırıcı düzenlemelerin yükünün de 160-170 milyar TL seviyesinde olduğu dikkate alındığında gelir artıcı düzenlemeler ancak seçim ekonomisi kapsamındaki bütçe harcama artışlarının bir kısmını karşılayabilmektedir. Harcama artıcı düzenlemelerin listesi ve olası mali etkileri 2023 Bütçesi Sürpriz Sonla Bitebilir başlıklı TEPAV Değerlendirme Notunda yer almaktadır. Torba kanun teklifindeki düzenlemelere ilave tedbirler alınmadığı takdirde deprem nedeniyle oluşan mali yük 2023 bütçe açığında artış olarak hesaplara yansıyacak ve bütçe açığının GSYH’ye oranı yüzde 6-6,5 civarında olacaktır.

    Etiketler: Bütçe, torba kanun,
    Yazdır