Arşiv

  • Eylül 2018 (12)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)

    Etiketler

    ABD-Rusya makasında Suriye
    Nihat Ali Özcan, Dr. 29 Aralık 2017
    Yılın son günlerinde Suriye cephesinden bir yandan ilginç sinyaller alırken, bir yandan da dikkat çekici gelişmelere tanıklık ediyoruz. Konunun gidişatını anlamak için ABD ve Rusya tarafına daha yakından bakmakta fayda var. Bu gün her iki ülke de Suriye’de kendi yol haritalarını uygulamaya koymuş durumdalar. Her ne kadar bazı itirazlar olsa da iki ülkenin uygulamalarında “tuhaf bir uyum” gözden kaçmıyor. Anlaşılan önümüzdeki yıllarda da bu tuhaf ilişki açığa çıktıkça Suriye konularına daha fazla zaman ayıracağız. Esad rejimi ile 49 yıllığına deniz ve hava üssü anlaşması imzalayan Rusya, politik hedeflerinden birini gerçekleştirdi. Böylece Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan Rusya,  ABD Milli Güvenlik Strateji Belgesi’nde ifade edilen “meydan okumasını” ete kemiğe büründürmüş oldu.  Rusya, Suriy [Devamı]
    ABD Milli Güvenlik Belgesi nedir, nasıl okunmalı? -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 26 Aralık 2017
    Trump’ın imzaladığı “Milli Güvenlik Belgesi” herkes gibi Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. ABD’nin ekonomik, siyasi, diplomatik ve güvenlik alanlarında atacağı adımlar, diğer ülkelerle ilişkileri dolaylı ya da doğrudan Türkiye’yi de etkileyecektir. Yine de belgeye ilgi göstermek bir zorunluluk değil. Ancak, küresel bir güç iddialı, gerilimli bir strateji izleyeceğini söylüyor, gerektiğinde çatışmaya girebileceğini ifade ediyorsa ortada bir gereklilik var demektir. Öfke ve kızgınlıkla, en baştan “yok sayılacak” bir tutum geliştirmemek gerekir. Yapılması gereken şudur. ABD’nin küresel, bölgesel çıkar ve değerlendirmelerini, niyetlerini, ilişkilerini mercek altına almak. Kendi “Milli Güvenlik Stratejiniz” ile olanlara/olabileceklere cevap vermeye hazır olmak. Bunu yaparken de sadece bu m [Devamı]
    ABD Milli Güvenlik Belgesi nedir, nasıl okunmalı? -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 22 Aralık 2017
    ABD Başkanı yeni “Milli Güvenlik Strateji Belgesi”ni açıkladı. Belge dört sütun üzerine oturuyor. Bunlar, ABD’nin, halkının ve yaşam tarzının korunması, Amerika’nın refahının korunup güçlendirilmesi, güç kullanarak barışı savunmak ve Amerika’nın nüfuzunu artırmak. [Devamı]
    Duvar ve sınır güvenliği
    Nihat Ali Özcan, Dr. 19 Aralık 2017
    Suriye’de devam eden çatışmaların politik ve askeri karakteri değişiyor. ABD ve Rusya masaya oturmadan önce avantajlı konum elde etmenin peşindeler. Bu çerçevede iki taraf da PKK/PYD’ye karşı oldukça “nazik ve anlayışlı” davranıyor. PKK/PYD arazi, su ve petrol rezervlerini kontrol ettikçe muhayyel Suriye modeli de ufukta şekilleniyor. Öte yandan, Esad rejimi küçük hamlelerle İdlib’in dış çeperlerini yoklamayı sürdürüyor. Bu, gelecek günlerde askeri hamlelerin yoğunluk kazanacağının işareti. Türkiye’nin odaklandığı Afrin konusunda ise, her nedense, bugünlerde sessizlik hâkim. DAEŞ, Suriye’de toprak kontrolünü kaybetti. Yine de ara sıra, küçük çaplı sürpriz saldırılar yapabiliyor. Dağılan militanlar, sınırları geçerek bölgeden ayrılmaya, geldikleri yerlere dönmeye ya da sivillerin arasına ka [Devamı]
    ‘Üçüncü seçenek’ olarak Zarrab davası
    Nihat Ali Özcan, Dr. 15 Aralık 2017
    Zarrab davasıyla ortaya ilginç bilgiler, ilişkiler, kişiler ve uygulamalar çıkıyor. Hikâyede ambargonun delinmesinin siyasi, hukuki, ahlaki, teknik ve polisiye boyutlarından daha fazlası var. Örneğin, Türk vatandaşı “sanık ve tanıkların” bazılarının hâkim önüne çıkarılmalarında olduğu gibi. Rıza Zarrab’dan, Halk Bankası Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’dan ve tanık olarak dinlenen eski Komiser Muavini Hüseyin Korkmaz’dan söz ediyoruz.Duruşmaların bir dizi hibrit (açık, örtülü) operasyonla mümkün olabildiğini artık öğrendik. Kitaba göre, “hibrit operasyon” şu demek: ABD çıkarlarını/yasalarını ihlal edenlerin hâkim önüne çıkarmak için gizli bir şekilde, zorla veya ikna edilerek ABD’ye götürülmesidir. Bu, işin “örtülü” kısmını oluşturur. Kişiler, kamuoyu ve hâkim önünde ifade vermeye başladığınd [Devamı]
    Putin ve Suriye sorunu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 12 Aralık 2017
    Her ne kadar gündemimiz Kudüs’e kaymış olsa da Putin’in dünkü ziyareti de oldukça önemliydi. Türk-Rus ilişkileri her geçen gün çeşitleniyor. Enerjiden nükleer santral inşasına, S-400 hava savunma füzelerinin alınmasından Suriye’ye ve hatta Kudüs sorununa kadar. Listenin en karmaşık konusunun Suriye olduğunu söylemek abartı olmaz. Suriye, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğinden PKK sorununa, Esad’la ilişkilerden Rusya’ya, İran ile ilişkilerden Arap dünyasına kadar birçok sorunun kesişme noktası. Dahası, taraflar zaman baskısı altında. Bu nedenle, acilen çözülmesi gereken hususlar var. Özellikle de Suriye’nin geleceğinin belirleneceği müzakereler öncesinde.  Oysa tablo göründüğünden de karmaşık. Her ne kadar Türkiye, ABD ile Suriye ve PKK konusunda zıtlaşıyor olsa da bu Rusya ile her konuda t [Devamı]
    Kudüs kararının olası etkileri
    Nihat Ali Özcan, Dr. 08 Aralık 2017
    ABD başkanı Trump, ülkesinin İsrail Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma emri verdi. Emir, zaten kırılgan olan bölgenin siyasi, psikolojik ve güvenlik ortamını daha hassas bir hale getirdi. Hareket sadece Ortadoğu ülkelerinin değil, çoğu İslam devletlerinin iç politik dengelerini, bölgesel sorunlarını, ittifaklarını etkileme kapasitesine sahip. Bu aynı zamanda bölge dışı aktörlerin rollerini, ilişkilerini de yeniden düşünmeyi gerektiriyor.   Çok iddialı gibi görünse de Suudi Arabistan’dan İran’a, Mısır’dan Türkiye’ye, Pakistan’dan Afganistan’a, Suriye’den Lübnan’a, Irak’tan Ürdün’e tüm bölge yeniden hareketlenecek. Söz konusu olan sadece devletler değil. Karar, Yemen’de Husiler, Lübnan’da Hizbullah, DAEŞ, Hamas, Taliban gibi savaşan tüm devlet dışı aktörleri daha da keskinleştirecek. [Devamı]
    İsrail, Kudüs ve ötesi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 05 Aralık 2017
    Ortadoğu’da işler her geçen gün daha da karmaşık hale geliyor. Nitekim bu fikri destekleyen bir dizi gelişmeye tanıklık ediyoruz. Sadece son birkaç haftada yaşananlar bile kaosu, geleceğe dair  gözler önüne sermeye yetiyor.Geçen hafta İsrail, tehdit olarak gördüğü İran ve Hizbullah’ın Suriye’deki askeri üssüne hava saldırısı düzenledi. Suriye hava savunma sistemi bu saldırıya anında cevap verdi. Her ne kadar sadece fiziki hasardan söz ediliyor olsa da şimdi merak edilen husus İran ve Hizbullah’ın bu saldırıya nasıl cevap vereceği. Cevabın konvansiyonel yöntemlerle olmayacağı yönünde yaygın bir kanaat var. İran uygun koşulları bekleyerek “asimetrik” cevap verecektir. İsrail’in hava saldırısı İran’la sıcak bir çatışmanın mümkün olduğunu da gösteriyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve müttefikl [Devamı]
    Savaş bitti; şimdi tanksavar değil, dozer lazım
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Kasım 2017
    Savaşlarda silahlar, mühimmatlar ve askeri malzemeler devletlerin kontrolünden çıkar. Dahası, devletler de sivilleri, örgütleri silahlandırır. Bazen de askeri malzemeler yağmalanır, pazara düşer. Sivillerin, silah tacirlerinin, suç örgütlerinin, teröristlerin, gerilla gruplarının eline geçer ve uzun dönemli güvenlik sorunları yaratır.Her ne kadar bugün sadece ABD’nin PKK’ya verdiği silahları tartışıyor olsak da aslında örgütün elinde daha fazlası olduğu açık. PKK, Suriye iç savaşının ilk dönemlerinde ihtiyaç duyduğu askeri malzemeyi Kuzey Irak’tan taşıdı. Bir bölümünü dağılan, firar eden Esad’ın askerlerinden, silah tüccarlarından temin etti. Hiçbir zaman silah ve askeri teçhizata erişmekte zorluk çekmedi.Ardından ABD PKK’yı DAEŞ’le mücadele için ihtiyaç duyacağı türden silah ve teçhizatla [Devamı]
    Suriye’nin toprak bütünlüğü ve terör sorunu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Kasım 2017
    Geçen yazımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in Soçi görüşmelerinde üstesinden gelmeleri gereken zor noktaların bulunduğundan söz etmiştim. Özellikle de Türkiye’nin PKK/PYD konusundaki hassasiyetinden bahsetmiştim. Mevcut veriler, Türkiye’nin görüşlerinin askıda kaldığını, bu nedenle hassasiyetlerinin devam ettiğini gösteriyor.Toplantı sonuç bildirisinde liderler Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve terör örgütlerinin faaliyetlerinin sonlandırılmasına vurgu yaptılar. İlk bakışta, iki konunun birbirinden ayrı, liderlerin de fikir birliğine vardıkları algısı oluşsa da açıklamanın Türkiye’nin itirazlarını karşılamaktan uzak, genel geçer diplomatik ifadeler olduğu açık.Liderler ve teknisyenler “toprak bütünlüğü” ifadesinin egemenliği kullanmanın onl [Devamı]