logo tobb logo tobbetu

TEPAV Direktörü Sak: "Kalkınma Planı’nda Daha Fazla Korece Konuşmaya Başladık" "Orta Gelir Tuzağını Aşmak” üst başlıklı toplantıda 70’li yıllarda benzerlikler taşıyan Güney Kore ile Türkiye ekonomisinde yaşanan farklılaşma süreci tartışıldı.
Haber resmi
17/09/2013 - Okunma sayısı: 3140

 

ANKARA – TEPAV, 17 Eylül 2013 Salı günü Kore Sermaye Piyasaları Enstitüsü (Korea Capital Market Institute – KCMI)’nün desteğiyle "Orta Gelir Tuzağını Aşmak: Güney Kore Deneyiminden Çıkarılacak Politika Dersleri" başlıklı bir toplantı düzenledi. Toplantının açılışında konuşan TEPAV Direktörü Güven Sak, Güney Kore ile 70’li yıllarda ekonomik anlamda benzerlikler taşıyan Türkiye’nin geçen zamanda orta gelir tuzağına düştüğünü ancak son Kalkınma Planı’nda “daha fazla Korece konuşmaya başladığını” yani ilk kez nitelikle ve somut konularla ilgili bir metin oluşturulduğunu belirtti.

Sak, 1970’lerde Türkiye ile Güney Kore’nin ABD milli gelirinin yaklaşık yüzde 20’si seviyesinde olduğuna, Kore’nin geçen zamanda bu rakamı yüzde 60’a çıkarırken Türkiye’nin yüzde 25’te kaldığına dikkat çekti. “1970'lerde de, 2010'da da hala Amerika ile sizin kişi başına milli gelir oranınız aynı yerde ise işte o zaman 'orta gelir tuzağı' içinde bir yerlerdesiniz demektir. Koreli dostlarımız bir şeyleri doğru yapmışlar, biz yapmamışız” diyen Sak, son Kalkınma Planı’na ilişkin ise orta vadede iyimser olmak gerektiğini belirtti.

Güney Kore’nin Ankara Büyükelçisi Sangkyu Lee de ülkesinin son 6 yılda 20 bin dolar gelire ulaştığını ve 10 yıl içinde bu rakamın 40 bin dolara çıkarılmasını hedeflediklerini; G. Kore bütçesinin iyi durumda olmasına rağmen hizmet sektöründe rekabetin zayıf olduğunu, şeffaflıkta ve istihdamda sıkıntıların sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin 2023 hedefleri kapsamında cari açık sorununa işaret eden Lee, Türkiye'nin eğitime ve Ar-Ge'ye daha fazla yatırım yapması gerektiğini de söyledi. Lee, Türkiye'de Ar-Ge'ye GSMH'den yüzde 0,7-0,8 pay ayrıldığını, bu oranın Kore'de ise yüzde 3,74'e ulaştığını kaydetti.

Somut hedefler, eğitim reformu ve inovasyona desteğin rolü…

Toplantının ana konuşmacısı Güney Kore Sermaye Piyasaları Enstitüsü Başkanı Hyoung Tae Kim, “1980’lerden sonra bir şeylerin değiştiğini” ve 1997’de büyük bir kriz yaşadığını ifade ettiği Güney Kore’nin başarısında ekonomide spesifik hedefler ile seçici sanayi politikası ortaya konmasının, ileri teknoloji için üniversite eğitiminin geliştirilmesinin ve yenilikçiliğin desteklenmesinin önemini vurguladı. Kim, "Büyük firmalar artık yeterince kuvvetli. Şimdi küçük ve orta ölçeklileri destekliyoruz. Yenilikçi firmaları, inovasyonu desteklemek istiyoruz" dedi.

Ekonomik krizin ardından hükümet ve büyük şirketlerin finansal kaynaklarda sıkıntılar yaşadığını söyleyen Kim, "O dönem, sadece ekonomik değil politik sıkıntılar da ortaya çıktı. Milli gelir 13 bin dolar seviyelerinden düştü ve geri o seviyelere ulaşması 5 yıl aldı" dedi. Krizle birlikte Kore'nin kredi notunun düşürüldüğünü hatırlatan Hyoung Tae Kim, "Kredi notumuz daha geçen eylülde o dönemdeki seviyelerine ulaştı. Yani 14 yılda kredi notunu toplayabildik" diye konuştu. Kim, 2007 krizinde ise bu kez ekonominin sağlam olduğunu ve ticaret fazlasından kaynaklı sorun yaşadıklarını ekledi.

Türkiye'nin, Kore'yi referans almasının faydalı olacağını ancak birebir aynı politikaları uygulamayıp kendi yolunu çizmesi gerektiğini belirten Kim ayrıca, Türkiye’nin cari açığı düşürmesi gerektiğini ifade etti.

Tartışmalar planlama ve 10. Kalkınma Planı üzerine…

Toplantı TEPAV Direktörü Güven Sak moderatörlüğünde yapılan “Kalkınma deneyimi açısından G. Kore ve Türkiye karşılaştırması” başlıklı panelle devam etti. Panelistlerden Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Cüneyd Düzyol’un 10. Kalkınma Planı hakkında ayrıntılı bilgi verdiği panelde ağırlıkla planlama üzerine tartışmalar gerçekleşti. Bilkent Üniversitesi Ekonomi Profesörü Selin Sayek, kalkınma planlarının hayata somut etkilerini görmek istediklerini söylerken; Priva Danışmanlık’tan Ercan Erkul bu metinlerin “dilekler listesi”nden öteye gitmesi gerektiğini belirtti. Panelin bir diğer konuşmacısı olan Hyoung Tae Kim, ekonomiler büyüdükçe planlamada aşağıdan yukarı doğru iletişim kanallarının önemli hale geldiğini ifade etti.

panel.520px

Tasarruf ve tasarrufla beslenen eğitim politikası ihtiyacı…

Panelin soru-cevap bölümünde ise Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Düzyol, son Planın yeni bir soluk getirdiğini, özellikle insan kaynağı, teknoloji ve yabancı sermayeye dönük çalışmaların ağırlıkta olduğunu paylaştı. Panelde ayrıca, Bilkent Üniversitesi Profesörü Sayek, Türkiye -Güney Kore karşılaştırmasında “tasarruf ve özellikle tasarrufla beslenen bir eğitim politikası” ihtiyacını vurguladı.

Toplantının son bölümü ise tasarrufların ve girişimciliğin artırılması üzerine sunum ve tartışmalara ayrıldı. KCMI Fon ve Emeklilik Departmanı’ndan Dr. Jongmin Kim, “Sermaye piyasaları aracılığıyla tasarrufları artırma politikaları” başlıklı bir sunum yaptı.  Sunumun ardından Türkiye’deki durumu değerlendiren TEPAV Finans Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Fatih Özatay ise “Tartışmasız biçimde tasarruf oranı çok düşük. Tasarruf sadece uzun dönemli büyüme açısından yeterli değil ama gerekli” diye konuştu.

Girişimcilikte Türkiye’den daha muhafazakarlar ama…

Ardından KCMI Finansal Hizmetler Sektörü Başkanı Yong Rin Park, “Holdinglerin baskın olduğu bir ekonomide girişimciliğin güçlendirilmesi” konulu sunumunu gerçekleştirirken, TEPAV Ekonomi Politikaları Analisti Ussal Şahbaz Türkiye perspektifini ortaya koydu. “Güney Kore girişimcilikte daha muhafazakar iken” Türkiye’de erken aşama yatırımlarının Kore’nin onda biri oranında olduğunu ve onların aksine hibelerin sürdürülebilir olmadığını söyleyen Şahbaz, Güney Kore’deki girişim sermayesi birliği ile crowdfunding modeline de işaret etti.

Toplantıda yapılan diğer sunumlara İngilizce haber üzerinden ulaşmak için tıklayınız.

Haberle ilgili dosyalar

Selin Sayek in Sunumu

« Tüm Haberler