logo tobb logo tobbetu

Küresel Değer Zinciri Türkiye için neden önemli?  
Haber resmi
19/07/2019 - Okunma sayısı: 2816

 

ANKARA – TEPAV, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile İslam Kalkınma Bankası ortaklığında düzenlenen "Türkiye’nin Küresel ve Bölgesel Değer Zincirlerine Entegrasyonu: Basamakları Çıkmak” başlıklı toplantı 18 Temmuz 2019, Perşembe günü TEPAV’da gerçekleşti. Ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, kamu kurumlarının temsilcileri, yabancı misyon temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı toplantıda İslam Kalkınma Bankası’nın yeni iş modeli anlatılarak, Türkiye’nin küresel ve bölgesel değer zincirlerine entegrasyonu için farklı bakış açılarına yer verildi.

TEPAV İcra Direktörü Güven SAK’ın açılış konuşması ile başlayan toplantı, İslam Kalkınma Bankası Türkiye Direktörü Saleh JELASSI ve T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Kemal Çağatay İMİRGİ’nin küresel değer zincirine dahil olmanın önemine vurgu yapan konuşmaları ile devam etti.

Konferansın devamında İslam Kalkınma Bankası Küresel Değer Zinciri Uzmanı Mohammed Faiz BIN SHAUL HAMID tarafından gerçekleştirilen sunumda; İslami Kalkınma Bankası’nın 57 üye ülkesi için en büyük potansiyelli ürünleri belirlemek ve küresel değer zincirine entegre etmek adına analizler yaparak, hedeflerinin gelecekteki endüstriyi yönlendirecek kaliteli yatırımlar yapmak ve ülke rekabetçiliğini arttıracak niş alanlar belirlemek olduğunu bildirdi. Gabon, Gana ve Malezya örneklerine yer verilen sunumda Malezya’nın ana gelir kaynağı olan kalay madenciliğini elektrik endüstrisine dahil ederek ihracatlarını arttırmaları örnek gösterilerek küresel değer zincirine dahil olmanın önemi vurgulandı.

Moderatörlüğünü TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü Bozkurt ARAN’ın üstlendiği panelde, Ankara Sanayi Odası Başkanı M. Nurettin ÖZDEBİR, Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Seda KÖYMEN ÖZER, İKB Strateji ve Dönüşüm Departmanından Mustafa YAĞCI, Türk Eximbank Genel Müdür Vekili Enis GÜLTEKİN ve T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Kemal Çağatay İMİRGİ yer aldı.

Bozkurt ARAN’ın “Küresel Değer Zinciri Türkiye için neden önemli?” sorusuyla başlayan panelde 1990’lardan itibaren dünyada iş yapma şeklinin değişmesine ve sınırları aşan üretim şeklinin ortaya çıkmasına değinilirken, Türkiye için en önemli sorunun cari açık olduğu vurgulandı. En çok ihracat yapan sektörlerin küresel değer zincirine dahil olan sektörler olduğu örneği verilerek, cari açığı kapatmanın en önemli yollarından birinin küresel değer zincirine dahil olmaktan geçtiği belirtildi. Ayrıca Türkiye’nin liberalleşme süreci ve AB ile Gümrük Birliği anlaşması sonrasında Türkiye için rekabetçi bir alan oluştuğu ve AB ile rekabet edebilmek için bu zincire dahil olmanın gerekliliği üzerinde duruldu.  Şu anki ihracatımızı emek yoğun ve düşük katma değerli ürünlerin oluşturduğunu ve bunun katma değeri yüksek ürünlerle değiştirilmesi gerektiğini vurgulanan panelde, sadece üretim kapsamında değil, markalaşma ve marka yönetimi kapsamında adımlar atılması gereği üzerinde durularak Türkiye’nin jeopolitik konumu ve güvenlik sorunları nedeni ile son dönemlerde buna odaklanamadığı vurgulandı. Türkiye’nin bu zincirde üst sıralarda olamamasının en önemli nedenlerinden biri olarak eğitim gösterildi. Katma değerli üretim yapabilmek için kalifiye iş gücü gerekliliğine, bu kapsamda mesleki eğitimin ön planda tutulması gerektiğine vurgu yapıldı.

Bunlarla birlikte küresel değer zincirinde iyi bir noktaya gelmek için atılması gereken 4 adımdan bahsedildi. Bu adımlar (i) Verimlilik artışı (yeni bir teknoloji ile), (ii) Ürün iyileştirme, (iii)İşlevsel iyileştirme (tekstilde tasarıma geçmek gibi), (iv)Sektörler arası iyileştirme olarak gösterildi ve Türkiye açısından ilk üç maddenin orta vadede makul göründüğü belirtildi.

Panelin sonunda Bozkurt ARAN’ın “Küresel değer zincirinde hangi sektörlere odaklanılmalı?” sorusuna ise; Endüstri 4.0 alanında ilerleme gösterilmesi gerektiği ancak Türkiye için diğer alanlarında olduğu cevabı verildi. Bu alanlar ise; Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği ulaşım sektörü, petrokimya ve tekstil (giyilebilir teknolojiler üzerine yoğunlaşma) olarak belirtildi.

« Tüm Haberler