ProjelerAraştırmacılarTartışma TebliğleriÜye Ol
EN
Podcast & Medya
Haber

Belém’den Antalya’ya yeni iklim rejimi ve Türkiye: Vaatler, kırılganlıklar, fırsatlar

Değerlendirme Notu / Mühdan Sağlam

Küresel iklim diplomasisi, Brezilya’daki COP30 zirvesinin ardından rotasını Türkiye ve Avustralya’nın ortak sorumluluk üstlendiği COP31 sürecine çevirdi. Paris Anlaşması’nın uygulama safhasında kritik bir eşik olarak görülen bu dönem, yalnızca emisyon azaltım hedeflerinin değil, aynı zamanda trilyon dolarlık iklim finansmanı mimarisinin nasıl işleyeceğinin de belirlendiği bir geçiş sürecine işaret ediyor. COP30, bağlayıcılığı sınırlı, ancak beklenti düzeyi yüksek kararlarıyla, küresel iklim rejiminin mevcut yönünü ve açmazlarını daha görünür hâle getirdi.

Türkiye ise bu yeni dönemde, bir yandan ulusal mevzuat hazırlıkları ve stratejik beyanlarıyla kendi iklim yol haritasını şekillendirmeye çalışmakta, diğer yandan küresel iklim siyasetinin en üst karar mekanizmasında ev sahibi ve dönem başkanı sıfatıyla COP31 sürecine hazırlanmaktadır. Çift yönlü bu pozisyon, Türkiye’yi yalnızca bir uygulayıcı değil, aynı zamanda küresel iklim gündeminin gidişatı üzerinde etkisi olan bir aktör konumuna taşımaktadır.

Türkiye’nin yavaş yavaş yükselen görünürlüğü, beraberinde yanıtlanması gereken yapısal soruları da getirmektedir. Ülkenin mevcut iklim politikaları, COP 30 sonrasında daha belirgin hâle gelen küresel beklentilerle ne ölçüde uyumludur? Fosil yakıtlar, iklim finansmanı ve adil geçiş başlıklarında COP30’da çözümsüz kalan gerilimler, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e nasıl bir müzakere mirası devretmektedir? Daha da önemlisi, Türkiye bu süreçte yalnızca teknik bir ev sahibi olarak mı kalacaktır, yoksa küresel Kuzey ile Güney arasında güven tesis eden, adil ve dengeli bir kolaylaştırıcı rol üstlenebilecek midir?

Bu değerlendirme notu; COP30 sonrasında şekillenen küresel iklim rejimini, Türkiye’nin ulusal iklim performansını ve Avrupa Birliği iklim rejimiyle arasındaki yapısal farkları birlikte ele alarak COP31’in sunduğu diplomatik risk ve fırsatları bu bütünlük içinde değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş