ProjelerAraştırmacılarTartışma TebliğleriÜye Ol
EN
Podcast & Medya
Haber

İntiharın ekonomik yüzü: Türkiye’de geçim zorluğu kaynaklı intiharların değişen profili

Değerlendirme Notu / Rovshana Hagverdiyeva

Türkiye'de intihar istatistikleri son yıllarda dikkat çekici bir değişime işaret etmektedir. TÜİK ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, kaba intihar hızı 2025 yılında yüz binde 5,36'ya ulaşarak son yirmi beş yılın en yüksek seviyesini kaydetmiştir. Özellikle 2023 sonrasında gözlenen artış, intiharların yalnızca toplam sayısındaki değişimi değil, intihar eden bireylerin demografik özellikleri ve bildirilen nedenlerindeki dönüşümü de gündeme taşımaktadır.

Ancak intiharlara ilişkin tartışmalar çoğu zaman toplam vaka sayıları etrafında şekillenmekte, artışın hangi gruplarda yoğunlaştığı ve hangi neden kategorilerinin öne çıktığı daha sınırlı biçimde ele alınmaktadır. Oysa aynı veri seti, son yıllarda dikkat çekici bir değişime işaret etmektedir: Geçim zorluğu nedeniyle gerçekleştiği kaydedilen intiharların, nedeni bilinen toplam intiharlar içindeki payı 2023 yılında yüzde 9,5 iken 2025 yılında yüzde 13,4'e yükselmiştir.

Bu not, TÜİK intihar istatistiklerini kullanarak Türkiye’de 2023-2025 döneminde intiharların profilindeki değişimi incelemektedir. Çalışma üç soruya odaklanmaktadır: Türkiye'de intihar hızındaki son dönem artış nasıl bir seyir izlemiştir? Geçim zorluğu nedeniyle gerçekleşen intiharların payı zaman içinde nasıl değişmiştir? Bu intiharlar sosyodemografik açıdan hangi gruplarda yoğunlaşmaktadır?

Bulgular, geçim zorluğu kaynaklı intiharların toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde dağılmadığını, özellikle çalışma çağındaki erkeklerde daha yüksek oranlarda görüldüğünü ve son yıllarda bu farkın büyümekte olduğunu ortaya koymaktadır.

Çalışma, söz konusu intiharlardaki son dönem artışı yaşam döngüsü, toplumsal cinsiyet rolleri ve ekonomik kırılganlık literatürü ışığında değerlendirmekte ve politika önerileri sunmaktadır.





Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş