ABD yönetimi, Temmuz 2026 sonunda aralarında Türkiye’nin de bulunduğu yaklaşık 60 ülkeden yapılan ithalata yönelik yeni ilave gümrük vergisi yürürlüğe koymuştur. Ülkelere göre değişen oranlarda (%10 ve %12,5) uygulanan bu önlem, son yıllarda giderek belirginleşen ABD’nin tek taraflı hamlelerinin yeni bir örneğini oluşturmaktadır. Kararın, sadece kapsamı nedeniyle değil, hukuki dayanağı ve çok taraflı ticaret sistemi bakımından doğurabileceği sonuçlar nedeniyle de dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.
ABD yönetimi, ilave vergilerin gerekçesi olarak bazı ticaret ortaklarının zorla çalıştırılarak üretilen ürünlerin küresel tedarik zincirlerine girişini önlemede yetersiz kaldığını ileri sürmektedir. Uygulama yaklaşık 60 ülkeyi kapsamaktadır. Bu ilave vergi uygulamasını sadece insan hakları kaygıları gibi masum bir gerekçe ile açıklamak yetersiz kalacaktır. ABD'nin dış ticaret politikası bu uygulama ile daha geniş kapsamlı bir korumacılık yaklaşımının bir kere daha teyidi anlamına gelmektedir.
ABD Ticaret temsilcisi Büyükelçi Jamieson Greer, Başkan Trump’ın talimatı doğrultusunda, “Zorla Çalışma ile Üretilen Malların İthalatına İlişkin Yasağın Uygulanmamasına etkili bir Şekilde Yürürlüğe konulmamasına” ilişkin, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 60 ticaret ortağına %10 veya %12,5 oranında gümrük vergisi uygulanacağını ilan etti. Böylece zorla çalışma uygulamasının tedarik zincirinden çıkarılacağı belirtilmektedir. ABD Ticaret Temsilciliğinin bu konuda yayınladığı belgeye buradan ulaşılabilir.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.




