Arşiv

  • Ağustos 2020 (4)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Yeniden “güvenli bölge” tartışmaları
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Şubat 2017
    Geçen hafta Suriye’de “güvenli bölge” tartışmaları yeniden alevlendi. Konunun gündeme gelmesini, Trump’ın ABD ordusuna verdiği DAEŞ’le mücadele için alternatif planların hazırlanması emrinin bir parçası olarak düşünmek gerekir. Plan, aynı zamanda Trump’ın mülteci karşıtlığına çare bulmayı, geldikleri yerlerde tutmayı hedefliyor. Teorik olarak bu fikir Avrupa’da da hatırı sayılır taraftar bulabilir.Ancak, Suriye’deki askeri, siyasi ve ekonomik tabloya bakınca düşüncenin hayata geçirilmesinin hiç de kolay olmadığı görülüyor. Bu gün sayıları 6.5 milyonu geçen mülteciler için Suriye’de “güvenli bölge/bölgeler” inşa etmenin önünde ciddi zorluklar olduğu açık. Başka bir ifadeyle, önceki yıllarda var olan fırsatlar artık kaçırılmış gibi görünüyor.       Her ne kadar teorik olarak güvenli bölgeler [Devamı]
    Yılbaşı terörü aklımızı başımıza getirmelidir
    Güven Sak, Dr. 02 Ocak 2017
    Bu hafta sonu, bir takvim yılından ötekine geçtik. 2016 bitti, 2017 başladı. Aslında dünyada değişen bir şey olmadı. Ağaçlar, denizler, kuşlar, böcekler öyle bir takvim yılından ötekine geçmedi. Biz insanlar bir takvim yılından ötekine geçtik. Takvim yılı dediğiniz insan türünün yaşam kolaylaşsın diye uydurduklarından biri yalnızca. Bakın mesela biz şimdi 2017 yılına geçtik ama Suudi Arabistan hala 1438 yılında bulunuyor. Yakında onlar da, Türkiye’nin 1926’da Atatürk reformları ile yaptığını yapıp, idari bir kararla, 2017 yılına geçecekler. Ne olacak? Takvim sistemlerini değiştirecekler. Paralel bir evrenden dünyanın kalanına uymak üzere bizim tarafa gelecekler. İsrail parlamentosu, Knesset’e göre ise halen 5776 yılında bulunuyoruz. Kul yapısı kurgu dediğim işte bu. [Devamı]
    Yeni yılda Türkiye’nin terör sorunu (PKK) -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 30 Aralık 2016
    Maalesef Türkiye, 2016 yılını terör sorunlarıyla boğuşarak geçirmek zorunda kaldı. Çok sayıda insanımız hayatını kaybetti. Birçoğu yaralandı. Bir yandan PKK, bir yandan DEAŞ, bir yandan FETÖ ülkenin enerjisini boşa harcamaya, yaşama sevincini azaltmaya, motivasyonun kırmaya girişti. Böylesine ciddi bir sorunla baş edebilmek, ancak meseleyi soğukkanlılıkla ele almakla, gerçeklerle yüzleşmekle mümkündür. [Devamı]
    Suriye, PKK/PYD ve terörle mücadele
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Aralık 2016
    Son canlı bomba saldırılarının halkın ve hükümetin sabrını zorlamaya başladığı açık. Bu noktada, terörün önlenmesi, teröristlerin cezalandırılması, eylem kapasitesinin en aza indirilmesi için yapılması gerekenler yüksek sesle tartışılmaya başlandı. Hükümetin otoritesini yıpratmayı hedefleyen örgütün bu stratejisini işlemez kılacak önlemlerden biri de provokasyona mahal vermeden misliyle cevap vermektir. Özellikle, örgüt için önemli konularda ve kendisini rahat hissettiği alanlarda. [Devamı]
    Halep: Bir umursamazlık, utanç ve zafer hikâyesi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Aralık 2016
    Yine tarihin önemli ve ilginç tartışmalarına tanıklık ediyoruz. Sadece Türkiye’den değil, güneyimizdeki komşularımızdan söz ediyorum. Irak’tan pek heyecanlı “zafer” haberleri alamıyoruz. Nedense Musul’da süren DAEŞ operasyonu eskisi kadar medya gündeminde yer almıyor. Anlaşılan, bazı şeyler planlandığı gibi gitmiyor ve operasyonun hızı düşmüş durumda. İlginç olan, benzer sessizliğin ABD desteğinde Rakka’da yürütülen PKK/PYD operasyonu için de geçerli olması. [Devamı]
    Ankara’dan El Bab’a bakmak
    Nihat Ali Özcan, Dr. 02 Aralık 2016
    Güneyimizde, Irak ve Suriye’de iç içe geçmiş karmaşık politik ve askeri mücadele devam ediyor. TOBB ETÜ’den Savaş Çalışmaları konusunda uzman Doç. Dr. Haldun Yalçınkaya sahada olup bitenlerin şimdiye kadar gördüklerimizden, bildiklerimizden çok daha farklı olduğunu ifade ediyor. [Devamı]
    Çankırı’dan Silopi’ye intikal...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 08 Kasım 2016
    Musul ve çevre-sinde geçmişte tecrübe ettiklerimize hiç benzemeyen bir savaş sürüyor. Emir komuta yapısı muğlak, motivasyonu farklı, niteliği değişik birliklerin, silahlı grupların savaşından söz ediyoruz. [Devamı]
    PKK/PYD, Rakka ve ötesi -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 01 Kasım 2016
    PKK terör örgütünün tarihini yazanlar Irak’ın jeopolitik rolünü, politik çöküşünü dikkate almadan sağlıklı bir analiz yapamazlar. Özellikle de D. Galula’nın işaret ettiği “sınır doktrini” ve “coğrafi, sosyal, tarihsel” koşullar bağlamında. [Devamı]
    PKK/PYD, Rakka ve ötesi -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 28 Ekim 2016
    Bugünlerde çatışmalar nedeniyle Musul’u çokça tartışıyoruz. Bir iki gün öncesine kadar, DAEŞ’in Suriye’deki merkezi Rakka iyice gündemden düşmüş gibi görünüyordu. Bu sessizlik hali, DAEŞ karşıtı harekâtın iki merkeze birden odaklanmasını ve eş zamanlı uygulanmasını gerektiren askeri anlayışa ters bir durumdu. Neyse ki uluslararası koalisyonun Suriye ve Irak’taki operasyonlarından sorumlu ABD’li General Stephen Townsend son yaptığı açıklamayla bu sessizliği bozdu ve vaktin geldiğini söyledi. General, Musul’da başlayan harekâtı desteklemek ve DAEŞ’ın olası terör saldırılarını engellemek amacıyla Rakka’nın kuşatılacağını ifade etti.  General kuşatma harekâtını kimin gerçekleştirebileceğini açıklarken şunları ekledi. “Kısa sürede bu tür bir operasyonu yapabilecek tek güç, çoğunluğunu YPG savaş [Devamı]
    Musul, Rakka, Halep üçgeni...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 11 Ekim 2016
    Irak ve Suriye’de işler gittikçe içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Özellikle de Musul ve Halep’te operasyon yaklaştıkça. Belirsizliği artıran birden fazla neden sayabiliriz. İlk neden, ABD’nin askeri sebeplerden dolayı DAEŞ harekâtını iki ülkeyi içine alacak biçimde planlamak ve yürütmek zorunda olması. Farklı siyasi, psikolojik, askeri koşullara sahip iki ülkede eş zamanlı harekâttan söz ediyoruz. Öte yandan, ABD yönetimi, operasyonun başlama tarihi için ciddi zaman baskısı altında. Baskın görüş bunun başkanlık seçiminden önce başlayacağı yönünde.Savaşlar, doğası gereği riskli bir iştir ve belirsizlikler içerir. Belirsizliklerle baş etmenin birinci kuralı, liderlik ve hızlı karar alabilmektir. Ancak seçim zamanlarında, savaşın gerektirdiği askeri/politik durumlara cevap vermek zordur ve ka [Devamı]