Arşiv

  • Ocak 2022 (6)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)
  • Haziran 2021 (14)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)

    Bazı iktisatçılar özür borçlular
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ocak 2022
    Ocak 2002’de %72 düzeyinde olan tüketici enflasyonu 2005’in sonunda %7,7’ye düştü. O dönemi, bazı köşe yazarları ve ekonomistler ‘yüksek faiz – düşük kur” politikasının uygulandığı bir dönem olarak nitelendiriyorlar. Bu politikanın cari işlemler açığını çok yükselttiğini vurgulayarak dönemin para politikasını eleştiriyorlar. Ciddiye alınacak bir eleştiri olduğuna şüphe yok. Bir şartla: Cari işlemler hesabındaki gelişmeleri sadece faiz-kur ikilisi çerçevesinde değil bu ikilinin de dahil olduğu ama daha geniş bir çerçevede incelemek gerekir. [Devamı]
    Finansman mühendisliği
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ocak 2022
    Finansman mühendisliğini Investopedia şöyle tanımlıyor: “Finansman mühendisliği, finansal sorunları çözmek için matematiksel tekniklerin kullanılmasıdır. Finansman mühendisliği bilgisayar, istatistik, ekonomi ve uygulamalı matematik alanlarındaki bilgi birikimini ve geliştirilen araçları kullanarak mevcut finansal sorunlarla uğraşır ve aynı zamanda yeni ve çığır açıcı finansal ürünler tasarlar.” [Devamı]
    Geçmişten bir enflasyon öyküsü
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ocak 2022
    Bugün otuz beş yıl öncesine gidiyorum; 1987’ye. 29 Kasım 1987’de genel seçim var Türkiye’de. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin kapattığı siyasi partiler bu seçimde ilk defa seçime giriyorlar. Dolayısıyla işbaşındaki Ana Vatan Partisi hükümeti önemli rakiplerle karşı karşıya. Seçimi kaybetmemek için, ekonomiye seçmenin hoşuna gideceği düşünülen müdahaleler yapıyor. Bunlardan biri de kamunun ürettiği mal ve hizmetlere mümkün olduğunca zam yapmamak. [Devamı]
    Önümüzdeki birkaç ayda enflasyon yükselebilir
    Fatih Özatay, Dr. 05 Ocak 2022
    Yeni tüketici fiyat endeksi 2003’ten bu yana yayınlanıyor. O tarihten bu yana gözlenen en yüksek aylık tüketici enflasyonu Aralık ayında gerçekleşti: %13,6. Uzun bir süre on iki aylık enflasyon oranımız %8’ler civarındaydı ve dolayısıyla Aralık ayındaki bir aylık enflasyonun altındaydı. 1969-2003 arasında açıklanan tüketici fiyat endeksini de işin içine katarak başka bir karşılaştırma yapayım. Şubat 1969’dan bu yana gözlenen en yüksek beşinci aylık enflasyon oranı oldu Aralık ayındaki enflasyon. Ocak 1996’dan beri de en yüksek aylık enflasyon gerçekleşti. Böylelikle 2021 yılını % 36,1 oranında bir yıllık enflasyon ile kapattık. Bu da Eylül 2002’den bu yana en yüksek yıllık enflasyon oranı. Bir de çok yüksek çıkan üretici enflasyonu var: %79,9 yıllık olarak. [Devamı]
    Merkezin yüksek risk–yüksek borçlanma faizi–yüksek kur politikası
    Fatih Özatay, Dr. 31 Aralık 2021
    Grafikte Ağustos ayının başından geçtiğimiz Salı akşamına kadar Merkez Bankası’nın politika faizi ile Türkiye’nin riskinin (kredi temerrüt takasının –beş yıl vadeli CDS’in) hareketleri yer alıyor. Beş yıl vadeli CDS, aynı zamanda Hazine’nin yeni dış borçlanmaya çıkması halinde aynı vadedeki ABD Hazine tahvil faizinin üzerine ne kadar risk primi ödeyeceğinin de bir göstergesi. [Devamı]
    Merkez neden yüksek faiz politikası uyguluyor?
    Fatih Özatay, Dr. 29 Aralık 2021
    Grafikte ağustos ayının başından, geçtiğimiz cuma akşamına kadar Merkez Bankası’nın politika faizi ile Hazine’nin beş yıl vadeli tahvilinin piyasada oluşan faizinin hareketleri yer alıyor. Bu ikincisini (gösterge faizi) şöyle düşünmek mümkün. Hazine o gün borçlanmak için piyasaya çıksa ve beş yıl vadeli tahvil satsa borçlanacağı faiz bu faiz olacak. [Devamı]
    Yüksek büyüme-yüksek cari açık belası
    Fatih Özatay, Dr. 22 Aralık 2021
    İşsizliği bırakın azaltmayı, artırmayacak bir düzeyde büyüyebilmek için bile önemli miktarda cari işlemler açığı vermek zorunda olmak büyük bir bela. Piyasa ekonomisinin uygulandığı (uygulanmaya çalışıldığı) son kırk yılın büyüme, işsizlik ve cari işlemler hesabı verilerine bakınca bu çok tatsız gerçek hemen ortaya çıkıyor. Türkiye yüksek bir büyüme oranı tutturursa cari açığı çok artıyor. Potansiyelinde büyüse bile cari açık azımsanmayacak bir düzeyde oluyor. Ekonominin küçüldüğü dönemlerde ise ya cari fazla veriyor ya da bir önceki dönemde gerçekleşen yüksek cari açık şiddetli biçimde azalıyor. [Devamı]
    İklim değişikliği ve fiyat istikrarına ilişkin riskler
    Fatih Özatay, Dr. 17 Aralık 2021
    Salı günü iklim değişikliğinin finansal istikrara ve fiyat istikrarına ilişkin doğurabileceği riskleri ve bu riskleri azaltmak için yapılabilecekleri tartışan iki rapordan söz etmiş ve finansal istikrar konusunu kısaca ele almıştım. Bugün sıra fiyat istikrarında. [Devamı]
    İklim değişikliği ve finansal riskler
    Fatih Özatay, Dr. 15 Aralık 2021
    Daha önce ilkim değişikliğinin fiyat istikrarına ve finansal istikrara ilişkin yaratabileceği sorunları tartışan iki önemli rapordan söz etmiştim. Bolton ve diğerlerince yazılmış ve 2020’de Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) tarafından yayınlanmış raporda, iklim değişikliğinin hem büyük fiziksel riskler oluşturacağının hem de geçiş dönemine ilişkin riskler yaratacağının altı çiziliyor. Fiziksel riskten kasıt, su baskınları, büyük yangınlar gibi riskler. Geçiş dönemi riskleri ise iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için düzensiz biçimde alınan önlemlerin oluşturduğu riskler. [Devamı]
    Tuncer Bulutay Hocamızı kaybettik
    Fatih Özatay, Dr. 10 Aralık 2021
    “Çok şanslı bir insanım. Çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Bir de üzerine maaş veriyorlar. Oysa o maaş olmasa, ben yine aynı işi yapacaktım.” demişti Tuncer Bulutay Hoca bir dersimizde. Bu sözlerinden birkaç yıl sonra, 1983 başında, 12 Eylül 1980 darbesinin sıkıyönetimi tarafından üniversiteden uzaklaştırıldı. Üstelik 1402 sayılı Yasa ile üniversiteden ilk uzaklaştırılan öğretim üyesi olma şerefi de Tuncer Bulutay Hocamıza nasip oldu. O derste söyledikleri, üniversiteden uzaklaştırıldıktan sonra gerçek oldu. Tuncer Hoca üniversiteden uzaklaştırıldıktan sonra çalışmalarını artırarak sürdürdü. Derslerinde bize, hep merak etmemizi, sorgulamamızı, ezbere dayanmamamızı ve çok çalışmamızı öğütlerdi. Kurduğu kürsünün değerli öğretim üyeleri, benim de hocalarım olan, Yılmaz Akyüz, Hasan Ersel, Ercan [Devamı]