Arşiv

  • Mayıs 2021 (8)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)

    Geçmiş geçmişte kaldıysa yüzde 10 hayal değil

    Fatih Özatay, Dr.05 Şubat 2021 - Okunma Sayısı: 247

    2021’in ilk enflasyon verisi dün açıklandı. Beklendiği gibi tüketici enflasyonu yükselişini sürdürdü ve %15 oldu. 2019 ortalarından bu yana enflasyon artıyor. Artmaya devam eder mi? Yılsonu ne düzeyde gerçekleşebilir?

    Bu soruların yanıtları öncelikle para politikasında son dönemde atılan doğru adımlardan erken dönüş olup olmayacağına bağlı. Sonuçta, yakın geçmiş bize para otoritesinin enflasyona tepki vermediğini, ancak kur kontrolden çıkınca (gecikmeli biçimde) faiz artışına gittiğini gösteriyor. Ayrıca, kur yatıştıktan kısa bir süre sonra faiz tekrar düşürülüyor. Bu sürecin ilk başında kurdaki sakinliğe bağlı olarak enflasyon da bir miktar düşüyor ama faiz indirimi enflasyondaki düşüşten çok daha hızlı oluyor. Doğal olarak da enflasyon iki haneli rakamlarda kalıyor. Mesela Ocak 2017’den bu yana gerçekleşen enflasyonların ortalaması %13,9, Ağustos 2018’den (son krizimizin başlangıcından) bu yana da %15,2 düzeyinde. (Açıklanan) enflasyonun yüksek olmasında elbette dengeleri bozucu (eski) iktisat politikasının da önemli bir rolü var.

    Olumlu yönden bakıp, geçmişin geçmişte kaldığı umuduyla ileriye doğru basit ve kısa bir analiz şunu gösteriyor: Son dönemde alınan kararlar sonucunda kredi arzında artış çok azaldı. Kur etkisinden arındırılmış toplam kredilerde son 13 haftalık ortalama (yıllıklandırılmış) artış sadece %3. Dönemi daha kısa alırsanız daha düşük bir artış var. Kısacası, ekonomik faaliyet hacminin 2020’nin son çeyreğine kıyasla yavaşlayacağını ima ediyor kredi arzı. Kredi faizleri enflasyonun oldukça üzerinde. Enflasyon açısından daha önemlisi döviz kuru. Son aylarda TL’de belirgin bir değerlenme yaşanıyor. Dolar kuru neredeyse 7 liraya yaklaştı.

    Bu gelişmeler, enflasyonun yakında düşüşe geçeceğini gösteriyor. Elbette tersine çalışan unsurlar da mevcut. Mesela gıda fiyatlarındaki yüksek artış eğilimi. Ama mevcut politika sürdürülürse ağır basacak olan kredi ve kurdan gelen etki olacak. Bilinmeyen de zaten son cümledeki “mevcut politika sürdürülürse” koşulu. Faizlerin hep bu düzeyde tutulmasından söz etmiyorum; olumsuz bir şok gelmedikçe prematüre değil enflasyonun ileride izleyeceği yola bağlı bir indirim yapılması da mevcut politikanın sürdürülmesi demek. Bu koşullar gerçekleşirse birkaç ay sonra enflasyonun düşmeye başlayacağını göreceğiz. Yılsonunda %10’a doğru yaklaşabilir. Bakalım geçmiş geçmişte mi kaldı yoksa bu gök kubbenin altında değişen bir şey yok mu gerçekten?

     

    Bu köşe yazısı 04.02.2021 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler: Enflasyon,
    Yazdır