ProjectsResearchersWorking Paper SeriesSign Up
TR
Podcast & Media
News

Kira farkı yoksulluk tablosunu değiştirdi

TEPAV’ın yoksulluk notları serisinin ilk çalışması, konut sahipliğinin ve kira artışlarının yoksulluk ölçümündeki etkisini ortaya koydu. Oturulan konutun kira değeri gelirden çıkarıldığında, 2025’te yüzde 20,6 olan resmî yoksulluk oranı yüzde 23,2’ye yükseldi. İki oran arasındaki fark, 2,1 milyon kişiye karşılık geldi.

TEPAV, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü kapsamında hazırladığı yoksulluk notları serisinin ilk çalışmasında Türkiye’de yoksulluğun nasıl ölçüldüğünü inceledi. TEPAV Kalkınma Programı Direktörü H. Ekrem Cunedioğlu ve Politika Analisti Sercan Sevgili’nin hazırladığı notta, resmî yoksulluk oranının tek başına izlenmesinin konut sahipliği, yaş ve bölgelere göre ortaya çıkan farklılıkları görmeyi güçleştirdiği belirtildi.

Çalışmada, TÜİK’in gelir hesabına dahil ettiği “kira karşılığı” üzerinde duruldu. Kendi evinde veya kira ödemeden başkasına ait bir konutta yaşayan hanelerin ödemediği kiranın parasal değerini ifade eden bu unsur, barınma açısından bir refah avantajı sağlasa da hanenin eline geçen ve diğer ihtiyaçları için harcayabileceği bir gelir oluşturmuyor.

Kira karşılığı gelirden çıkarıldığında, 2025’te yüzde 20,6 olan resmî yoksulluk oranı yüzde 23,2’ye yükseldi. Bu sonuç, Eurostat’ın kira karşılığını dışarıda bırakarak Türkiye için hesapladığı yüzde 23,4’lük orana yaklaştı. İki gelir tanımı arasındaki fark, kiraların hane gelirlerinden daha hızlı arttığı dönemin ardından 2024 ve 2025 anketlerinde belirgin biçimde açıldı.

Kira karşılığıyla eşiği aşanların yaklaşık üçte biri yaşlı

Kira karşılığının gelire eklenmesi sayesinde yoksulluk eşiğinin üzerinde kalanların sayısı, 2014–2021 döneminde 1,5–2 milyon arasında değişirken 2025’te 3,5 milyona ulaştı. Bu kişilerin dörtte üçü ev sahibi olunan, kalanı ise kira ödenmeyen hanelerde yaşadı.

Bu kesimde 65 yaş ve üstündekilerin payı da arttı. 2019’da yüzde 8,7 olan pay, 2025’te yüzde 30,8’e yükseldi. Aynı yaş grubunda resmî yoksulluk oranı yüzde 17,2 olarak hesaplanırken kira karşılığı hariç tutulduğunda oran yüzde 28,2’ye çıktı.

Kira karşılığının çıkarılması, medyan gelirle birlikte yoksulluk eşiğini de düşürdü. Bu nedenle, neredeyse tamamı kiracı olan 1,4 milyon kişi daha düşük eşiğin üzerinde kaldı. İki yöndeki etkinin net sonucu, yoksul sayısında 2,1 milyon kişilik fark oldu.

Konut giderleri düşüldüğünde kiracılarda yoksulluk yüzde 37,2

Çalışmada, kiracıların ödediği kiranın her iki gelir tanımında da gelirden düşülmediğine dikkat çekildi. Kira ve diğer konut giderleri hesaba katıldığında, 2025’te yoksulluk oranı kiracılarda yüzde 37,2, ev sahiplerinde ise yüzde 20,4 olarak hesaplandı.

Kiracılar fiyat artışlarından da daha ağır etkilendi. Aralık 2020–Aralık 2025 döneminin sonunda kiracıların karşılaştığı fiyat düzeyi, resmî TÜFE’nin çalışmada aynı yöntemle yeniden hesaplanan karşılığının yüzde 9–17 üzerinde kaldı. Farkın büyük bölümü kiradan kaynaklandı.

Bölgesel sıralama kullanılan eşiğe göre tersine döndü

Notun bir diğer bulgusu, bölgesel yoksulluk karşılaştırmalarına ilişkin oldu. Her bölgenin kendi medyan gelirine göre belirlenen eşik kullanıldığında, medyan geliri en düşük bölge olan Şanlıurfa ve Diyarbakır, yüzde 11,1 ile 26 bölge arasında en düşük yoksulluk oranına sahip göründü.

Türkiye geneli için belirlenen eşik kullanıldığında ise bölgeler arasındaki fiyat farkları dikkate alınmasına rağmen aynı bölgenin yoksulluk oranı yüzde 53 ile en yüksek düzeye çıktı. Çalışmada, bölgenin kendi eşiğine dayanan oranın bölge içindeki gelir eşitsizliğini, ortak eşiğin ise bölgeler arasındaki refah farkını gösterdiği vurgulandı.

Alım gücü ile göreli yoksulluk farklı seyretti

Resmî göreli yoksulluk oranının yatay seyri, alım gücündeki değişimi de tek başına açıklamadı. 2014 yılının yoksulluk eşiği yalnızca fiyat artışlarıyla güncellendiğinde, bu eşiğin altında kalan nüfusun payı 2014’te yüzde 21,8’den 2025’te yüzde 2,1’e geriledi. Çalışmada bu düşüşün, özellikle son iki ankette ölçülen reel gelir artışından kaynaklandığı belirtildi.

Enflasyonun etkisi de hanelerin harcama yapısına göre farklılaştı. Gıda ve enerji fiyatlarının hızla arttığı 2022’de, harcaması en düşük yüzde 10’daki hanelerin enflasyonu, harcaması en yüksek yüzde 10’daki hanelerin enflasyonunu 8–19 puan aştı.

Yoksulluk ve enflasyon için tamamlayıcı göstergeler önerildi

Çalışmada, resmî yoksulluk oranının yanında kira karşılığı hariç ve konut giderleri düşüldükten sonra hesaplanan oranların da düzenli yayımlanması önerildi. Türkiye genelindeki ortak eşiğe göre bölgesel yoksulluk oranlarının ve tüketime dayalı mutlak yoksulluk serisinin yayımlanması da öneriler arasında yer aldı.

Ayrıca farklı harcama düzeylerine ve hane özelliklerine göre enflasyon endeksleri oluşturulması, resmî enflasyona göre güncellenen sosyal ödemelerin yeterliliğinin bu göstergelerle izlenmesi gerektiği belirtildi.




Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

Share