Arşiv

  • Nisan 2024 (7)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)

    OVP, iki şartla, yakın geleceğin yeni çıpası olabilir

    Güven Sak, Dr.18 Temmuz 2008 - Okunma Sayısı: 1085

     

    Siyasi çekişmenin temel belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde bir dizi adım gözden kaçabiliyor. Halbuki memlekette gözden kaçırılmamasında fayda olan olumlu adımlar da bulunuyor. Orta Vadeli Program (OVP) bunlardan biri. Sonra aynı familyadan Orta Vadeli Mali Program (OVMP) yayımlandı. OVP aslında yeni bir araç değil, 2005 yılından beri, 5018 Sayılı Kanun uyarınca yayımlanıyor. Ama ilk kez OVP bu yıl bir biçim kazanmaya ve ileriye yönelik, hala puslu da olsa, işlevsel mesajlar içermeye başladı. Şimdilerde hepimiz, içeriden ve dışarıdan darbeler arasında, "Acaba IMF ile bir anlaşma mı olacak, Türkiye'nin çıpası ne olabilir?" diye düşünmüyor muyuz? Düşünüyoruz. İşte OVP o döneme ilişkin bir dizi işareti içinde barındırıyor ve bu arada yeni bir çıpanın bel kemiğini oluşturabilme potansiyalini taşıyor. Gelin bugün 2008 yılı OVP'sinden biraz bahsedelim. Önce "nedir bu OVP?" diyerek başlayalım, müsaadenizle. Çağdaş maliye politikasının üç temel direği var. Bunlardan ilki artık ezbere bildiğimiz mali disiplin. Mali sorumsuzluk her zaman için kötü, bunu gizlemek için şeffaflıktan kaçmak da öyle. İkincisi, kaynak dağılımında etkinlik. Kamu politikaları vasıtasıyla kullanılan kaynakların "doğru" önceliklendirilmesi gerekiyor. Yoksa yapılacak iş her zaman çok, eldeki kaynak ise yetersiz. Üçüncüsü ise kamu hizmetini yerine getiren idarelerin operasyonel etkinliği. İşi yapanın bunu en az maliyet ve en çok müşteri memnuniyeti ile gerçekleştirmesi gereği. İşte OVP çağdaş maliye politikasının bu üç temel hedefinden ikisini aynı anda gerçekleştirmeye çalışıyor. Bir yandan idareleri etkin kaynak dağılımı hedefi etrafında koordine ediyor. Öte yandan ise mali disiplinin nasıl korunacağına ilişkin çerçeveyi belirliyor. Diyeceksiniz ki, "zaten bunları bütçe ile yapmıyor muyduk?" Vallahi onu bütçe kanunu ile tek yıllık yapıyorduk normalde. Şimdi OVP ile bundan sonraki bütçeleri de yönlendirecek çok yıllık bir perspektifi ortaya koymuş oluyoruz. Böylece kamu yönetiminde şeffaflık ve etkinlik yönünde bir adım atmış oluyoruz. Peki, OVP ile bu amaçlara ulaşmış mı oluyoruz? Hayır. Daha ulaşmış sayılmayız. Ama bu yılın OVP'si ile 2003 yılınınkini bir karşılaştırırsanız mesafe almış olduğumuzu görürsünüz. Ortada bu kez geleceğe yönelik bir dizi işaret var. Bu işaretler mali disiplin açısından olumlu ama nerede olduğumuzu da gösteriyor. Seçilmiş bir tura hazırsanız başlayalım. Birincisi, "mali kurala ilişkin teknik çalışmalar-yasal ve kurumsal- tamamlanacak ve kalıcılığı sağlanacaktır" deniliyor. Dolayısıyla IMF sonrası dönemde kendiliğinden devreye giren "program sonrası izleme"yi takiben "mali kural"a dayalı bir düzenlemeyi beklemek gerektiği orada yazıyor. İkincisi, son dönemin kara deliği olarak görülen ve TEPAV raporlarında sıkça altı çizilen yerel yönetimlerin mali yönetimi konusunda "Yerel Yönetimlerinin mali yapıları ve bu alandaki mali disiplin güçlendirilecek" deniliyor. Bu da son derece iyi. Bu konudaki yasal düzenleme şimdiden yapıldı bile. Üçüncüsü, "mali sonuç doğuracak düzenlemeler; kısa, orta ve uzun vadeli etkileri dikkate alınarak yapılacaktır" deniyor. Dördüncüsü, "vergi harcamalarının mali tutarına ilişkin çalışmaların tamamlanacağını" müjdeliyor. Öyle kafadan teşvik diye bir maddelik düzenleme ile işin bitmemesi gerekiyor demek bu. Kimin kime kaç liralık kaynak aktardığını açık açık yazmak gerekecek demek. Sonuçta güzel. Peki, bu güzellikler OVP'yi IMF sonrası dönemin yeni çıpası yapmaya yeter mi? Yetmez. İki nedenle öncelikle OVP'ye bir kredibilite desteği lazım. Mevcut ortamda IMF ile yapılacak ihtiyati anlaşma OVP'yi yeni dönemin temel program metni haline de getirebilir. Hayırlı da olur. İkincisi ise OVP'de çizilen çerçeveyi anlamlı kılacak bir mali kural ve buna uymayan idareleri cezalandıracak bir yaptırım düzenlemesi olmadan OVP'nin mali disiplin için bir çıpa olma ihtimali zayıf görünüyor. Bunlar genellikle başka ülkelerde "mali sorumluluk kanunu" ile düzenleniyor. Konuyu Brezilya bağlamında bu ayın Tepav Bülten'inde Ege Boran ele almıştı. OVP düne göre mesafe almış görünüyor. OVP'nin çıpa olabilmesi için, IMF ile anlaşma ve ayrıntılı bir mali sorumluluk kanunu gerekiyor. Maliye politikamızı çağdaşlaştırmak isteyenlere ve tüm ilgililere duyurulur. 2008 yılı OVP'sinde çizilen mali çerçeveye ayrıca geleceğiz vakit bulur bulmaz.


    Bu yazı 18.07.2008 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır