Arşiv

  • Haziran 2024 (6)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)

    Canını sıkmak istemeyen okumasın

    Fatih Özatay, Dr.09 Mart 2009 - Okunma Sayısı: 1027

    Sıra 2009'a ilişkin küçülme rakamlarına geldi. Önce ne yaptığımı anlatayım. 1998-2008 dönemi için çeyrek dönemlik verileri kullanan oldukça küçük ve basit bir model kurdum. Bu basitlik her türlü ayrıntıdan kurtularak sadece büyümeye odaklanmaya yarıyor.

    Modelde mal ve hizmet ithalatı, özel yatırım, özel tüketim ve milli geliri belirleyen dört tane denklem var. 1998'in ilk çeyreği ile 2008'in üçüncü çeyreği arasındaki verileri kullanarak bu değişkenler ile onları belirleyen (dışsal) değişkenler arasındaki ilişkinin yönünü ve büyüklüğünü saptıyorum.

    Bu aşamadan sonra ise modelin ne ölçüde sağlıklı çalıştığını anlamak için, 2002'nin ilk çeyreği ile 2008'in üçüncü çeyreği arasındaki dönem için sadece dışsal değişkenlerin gerçek değerlerini kullanarak tüketim, yatırım, ithalat ve milli gelirin modelce tahmin edilen değerlerini buluyorum. Sonuç şu: Büyüme hızını model ortalamada yüzde 2 dolayında bir hata ile tahmin ediyor.

    Son olarak, 2008'in son çeyreği ile 2009'un son çeyreğinde (beş çeyrek) dışsal değişkenler için alternatif senaryolar oluşturuyorum. Tablo 1'de 'temel senaryo' altında dışsal değişkenlerin aldığı değerler var. Tablo 2'de ise alternatif senaryolar altında büyüme hızının aldığı büyüklük veriliyor. Çok fazla rakama boğmamak için, bu senaryolarda dışsal değişkenlerin sadece 2009 sonu değerleri gösteriliyor. Tabloda yer almayan tek dışsal değişken ise liranın reel değeri. Tüm senaryolarda şubat sonundaki düzeyinde sabit tuttum reel kuru.

    Şu andaki 'kötü durumun' sürdüğü senaryo, temel senaryoyu gösteriyor. İkinci senaryo (S2) 'gerçekleşebilir' bir senaryo değil: Mal ve hizmet ihracatımızın reel değeri düşmeyip, aksine 2008'e kıyasla yüzde 1.2 oranında daha fazla olsaydı ne olurdu sorusunu yanıtlıyor. Temel senaryodan tek farkı bu. Üçüncü senaryoda bazı küçük adımlar atılıyor (mesela sadece kamunun dış kaynak ihtiyacı çözülüyor) ve güven kademeli olarak artıyor.

    Dördüncü senaryoda işler biraz düzeliyor: Krediler üçüncü çeyrekten itibaren kademeli bir iyileşme ile 2008 sonundaki reel düzeyine dönüyor. Reel kesim güveni daha hızlı artıyor. Yabancıların risk alma iştahları biraz olsun toparlanıyor. Son senaryoda (S5) ise S4'e ek olarak ihracatta yılın ikinci yarısında bir miktar toparlanma gerçekleşiyor.   
    Tablo 2'nin son satırında parantez içinde yer alan değerler 2009 için modelden elde edilen alternatif  büyüme rakamlarını gösteriyor. Modelin hata payını dikkate alarak bu rakamları aralık halinde verdim. Sonuçlar çok sevimsiz:

    Şu andaki durum (hem dış koşullar, hem de bizim eylemsizliğimiz) sürerse yüzde 6.5 ile 8.5 arasında bir küçülme mümkün 2009'da. İhracatın bu kötü sonuçta oynadığı role dikkat çekerim. İhracatımız 2008 düzeyinde kalsa (S2) bu küçülmeyi en az üç puan düşürmek olası. Ama bu bizim elimizde değil. Oysa yapabileceklerimiz var: Güveni ve reel krediyi biraz olsun artırıcı bir ekonomi politikası uygulaması ile (S4) küçülme hızı iki puan düşürülebiliyor.

    İç karartıcı bir yazı oldu hafta başında; şimdilik bu kadar yeter. Ama 'şimdilik'; devam edeceğim.

     

    Bu yazı 09.03.2009 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır