The articles and opinions on the TEPAV website are solely those of the authors and do not represent the official views of TEPAV.
© TEPAV, all rights reserved unless otherwise stated.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Campus, Section 2, 06560 Söğütözü-Ankara
Phone: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV is a non-profit, non-partisan research institution that contributes to the policy design process through data-driven analysis, adhering to academic ethics and quality without compromise.

Değerlendirme Notu / A. Burak Büyükcivelek
Herkesin kazancını her olanakta artırmaya çalışması doğal bir süreç olsa gerek. Özellikle de yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve bunlara paralel artmayan gelir olanakları düşünüldüğünde. Bu koşullarda tartışmanın ilk akla gelen tarafı elbette ücretin kendisi. Ücretlerin nasıl belirlendiği, çalışanların pazarlık gücü, iş gücü piyasasının koşulları ya da işverenlerin davranışları bu tartışmanın önemli parçaları. Ama bir de ücretin neyi karşılayabildiği sorusu var. Çünkü sonuçta önemli olan yalnızca ay sonunda ne kadar gelir elde ettiğimiz değil, bu gelirle nasıl bir yaşam sürdürebildiğimiz. Konut, ulaşım, eğitim, sağlık, bakım ya da sosyal yaşama katılım için yapmak zorunda olduğumuz harcamalar arttıkça aynı ücretin karşılığı da giderek azalıyor.
Bu tartışmaya bir de kenti eklemek istiyor ve sorumu tekrarlıyorum: İyi bir kent maaşınızı artırabilir mi? Doğrudan bakıldığında elbette hayır. Kent ya da planlama, çalışanın hesabına yatırılan nominal ücreti belirlemiyor. Ama eğer iyi planlanmış bir kent, konut, ulaşım ve gündelik hizmetlere erişmek için yapmak zorunda olduğumuz harcamaların bir bölümünü azaltabiliyorsa aynı ücretin karşılığı da değişebilir. Bu yazıda ilerleyen bölümlerde “mekânsal sosyal ücret” olarak adlandıracağım yaklaşımın çıkış noktasını da tam olarak bu ilişki oluşturuyor. Soruyu yanıtlamak için önce iki şeyi birbirinden ayırmak gerekiyor: Çalışanın ücretinin nasıl belirlendiği ile kendisinin ve hanesinin kabul edilebilir bir yaşamı sürdürebilmek için ne kadar gelire ihtiyaç duyduğu. Sonrasında ise bu ihtiyaçların hangilerinin mutlaka piyasadan satın alınmak zorunda olduğunu, hangilerinin farklı yollarla karşılanabileceğini tartışacağım. Kent ve planlama ile kurmak istediğim ilişki de esas olarak burada ortaya çıkacak.
Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.