ProjelerAraştırmacılarTartışma TebliğleriÜye Ol
EN
Podcast & Medya
Haber

Libya’da son durum: Türkiye açısından fırsatlar ve riskler

Değerlendirme Notu / Murat Orkun Selçuk, Rovshana Hagverdiyeva, Seifeldin Abbas

Libya, sahip olduğu önemli yeraltı zenginliğine rağmen son dönemdeki çatışmalar ve kaotik ortam öncesinde dahi büyük hidrokarbon rezervlerini sürdürülebilir sosyoekonomik refaha ve siyasi güce dönüştürme konusunda başarılı olamayan, uluslararası topluma entegrasyonda sıkıntılar yaşayan bir ülke idi. Arap Baharı sürecinde ülkenin Lideri Muammer Kaddafi’nin devrilmesinin ardından yaşanan gelişmeler, sorunları daha da derinleştirmiş ve ülkeyi siyasi ve askeri açıdan parçalanmış, toplumsal bütünlüğünü ciddi ölçüde zedelenmiş bir hale getirmiştir.

Arap Baharı öncesinde başta inşaat sektörü olmak üzere gelişen Türkiye-Libya ekonomik ilişkileri, ülkedeki istikrarsızlık ve beraberinde gelen tahsilat sorunları nedeniyle önemli ölçüde bozulmuştur. Bununla birlikte, Libya geniş hidrokarbon rezervleri ve yeniden inşa ihtiyacıyla Türkiye için önemli ekonomik fırsatlar barındırmaktadır.

Bu yazıda, Türkiye’nin önündeki fırsatları daha sağlıklı değerlendirebilmek için Libya’nın mevcut siyasi ve ekonomik durumu incelenecek, bu değerlendirme ışığında iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yeniden canlandırılmasına yönelik öneriler sunulacaktır.

  1. Libya’daki Siyasi Durum:
    • 2011 Sonrası Kurumsal Boşluk

Muammer Kaddafi, 1969'dan 2011'e kadar yaklaşık 42 yıl boyunca Libya'yı tek adam yönetimiyle idare etmiştir. Bu dönemde ordu, siyasi partiler ve sivil toplum gibi kurumlar bilinçli olarak zayıf bırakılmış, devlet büyük ölçüde Kaddafi'nin şahsına bağlı hâle gelmiştir. Dolayısıyla Arap Baharı dalgasıyla rejimin 2011'de devrilmesiyle, yalnızca bir yönetim değil, aynı zamanda otoriteyi devralabilecek kurumsal yapı da ortadan kalkmıştır (International Crisis Group, 2012).





Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş