Arşiv

  • Aralık 2020 (3)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)

    Türkiye, Avrupa Birliği’ndeki Suriyeli göçmenler tartışmasının neresinde olmalıdır?
    Güven Sak, Dr. 03 Mart 2016
    Gün geçmiyor ki Avrupa Birliği’nin temsil eden bir üst düzey yetkili Türkiye’ye gelmesin. Tusk geliyor, Timmermans sık sık buralarda, Merkel ise sanki buraları mesken tuttu. Herkes Suriyeli göçmen akını konusunda temasta bulunmaya geliyor. Neden? Suriyeli göçmenler, 1945’ten sonra Avrupa ne kazanmışsa hepsinin kaybedilebileceği bir tartışma başlattı. 1945’ten sonra temelleri atılan Avrupa kurumları ve Avrupa’nın savaş sonrası tasarımı çatırdamaya başladı. [Devamı]
    Göçmen Bakanlığı kurmanın vakti geldi de geçiyor
    Güven Sak, Dr. 29 Şubat 2016
    Suriye’de iç savaş çıktı. Suriye nüfusunun neredeyse yüzde 15’i Türkiye’ye geldi. Türkiye’nin nüfusu birden yüzde 4 civarında arttı. Türkiye’nin ana dili Arapça olan nüfusu artık yaklaşık 3 milyon daha fazla. Üstelik daha da artacak gibi duruyor. Neden? Suriye’de kamu düzeni yeniden tesis edilmeden, gelenlerin gitmesini beklemek gerçekçi değil. Suriye’de kamu düzeninin yeniden tesisi için en az bir 15-20 yıl beklemek lazım. Nereden mi çıkarıyorum? Alın Lübnan İç Savaşı’nı. 1975’te başladı, 1990’da Suriye duruma el koydu. Kamu düzeni bir biçimde yeniden kuruldu. Arada tam 15 yıl geçti. [Devamı]
    Göçmen akını Avrupa'yı neden bu kadar rahatsız ediyor?
    Güven Sak, Dr. 01 Ocak 2016
    2015 yılında Avrupa’ya ulaşan göçmen sayısı 1 milyonu buldu. Geçenlerde Uluslararası Göçmen Enstitüsü (International Institute for Migrants), 2015 yılında yasa dışı yollarla Avrupa’ya ulaşanların sayısının milyona vurduğunu açıkladı. Yasa dışı gelenlerin sayısı milyona vurdu ama gelenlerden durumu yasallaştırılanların sayısı sadece 190. Bu rakamda aynı örgütün web sitesinden alınma. Nedir? Ortada bir dengesizlik vardır. [Devamı]
    Beceri sahibi olan Suriyeliler, bilin bakalım artık neredeler?
    Güven Sak, Dr. 14 Aralık 2015
    Dünyada bugün yaklaşık 60 milyon mülteci var. Bu, dünya tarihindeki en yüksek rakam. İnsanlığın bu sorunla baş etmek için kurduğu örgütlerin zorluk çekiyor olmasının bir sebebi de bu rekor sayı aslında. Geçtiğimiz yıllarda bu sayının artmasının temel nedeni ise Suriye iç savaşı. Yerinden yurdundan olmuş insanların dörtte birini Suriyeliler oluşturuyor. Bunlardan yurt dışına gidenlerin yüzde 95’i, Suriye’ye komşu ülkelerde yaşıyorlar. Lübnan’da her üç Lübnan vatandaşına bir Suriyeli mülteci düşüyor. Bu oran, Ürdün’de yüzde 10 civarına ulaştı. Türkiye’de ise yüzde 3 civarında. Toplam rakama baktığınızda ise şu anda dünyada en çok mülteci Türkiye’de. Sayıları artık 2,2 milyonu geçti. Biz hala onlara geçici olarak buraya gelmişler gibi davranıyoruz. Artık bu tavrı değiştirmenin, hakikati kabul [Devamı]
    Türkiye artık nüfusu 80 milyonu aşkın yeni bir ülkedir
    Güven Sak, Dr. 04 Aralık 2015
    Suriye meselesi, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında uzun bir süredir kapalı olan iletişim kanallarını yeniden açtı. Sayın Başbakanımız en son Brüksel’de aile fotoğrafına davet edildi. Ortaya yeni bir durum çıktı. Ben Türkiye’den bu duruma gösterilen tepkileri manasız buluyorum. Gördüğüm kadarıyla ortada iki tür tepki var: Kimileri, “Bakın milyonlarca Suriyeli mülteci oraya gitmesin, burada kalsın diye bize para veriyorlar. Türkiye, Avrupa’nın sınır bekçiliğini üstleniyor” diyor; kimileri de“ Avrupa Birliği hatasını anladı. Avrupa’nın kapıları, Türklere açıldı.” Ben her iki tepkiyi de yersiz buluyorum. Bugün derdimi anlatmak isterim. Ne yapacağınıza karar vermenin ilk aşaması, herhangi bir değerlendirmenin ilk adımı, ortadaki vakıayı anlamaya çalışmaktır. Durumu anlamadan analiz yapılmaz. [Devamı]
    AB İlerleme Raporu ve Mali Şeffaflık
    Emin Dedeoğlu 18 Kasım 2015
    Bildiğiniz gibi geçen hafta  AB ilerleme raporu yayınlandı. Raporda gözünüzden kaçmış olabilir ama öyle gözüküyor ki maliye politikası çok fazla AB’nin radar ekranında değil.  Olmaması anlaşılabilir. Bütçe dengesi ve borç yükünde mali disiplin açısından acil bir sorun göze çarpmıyor.  Rapordaki sadece bir paragraflık bölümde a) yıllık bütçe’nin orta vadeli  bütçe çerçevesinin bir parçası olarak hazırlandığını, b) Mali Disiplinin MALİ KURUL (Fiscal Council) olmamasına rağmen sağlandığını  ve c)  bütçe şeffaflığının yeterli olduğunu söylüyor.  Tek eleştiri döner sermayelerin bütçe sürecinin dışında kalması. [Devamı]
    Paris’ten ders almak
    Nihat Ali Özcan, Dr. 16 Kasım 2015
    Cuma gecesi Paris’i kana bulayan terör saldırılarının önemli sonuçları olacağını biliyoruz. Birisinin herkes için değişim olacağı açık. Sadece Fransız halkı ve hükümetinden söz etmiyoruz. Yurttaşlarının yaşama hakkına, siyasal sistemine ve değerlerine önem veren tüm ülkeler konuya odaklanacaklardır. [Devamı]
    Şimdi bu seçim sonucundan mutlaka bir reform süreci çıkar mı?
    Güven Sak, Dr. 05 Kasım 2015
    7 Haziran seçimlerinden 1 Kasım’a, parlamento aritmetiği kapsamlı bir biçimde değişti. Koalisyon ihtimallerinden tek parti iktidarına, bir nevi başladığımız noktaya geri döndük. Şimdi etrafta gördüğüm yorumlar hep yeni hükümetin 2007 yılından beri kaybolan reform ateşini nasıl yeniden yakacağı ve bir yeni çağın başlayacağı varsayımı üzerine bina ediliyor. Gördüğüm, izlediğim  analizlerde, 2007 yılından beri ortadan kaybolan reform sürecinin nasıl olsa yeniden canlandırılacağı hadisesi tartışılmaz bir veri olarak kabul ediliyor. Öyle mi? Bu seçim sonucundan ille de yeni bir reform süreci çıkmaz. Ama ben çıkabileceğini düşünüyorum. Gelin anlatayım. [Devamı]