TEPAV tarafından hazırlanan Bütçe İzleme Bülteni’nin altıncı sayısı yayımlandı. Merkezi yönetim bütçesinin 2026 yılı ilk dokuz aylık sonuçlarının değerlendirildiği ve yıl sonu tahminlerinin paylaşıldığı bültende, bütçe dengesindeki bozulma, vergi gelirlerinin yapısı, harcama artışları ve finansman ihtiyacı ele alındı.
2026 yılının ilk dokuz ayında merkezi yönetim bütçe açığı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 51,2 artarak 1.840,3 milyar TL’ye ulaştı. Böylece başlangıç bütçesinde öngörülen yıllık açık hedefinin yüzde 67,8’ine ulaşıldı. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 63 düzeyindeydi. Bozulma özellikle üçüncü çeyrekte belirginleşti. Bu dönemde bütçe açığı, geçen yılın aynı dönemindeki 237 milyar TL’den 897 milyar TL’ye yükselirken faiz dışı denge, 314,1 milyar TL fazladan 110,6 milyar TL açığa döndü.
İlk dokuz aylık gerçekleşmeler dikkate alınarak yapılan baz tahminde, yıl sonu bütçe açığının 2,77 trilyon TL ile GSYH’nin yüzde 3,2’sine ulaşması bekleniyor. Bu tutar, 2027–2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) öngörülen 2,63 trilyon TL’nin üzerinde bulunuyor. Üçüncü çeyrekteki gelir ve harcama eğiliminin son çeyrekte de sürmesi halinde ise bütçe açığının 3,26 trilyon TL’ye, GSYH’ye oranının yüzde 3,8’e yükselmesi öngörülüyor. Bu senaryoda, programda fazla vermesi beklenen faiz dışı denge de 511 milyar TL açık veriyor.
Vergi gelirlerindeki artış dar bir tabana dayanıyor
Vergi gelirleri ilk dokuz ayda yıllık hedefin yüzde 75,2’sine ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 69,6 düzeyindeydi. Mevcut eğilimin sürmesi halinde vergi gelirlerinin yıl sonunda bütçe hedefini 991 milyar TL aşması bekleniyor.
Bültende, bu performansın dar bir tabana dayandığına dikkat çekildi. Vergi gelirlerindeki toplam artışın yüzde 31,8’i gelir vergisi tevkifatından kaynaklanırken bu kalemde yıl sonu tahsilatının bütçe hedefini 602 milyar TL aşacağı tahmin ediliyor. Gelir vergisi dilimlerinin önceki dönemlerden bu yana birikimli olarak enflasyonun altında güncellenmesinin yol açtığı mali sürüklenme etkisiyle, dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 37,6’dan yüzde 41,1’e yükseldi.
Eşel mobil vergi gelirlerini azaltıyor
Mart ayında yürürlüğe giren eşel mobil sistemi nedeniyle petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV, ilk dokuz ayda yüzde 44,1 gerileyerek 210,4 milyar TL’ye düştü. Yıl sonunda bu kalemdeki tahsilatın 656,5 milyar TL’lik hedefin 349–379 milyar TL altında kalması bekleniyor. KDV etkisiyle birlikte bütçe kaybının 419–455 milyar TL’ye, GSYH’nin yaklaşık yüzde 0,5’ine ulaşacağı tahmin ediliyor.
Eşel mobil sisteminin 1 Ekim itibarıyla sona ermesi nedeniyle, Brent petrolün varil fiyatı 100–110 dolar seviyesinde kalsa bile açıklanan ÖTV takvimine uyulması halinde 2026 bütçesine gelecek ilave yükün sınırlı olacağı değerlendiriliyor. ÖTV artışlarının ekim seviyesinde dondurulması ve eşel mobil sisteminin kasımda yüzde 50 telafi oranıyla yeniden uygulanması halinde ise ilave yükün 22–57 milyar TL’ye ulaşabileceği hesaplanıyor. OVP’de 2027 yılı için Brent petrolün varil fiyatının 76 dolar olarak öngörüldüğü dikkate alındığında, asıl riskin 2027 bütçesine taşındığı belirtiliyor.
Harcama aşımının yarıya yakını cari transferlerden
Faiz hariç harcamaların yıl sonunda başlangıç ödeneklerini 1 trilyon TL’nin üzerinde aşması bekleniyor. Bu aşımın yarıya yakını cari transferlerden kaynaklanırken cari transferlerdeki ödenek aşımının 496 milyar TL’ye ulaşacağı tahmin ediliyor.
Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transferler, ilk dokuz ayda yıllık ödeneğin 2,1 katına ulaştı. Bu tutarın 279,2 milyar TL’si “afet riski altındaki alanların dönüşüm giderleri” kapsamında gerçekleşti. Bültende, deprem ve kentsel dönüşüm harcamalarının sermaye yerine cari transfer olarak sınıflandırılması, bütçe saydamlığı ve ödenek takibi açısından değerlendirilmesi gereken bir husus olarak öne çıktı.
Finansmanda borç geri ödeme yükü
Bütçenin finansmanında yılın ilk dokuz ayındaki yoğun borç geri ödeme yükü dikkat çekti. Bu dönemde iç borç anapara ödemeleri, geçen yılın aynı dönemindeki 759,4 milyar TL’den 2.692,2 milyar TL’ye yükselerek finansman programında yılın tamamı için öngörülen tutara yaklaştı. Hazine’nin 4.146,2 milyar TL iç borçlanma yapmasına rağmen net iç borçlanma 1.454 milyar TL’de kaldı. Açığın bir bölümü, 248,7 milyar TL tutarındaki kasa kullanımıyla karşılandı.
Son çeyrekte yaklaşık 1,27 trilyon TL iç borçlanma ihtiyacı bulunduğu belirtilen bültende, yatırım fonlarının tasfiyesi sürecinin devlet iç borçlanma senetlerine (DİBS) talep ve borçlanma koşulları üzerindeki olası etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, kanun teklifinde bütçeye yük getirmeyeceği belirtilen fon tasfiye sürecinin, örtülü koşullu yükümlülük ve repo fonlaması kanalları üzerinden Hazine açısından yaratabileceği riskler değerlendirildi.
2026 yılının ilk dokuz aylık bütçe sonuçları ile yıl sonu tahminlerini içeren TEPAV Bütçe İzleme Bülteni’nin altıncı sayısına buradan ulaşabilirsiniz.



