Arşiv

  • Ağustos 2020 (4)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Dördüncü sanayi devrimini kaçırmamak lazım, derim ben
    Güven Sak, Dr. 16 Şubat 2016
    Torunlarımız, bizim bilmediğimiz, hatta tahayyül edemediğimiz mesleklerin erbabı olacaklar. Ben çocukken Bursa’da mahalle aralarında dolaşan hallaçlar vardı. Yatak teknolojisi o zamanlar böyle değildi. Bir torbanın içine doldurulmuş pamuğun üzerinde yatılırdı. Her yıl bahar temizliğinde, o pamuk dışarı çıkarılıp yıkanırdı. Yıkanan pamuk birbirine yapışır ve iyice katılaşırdı. Bu nedenle, pamuğu atmak, birbirine dolaşan lifleri ayırmak gerekirdi. Yatak, böylece ilk günkü gibi yumuşak olurdu yeniden. Sonra yatak teknolojisi değişti. Hallaçlar yok oldu. Bugün bildiğimiz mesleklerin önemli bir bölümü de önümüzdeki 20 yılda ortadan kalkacak. [Devamı]
    Dördüncü sanayi devrimini kaçırmamak lazım, derim ben
    Güven Sak, Dr. 16 Şubat 2016
    Torunlarımız, bizim bilmediğimiz, hatta tahayyül edemediğimiz mesleklerin erbabı olacaklar. Ben çocukken Bursa’da mahalle aralarında dolaşan hallaçlar vardı. Yatak teknolojisi o zamanlar böyle değildi. Bir torbanın içine doldurulmuş pamuğun üzerinde yatılırdı. Her yıl bahar temizliğinde, o pamuk dışarı çıkarılıp yıkanırdı. Yıkanan pamuk birbirine yapışır ve iyice katılaşırdı. Bu nedenle, pamuğu atmak, birbirine dolaşan lifleri ayırmak gerekirdi. Yatak, böylece ilk günkü gibi yumuşak olurdu yeniden. Sonra yatak teknolojisi değişti. Hallaçlar yok oldu. Bugün bildiğimiz mesleklerin önemli bir bölümü de önümüzdeki 20 yılda ortadan kalkacak. [Devamı]
    Milli araba geyiğini bırakın, dijital devrime odaklanın
    Güven Sak, Dr. 15 Şubat 2016
    Buhar gemisinin Endonezya’ya gelmesi için tam 160 yıl gerekmiş. Elektriğin Kenya’ya gelmesi tam 60 yıl sürmüş. Bilgisayarların Vietnam’a gelişine 15 yıl yetmiş. Cep telefonları ve İnternetin dünyaya yayılması ise birkaç yılda olmuş. Dijital devrim bir anda dünyanın her tarafını sarmış. Rakamlar öyle söylüyor. Bütün bu malumat, Dünya Bankası’nın 2016 yılına ait Dünya Kalkınma Raporu’ndan. Raporun adı “Dijital Temettü.” [Devamı]
    Nedir bu Türkiye’nin kamudan çektiği?
    Güven Sak, Dr. 01 Şubat 2016
    Ben Türkiye’nin temel meselesinin kamu kesiminin hantallığı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin büyük hayalleri var ancak Türkiye’nin bu hayalleri gerçekleştirebilme kapasitesi yok. Çünkü Türkiye’nin sonuç odaklı ve etkin bir biçimde çalışan bir kamu idare sistemi yok. O olmayınca ne kadar reform tasarlasanız boşa. Zira Türkiye’nin reform yapabilme kapasitesi yok. Reform yapabilmek için gereken altyapı bu memlekette bulunmuyor. Üstelik kimsenin oturup bu idare nasıl daha etkili bir biçimde çalıştırılabilir diye düşündüğü de yok. Bu temel meseleyi ele almadan, ağzımızdaki bu, “zaten memleketin hastanesi neyse postanesi de o’dur” tadını silebilmek ne yazık ki mümkün değildir. Müsaadenizle bugün bu konuya bir değineyim. [Devamı]
    Türkiye’nin milli teknoloji arayışı, bana oyuncakçı dükkanına girmiş kararsız çocukları hatırlatıyor
    Güven Sak, Dr. 05 Ocak 2016
    Hiç neyi, neden almak istediği konusunda kararını vermemiş bir çocukla oyuncakçı dükkanına girdiniz mi? Hiç onunla raftan rafa koşup, her bir rafta birden karşısına çıkan herhangi bir oyuncağa bakıp, tam da o oyuncağa neden şiddetle ihtiyacı olduğunu anlatmasını dinlediniz mi? Sonunda kasanın önünde 3-5 adet “şiddetle ihtiyaç duyulan” oyuncağı kucaklamış bir çocuğa, hiç bütçe kısıtı nasıl bir şeydir anlatmaya çalıştınız mı? Çok zor ve yorucu oluyor. Öncelikle onu söyleyeyim. [Devamı]
    Dördüncü sanayi devrimini öncekilerden ayıran nedir?
    Güven Sak, Dr. 24 Aralık 2015
    Dünya baş döndürücü bir hızla değişiyor. Teknolojik değişim, hayatlarımızın örgütlenme biçimini, iş yapma yöntemlerimizi alt üst ediyor. Bilenler, torunlarımızın bizim bugünlerde hayal edemeyeceğimiz mesleklere sahip olacaklarını söylüyorlar. Bu, aynı zamanda bugün bildiğimiz, eğitim sistemini etrafına ördüğümüz mesleklerin önemli bir bölümünün çok değil, 20-25 yıl sonra ortadan kalkması demek. Yeni dünya bugün alıştığımız gibi olmayacak demek. Peki, hazırlık yapmak hiç mi mümkün değil? Aslında bugünkü eğilimleri takip ederek gelenin nasıl bir şey olduğunu kestirmeye çalışmak mümkün. [Devamı]
    Çin gümbür gümbür geliyor
    Güven Sak, Dr. 21 Aralık 2015
    Yine öyle oldu. Yine çok şaşırdım. Bir kez daha, her gün şaşırmama neden olacak bir gözlemim oldu. Çin’e her gittiğimde böyle oluyor. Biliyorsunuz biz bu aralar teşvik sistemimizi yeniden gözden geçireceğiz. Vergi kanunlarını yeniden ele alacağız. Bir nevi, teşvik sistemi ile Dönüşüm Eylem Programları ve 10’uncu Plan arasındaki ilişkiyi tesis edeceğiz. Böylece dönüşüm vizyonumuzu operasyonel hale getireceğiz. Bana sorarsanız, daha ne yapacağımızdan nasıl yapacağımıza pek gelemedik. Tartışıyoruz. Ama bakın Çin’de bunların hepsinin yapılmışı var. Hem ne yapacaklarına hem de nasıl yapacaklarına pek güzel karar vermişler. [Devamı]
    Her yerde Uber, Çin’de de Uber
    Güven Sak, Dr. 17 Aralık 2015
    Ben bu aralar Çin’in başkenti Pekin’deyim. Geldiğimden beri etrafta bir Uber muhabbetidir gidiyor. Sanki sürekli bu şirketin adını duyuyorum. Hani şu taksicilerin nefret ettiği, taksiciliğin manasını değiştiren, her otomobil sahibine taksici olabilme imkanı sağlayan, bir kendiliğinden örgütlenme modeli olan Uber. Doğrusu ya, geleneksel bir sektörün bilgi ve iletişim teknolojisi ile nasıl değişebileceğini hepimize öğretti Uber. Üstelik o, artık piyasa değeri Amerikan devi General Motors’u (GM) geçen bir Amerikan şirketi. Evet, Uber’in değeri artık 62,5 milyar dolara ulaştı. GM ise 55,6 milyar dolarda kaldı. Halbuki GM, Uber’den 100 yıl önce kurulmuştu. Uber 2009 doğumlu, GM ise 1908. Artık 21’inci yüzyıl şirketleri 20’nci yüzyıl şirketlerini büyük bir hızla sollamaya başladı. Amerika’da her [Devamı]
    Turgut Özal reformları olmasa Türkiye bugün nasıl olurdu?
    Güven Sak, Dr. 03 Aralık 2015
    Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1980 yılında 1500 dolar civarındaydı. 2002’de 3300 dolara ancak varmıştık. 2007’den beri 10 bin dolar etrafında dolanıp duruyoruz. Bir tek Türkiye’ye bakınca önemli bir mesafe aldığımız açık. Ama bugün isterseniz meseleye daha geniş bir açıdan bakalım. Yandaki ilk grafik, Türkiye, Güney Kore, Mısır ve İran’ın cari dolar bazında kişi başına milli gelirlerinin 1960’dan günümüze nasıl seyrettiğini gösteriyor. Bugün buradan başlayayım müsaadenizle ve hemen aklımdaki soruyu sorayım: Turgut Özal reformları olmasa Türkiye bugün nasıl olurdu? Gelin birlikte düşünelim. [Devamı]
    Türkiye inovasyon dedikodusu yaparak zenginleşemez
    Güven Sak, Dr. 30 Kasım 2015
    Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1980 yılında 1500 dolar civarındaydı. 2002’de 3300 dolara ancak varmıştık. 2007’den beri 10 bin dolar etrafında dolanıp duruyoruz. Çin’de ise kişi başına milli gelir 1980 yılında 200 doların altındaydı. Malum çok sayıda Çinli var. 2002’de Çin’de kişi başına 1140 dolar olan milli gelir, 2014 itibariyle 7500 dolar oldu. Çinlilerin performansı yanında Türklerinki pek de parlak durmuyor doğrusu. 1980’de onlar bizim üçte birimiz kadardılar. Sonra Deng Şiaoping güneye indi. Türkiye, Turgut Bey reformlarına başladı. Grafiğe bakarsanız iyi gittik. Ama 2002 yılında Çin’in kişi başına geliri oldu Türkiye’nin üçte biri kadar. Sonra geldik bugüne. Biz 10 bin dolara takıldık, Çin 2014 itibariyle 7500 dolar oldu. Bu, oldu bitti.. Şimdi dünü bırakıp bir de geleceğe ba [Devamı]