Arşiv

  • Ocak 2018 (18)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)

    Etiketler

    Suudi Arabistan, İran ve ötesi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 07 Kasım 2017
    Mevcut gelişmeler Ortadoğu’nun yeni bir fırtınanın eşiğinde olduğunu gösteriyor. Üstelik bu fırtına, daha Arap Baharı’nın yol açtığı dip dalgalar sönmeden, yeni ve daha güçlü olarak geliyor. Suudi Arabistan’ın hırslı ve agresif veliaht prensi Muhammed bin Selman bir yandan içeride pozisyonunu sağlamlaştırmaya çalışırken, bir yandan da bölge de siyasi ve askeri tansiyonu yükseltiyor. [Devamı]
    İran’ın Kürt politikaları -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 03 Kasım 2017
    İran ile ABD, İsrail ile Körfez ülkeleri arasında ciddi askeri güç dengesizliği var. Bunu telafi etmek isteyen İran iki alana odaklanmış görünüyor. Nükleer silaha sahip olmak ve tehditlere asimetrik cevap verebilecek kapasite inşa etmek. Rakiplerinin örtülü operasyonlarını boşa çıkartacak, asimetrik tehditleri dönüştürecek, sınırlarının ötesinde tutacak, hibrit mücadele yürütecek kapasite inşasında epey mesafe almış görünüyor. Dahası, gerektiğinde benzer yöntemleri kullanacak kapasiteye erişmiş bulunuyor. [Devamı]
    İran’ın Kürt politikaları -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Ekim 2017
    Barzani, 1 Kasım’da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi başkanlığından ayrılacağını ilan etti. Bağımsızlık referandumu ve ardından yaşanan/yaşanacak gelişmeler bundan sonra farklı yönleriyle tartışılacak. Özellikle, Kürtler arası ilişkiler, ABD’nin tutumu, Irak merkezi hükümetinin yaklaşımı, Türkiye’nin politikaları ve İran’ın rolü. İran olmaksızın tablonun tamamını, olup bitenleri anlamak mümkün değil. Bu nedenle, İran’ın Kürt politikalarına, hedeflerine ve araçlarına yakından bakmakta fayda var.İran, bu günlerde Yemen’den Lübnan’a, Suriye’den Irak’a kadar geniş bir bölgede oldukça faal. Irak’a özel bir ilgi gösteriyor. İran, bu ülkede birbirini tamamlayan, iç içe girmiş, birkaç alanda faaliyetlerini sürdürüyor. Şiileri her alanda güçlendiren, Sünnileri yıllarca belini doğrultamayacak şekilde eze [Devamı]
    PKK ve Mumbai tarzı terör denemesi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 27 Ekim 2017
    İç politikanın yoğunluğu bazı konuları hızla gündemden düşürebiliyor. Bazıları ise özellikleri nedeniyle daha fazla ilgiyi hak ediyor. Tıpkı, 5 Ekim ve takip eden günlerde, güvenlik güçlerinin Muğla’ya denizden gelen PKK’lı 7 teröristi etkisiz hale getirmesi gibi. [Devamı]
    Rakka düşünce...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Ekim 2017
    Rakka’nın DAEŞ’ten temizlendiğinin ilanı Türk medyasında daha çok PKK’nın şehir meydanına astığı Öcalan posteri çerçevesinde tartışıldı. Oysa Rakka’nın harabe durumundaki hali bundan sonra sadece Türk-ABD ilişkilerinde değil, Suriye’nin geleceğinden ABD-Rusya ilişkisine, DAEŞ’in geleceğinden Kürtler arası ilişkilere kadar geniş bir yelpazede etkili olacak ve yeni tartışmalar başlatacak.   Rakka’nın düşüşüyle başkentini kaybeden DAEŞ, toprağa bağlı olmayan yeni mücadele stratejisinin arayışına girerek, kendini var etmeye çalışacak. Bu aynı zamanda DAEŞ olarak tezahür eden yerel sorunların, çatışmaların, destek veren güçlerin yeni siyasi çıkış yolları ve ittifak arayışları anlamına gelecektir. DAEŞ fiziki olarak haritalarda yer almasa da onun terörist ruhu farklı yerlerde yaşamaya, kendini ş [Devamı]
    İdlib, denize çıkmak ve analiz sorunu -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 20 Ekim 2017
    Gelişmeleri PKK pencere-sinden değerlendirmek örgütün İdlib’den Akdeniz’e açılacağı tezini test etmemizi sağlayabilir. Tüm aktörler gibi PKK da bu günlerde belirsizliklerden muzdarip. Çünkü örgütü de etkileyecek bir dizi gelişme yaşanıyor. [Devamı]
    İdlib, denize çıkmak ve analiz sorunu -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Ekim 2017
    Geçen hafta Özel Kuvvetler, zırhlı, topçu ve komando birliklerinden oluşan unsurlar Suriye sınırına intikal ettiler. Bazıları “Gerginliği Azaltma Bölgesi” oluşturmak için İdlib’e girdi. Önümüzdeki günlerde diğer birlikler de peyderpey girecekler. Güvenlik ortamının belirsizliği, İdlib’in iç çeperlerinde görev yapacak birliklerin yanı sıra takviye birliklerin de sınırda yığınak yapmasını gerektiriyor. Tehdidin ölçeği, görevin karakteri, coğrafya, cepteki nüfus yoğunluğu dikkate alındığında, görevin uzun zaman alacağını, kuvvetin ise hatırı sayılır ölçekte olması gerektiğini söylemek abartı olmaz. [Devamı]
    İdlib’i masaya taşımak...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 13 Ekim 2017
    İdlib’de buz dağının görünen kısmını konuşmayı seviyoruz. TSK’nın “çatışmasızlık bölgeleri” inşa edeceğini, ardından da mucizevi bir şekilde barışın geleceğini, her şeyin yoluna gireceğini umut ediyoruz. Oysa önümüzde uzun, yorucu, çoğu zaman can sıkıcı, yavaş ilerleyen, kırılgan, sürprizlerle dolu ve pahalı bir süreç var. [Devamı]
    Suriye, İdlib ve ötesi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 10 Ekim 2017
    Putin’in Suriye’de savaşan generalleri ABD’li meslektaşlarına göre daha şanslılar. Çünkü liderlerinin siyasi hedefi, tartışmaya yer vermeyecek kadar açık ve net. Rusya’nın, Akdeniz’de ve Ortadoğu’da çıkarlarını korumaya imkân verecek, işbirliğine hazır, Batı’dan kopmuş, zayıf bir hükümet eliyle Suriye’yi yönetecek bir aktörü iktidarda tutmak. Bu sayede deniz ve hava üslerinde on yıllar boyunca kalıcı olmak. [Devamı]
    Bir başka cepheden Talabani
    Nihat Ali Özcan, Dr. 06 Ekim 2017
    Irak’ı, Irak’ta Kürt hareketinin tarihini yazmak isterseniz Talabani’ye yer vermeden bunu başaramazsınız. Talabani, Irak hükümetlerine karşı yürüttüğü mücadeleyle, Barzani ailesiyle giriştiği bitmez tükenmez liderlik yarışıyla, Soğuk Savaş’ın hızlı sosyalisti ve yeni Irak yönetiminin yediemini olarak hayatını tamamladı. [Devamı]