Avusturya Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Paul Luif, Avusturya Perspektifiyle Türkiye’nin Avrupa Birliğine giriş sürecini değerlendirdi.
ANKARA- TEPAV'da 28 Ekim'de düzenlenen "Türkiye'nin Avrupa'daki yeri: Avusturya Perspektifiyle Ampirik bir Analiz" başlıklı konferansa Avusturya Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Doç. Dr. Paul Luif uzman konuşmacı olarak katıldı. Luif, Avusturyalıların Türklerin Avrupa Birliğine giriş sürecine karşı olumsuz tepkilerini, bunların nedenlerini, ve AB'nin ortak dış ve güvenlik politikalarında Türkiye'nin yerini anlattı.
Luif sunumunda, genel olarak AB'nin genişlemeye karşı olmadığını ama Avusturya toplumunun genel olarak AB'nin genişlemesine karşı olduğunun altını çizdi. 2008 yılında yapılan alan çalışmalarına dayanarak, özellikle Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan Avusturyalıların oranının yaklaşık %85 olduğunu belirtti. Avusturya'nın AB'nin en çok ödeme yapan ülkelerinden biri olarak, her yeni fakir katılımcının daha fazla ödeme yapmasını gerektirdiğini vurguladı. Buna ek olarak, Luif sunumunda Avusturya'daki suç oranınından önceki yıllara kıyasla giderek arttığını ve toplumun bunun AB'nin genişlemesiyle ilgisi olduğunu düşündüğünü kaydetti.
Konferansta, Luif Türkiye'den Avusturya'ya gelen göçmenlerin ülkeye entegre olma sorunu yaşadıklarını, çoğunun dil problemleri olduğunu ya da dini kuralları Avusturya yasalarının üzerinde tuttuklarını belirtti. Örneğin yapılan bir ankette %50'den fazla Türk göçmenin kendi dini kurallarını Avusturya yasalarının üzerinde gördüğünü söyledi. Luif, Avusturya Türk profilinin göçmenler tarafından böyle çizildiğini ve bunun da Avusturya kamuoyunda Türkiye'nin AB'ye üyeliğini olumsuz yönde etkilediğini savundu.
Ayrıca Luif, AB ülkelerinin BM Genel Kurul'undaki oybirliği, üyeler arasındaki uyum gibi konularda nasıl davrandıklarını da açıkladı. Buna göre 1990'larda AB ülkeleri arasında genel bir uyum gözlendiğini, son yıllardaki genişlemenin bu uyumu sadece biraz azalttığını belirtti. Ayrıca insan hakları meselelerindeki uyumun ortalamanın üstünde olduğunu, son genişleme sürecinden sonra da bunun arttığını; ama uluslararası güvenlik konularında bu uyumun açık bir şekilde az olduğunu ekledi. Luif sunumunda, Türkiye'nin uluslararası güvenlik konusunda AB'nin ele aldığı başlıca ülkelerden biri olduğunu, İsrail-Filistin çatışmasında ve insan hakları meselesinde AB ülkelerinin çoğunluğundan farklı görüşler sergilediğini, ama zaman içerisinde Türkiye'nin AB'ye yakın bir ülke konumuna geldiğini de ekledi.
News
TEPAV’da Türkiye’nin Avrupa’daki Yeri Tartışıldı
Avusturya Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Paul Luif, Avusturya Perspektifiyle Türkiye’nin Avrupa Birliğine giriş sürecini değerlendirdi.
Share
Other News

News
How Much Would a Shift in the Balance of Power in Congress Affect U.S. Foreign Policy?
The second meeting in the Economic Policy Research Foundation of Türkiye’s (TEPAV) “2026 U.S. Elections” series examined the potential implications of the midterm…

News
COP31 should link electrification with the transition away from fossil fuels
A panel organized by the Economic Policy Research Foundation of Türkiye (TEPAV) and Istanbul Policy Center (IPC) examined how COP31 could respond to the climate and…

News
Can we learn English at school? Turning classroom time into opportunities to learn
Evaluation Note / Zeynep Yıldız