logo tobb logo tobbetu

Bilgisayarlı Otomasyon Ve Türkiye’de İşgücü Piyasasının Geleceği Değerlendirme Notu / Efşan Nas Özen
Haber resmi
28/03/2017 - Okunma sayısı: 1684

Son dönemde bilgisayara dayalı iş teknolojileri hızla gelişiyor, işverenlerin çalışanlardan bekledikleri yetenekler de bu bağlamda yeniden şekilleniyor. Özellikle rutin ve kodlanabilir görevler içeren işler daha ekonomik ve hızlı bir şekilde bilgisayarlar tarafından gerçekleştirilebiliyor. Yapay zeka ve robotik alanlarındaki gelişmeler ile bu sürecin önümüzdeki dönemde daha da hızlanması bekleniyor. Bu teknolojik değişim, teknolojiyi kullanarak değer üretebilen, doğru yeteneklere sahip çalışanların daha etkin çalışmasını sağlayarak, onların yeteneklerini tamamlayıcı bir işlev görebilir. Ancak, madalyonun diğer tarafında ise işgücünün bu yeni dönemde artık ihtiyaç duyulmayan, mevcut durumda rutin görevlere yönelik yeteneklere sahip bölümüne göreli bir talep düşüşü riski var. Örneğin, Oxford Üniversitesi’nden Carl Benedikt Frey ve Michael A. Osborne 2013 yılında yaptıkları bir çalışmada, önümüzdeki 50 yıl içinde Amerika’daki işlerin yüzde 47’sinin yüksek ihtimalle bilgisayarlar tarafından gerçekleştirilebileceğini öngörüyor. Frey ve Osborne’un çok ses getiren bu çalışması, sonradan birçok başka ülke için de yapıldı. Örneğin İngiltere’de önümüzdeki yıllarda bilgisayar tarafından gerçekleştirilebilecek meslekler işgücünün yüzde 35’ine, Japonya’da ise yüzde 49’una tekabül ediyor.

Frey ve Osborne, yaratıcılık gerektiren, rutin olmayan işlerin bilgisayarlar tarafından gerçekleştirilme olasılığının daha düşük olduğunu, ancak özellikle taşımacılık ve lojistik, satış gibi rutin işlerin görece fazla olduğu meslek alanlarının daha yüksek risk altında olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca meslek için gereken eğitim düzeyi ve ortalama ücret arttıkça, işin bilgisayarlar tarafından yapılabilme ihtimali azalıyor. Türkiye’nin mevcut istihdam yapısına baktığımızda ise bilgisayarların Türkiye’nin mevcut istihdam yapısındaki mesleklerin önemli bir kısmını yapabileceğine dair göstergeler bulunuyor. Bunlardan ilki, Türkiye’de yenilikçi sınıfın istihdamdaki payının oldukça düşük olması. 2014 yılında yaptığımız çalışmada, Türkiye’de çok geniş bir şekilde tanımlanmış hali ile yenilikçi sınıfın istihdamın ancak yüzde 13.7’sini, bilim insanları ve asıl yaratıcı düşünme ve fikir üretme faaliyetlerini gerçekleştiren yapısal yenilikçi çekirdeğin ise istihdamın yalnızca yüzde 4.8’ini oluşturduğunu hesaplamıştık. Bu hesaplamalar göre Türkiye, ancak Amerika Birleşik Devletleri’nin 20. yüzyıl başındaki performansına benzer bir durumda gibi görünüyor.  Dolayısıyla Frey ve Osborne’un bahsettiği yaratıcı işleri Türkiye’de istihdamın ancak küçük bir kısmının gerçekleştirdiğini görüyoruz. Diğer taraftan, büyük bir kısmı daha yüksek ihtimalle bilgisayarlar tarafından yapılabilecek olan hizmet sektörü Türkiye’deki işlerin yüzde 50’sinden fazlasını temsil ediyor. Bu iki nedenle işlerin bilgisayarlar tarafından yapılabilirliği arttıkça, Türkiye’de istihdamın yapısında da önemli değişiklikler görme ihtimalimiz yüksek gibi görünüyor.

 

Değerlendirme notunun devamı için tıklayınız.

Etiketler:

« Tüm Haberler