Arşiv

  • Mayıs 2021 (7)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)

    Döviz rezervi: Temeller, cin fikirler ve polisiye durumlar
    Fatih Özatay, Dr. 27 Nisan 2021
    Cin fikirli finansman mühendisleri boldur. Bu fikirlere kapılırsanız, önce, “aman ne güzel de kuru kontrol ediyoruz, üstelik döviz sattığımız da anlaşılmıyor ve piyasalar tedirginleşmiyor” büyüsüne kapılabilirsiniz. Çok geçmeden bir de bakarsınız ki elinizdeki dövizi bankalara satıp sonra rezervinizi artırmak ve tekrar satmak için onlardan borç almak durumunda kalmışsınız. O zaman net rezerv düzeyiniz (döviz varlığınız ile döviz borcunuz arasındaki fark) eksiye düşer. Böyle bir durumda “döviz borçlanıyoruz ama karşılığında lira kredi verip, bu işlemden kâr ediyoruz” açıklaması bile yapmak durumuna düşebilir ve tedirginliği daha da artırabilirsiniz. [Devamı]
    Bir daha olmasın…
    Fatih Özatay, Dr. 21 Nisan 2021
    IMF bahar toplantıları için yaptığı son güncellemede dünya ekonomilerine ilişkin büyüme tahminlerini değiştirdi. Bir önceki güncellemeye göre artık daha iyimser. Bir önceki de iki öncekine göre daha iyimserdi. İyimserliğin temel nedeni, özellikle gelişmiş ülkelerin oldukça cömert destek politikaları. Türkiye için de olumlu yönde bir güncelleme var. 2021’de %6 oranında büyüyeceğimizi öngörüyor IMF. Bir yıl önceki raporunda %5 büyüyeceğimiz tahmini vardı. [Devamı]
    Virüs sonrası toparlanmaya destek paketi
    Güven Sak, Dr. 20 Nisan 2021
    Virüs sonrası toparlanma için altyapı yatırımları tartışılıyor. Burada değil tabii. Amerika’da. Ankara, daha hadisenin kendisini idrak edemedi. Nerede kaldı sonrasına hazırlık yapmak? [Devamı]
    Bir sonu yok ki…
    Fatih Özatay, Dr. 16 Nisan 2021
    G20’de gelişmiş ülkelerin dışında on büyük ülke gelişmekte olan ülke var. Dokuzu yükselen piyasa ekonomisi olarak adlandırılıyor. Bir de Suudi Arabistan var. On ülkenin sadece ikisi 2020 yılında büyüdü. Çin (%2,3) ve Türkiye (%1,8). Dört ülkede küçülme oranı çok yüksek oldu: Arjantin: %10, Meksika: %8,2, Hindistan: %8 ve Güney Afrika: %7. Brezilya, Suudi Arabistan, Rusya ve Endonezya ise %4,1 ile %2,1 arasında küçüldüler. Böyle bakıldığında, yani salt büyüme dikkate alındığında ülkemizin önemli bir başarıya imza attığı söylenebilir. [Devamı]
    Merkez bankası dijital parası nereden çıktı?
    Güven Sak, Dr. 13 Nisan 2021
    Ülkemizin köklü bankalarından Türkiye İş Bankası, geçenlerde genel müdürünü değiştirdi. Adnan Bali’nin yerini, Hakan Aran aldı. Değişenin farkına o zaman açıklıkla vardık aslında. [Devamı]
    Neden?
    Fatih Özatay, Dr. 07 Nisan 2021
    Dün, mart ayında tüketici enflasyonunun yüzde 16,2 olduğu açıklandı. Ekim 2019’dan bu yana neredeyse kesintisiz bir yükseliş var enflasyonda. Son olumsuz gelişmelerden önce, enflasyonun mart ve nisan aylarında yükselmesi bekleniyordu. Tepe noktasının yüzde 17 civarında olacağı düşünülüyordu. Genel kanı, ikinci yarıda enflasyonun belirgin biçimde düşeceği yönündeydi. Mart ayı enflasyonu, dolayısıyla, beklentilerle uyumlu. Buna karşılık, son kur şoku, bundan sonraki gelişmelerin daha önce beklenenden farklı olması riskini yarattı. Hem enflasyonun tepe noktası daha yukarıda oluşacak hem de enflasyonda azalma süreci bir miktar ötelenecek. Elbette mevcut koşullar altında. [Devamı]
    Yeşil dönüşüm, bankalarımızın işini zorlaştıracak
    Güven Sak, Dr. 06 Nisan 2021
    Dünyanın böyle olacağını düşünür müydünüz? Bundan çok değil, yirmi yıl önce iklim değişikliği birkaç çevre aktivistinin meselesiydi. Greenpeace gösteri yapar, güvenlik birimleri heyecanlanırdı. İklim değişikliği, artık, IMF’nin, merkez bankalarının, uluslararası finans kurumlarının ve güvenlik birimlerinin temel gündemi. Nereden nereye? [Devamı]
    Yeni ekonomik model?
    Fatih Özatay, Dr. 02 Nisan 2021
    Gazete köşelerinde, konferanslarda, televizyon ekranlarında, artık her neredeyse ‘yeni ekonomik model’ diye ahkâm kesen özellikle etkili ve de yetkili olduklarını düşünen kişilerin oturup bir düşünmelerinde sayısız fayda var. Neden Hazine’nin beş yıl vadeli tahvilinin faizi %20’ye sıçradı? Neden önümüzdeki on iki aylık dönemde -cari işlemler açığından doğacak döviz ihtiyacı dışında- 190 milyar dolar dış borç ödemesi olan Türkiye, gelişmiş ülkelerin dolar cinsinden borçlanma faizinin beş puan üzerinde bir maliyete katlanmak zorunda? Ve neden bu maliyet açısından başı bir türlü krizlerden kurtulmayan Arjantin’den sonra ikinci sırada? Neden Türkiye’de politika faizi %19 iken, Türkiye ile birlikte G20 üyesi olan ülkelerden Brezilya’da %2.75, Endonezya’da ve Güney Afrika’da %3,5, Hindistan ve M [Devamı]