Arşiv

  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)

    Döviz kurundaki gelişmenin arka planı
    Fatih Özatay, Dr. 13 Mayıs 2022
    Döviz kuru birkaç gündür yükseliyor. Bu yazıyı yazdığım sırada bir dolar 15,31’in biraz üzerindeydi. Oysa on işgünü öncesinde 14,7’nin altındaydı dolar kuru. Yüzde 4,1 oranında artış var kurda. Bu artışın büyük bir kısmı son üç-dört işgününde gerçekleşti. Döviz kurunun mevcut seyrini sürdürmesinin ekonomimiz açısından çok olumsuz sonuçlar doğuracağı sanırım yeteri kadar açık. Yine de iki tanesini belirteyim. Birincisi, tüketici enflasyonunun üç haneli düzeylere çıkma ihtimali çok artar. İkincisi, kur korumalı mevduatın bütçeye getireceği yük çok yükselir. Peki, ne oldu? Ne oluyor? [Devamı]
    "Örtük sabitimsi döviz kuru rejimi" | 2
    Fatih Özatay, Dr. 16 Şubat 2022
    “Örtük sabitimsi” döviz kuru rejiminden kastettiğim şu: Ocak ayının ilk günlerinden beri dolar kuru 13.5 liraya yakın çok dar bir aralıkta dalgalanıyor. Bu anlamda ‘sabitimsi’. Öte yandan döviz kurunun içinde dalgalandığı koridor ve o koridorun alt ve üst sınırlarının zaman içinde nasıl değişecekleri önceden ilan edilmiş değil. Bu anlamda da ‘örtük’. Bu tür rejimler, ayrıntıları önceden açıklanır ve sürdürülebilir olurlarsa önemli faydalar sağlayabiliyorlar. Birincisi, enflasyonu düşürmekte önemli bir rol oynuyorlar. İkincisi, döviz kuru sabite yakın tutularak önemli bir makroekonomik değişken hakkındaki belirsizlik ortadan kaldırılıyor. Üçüncü olarak, yurtiçi faiz hadlerinin düşük olan yurtdışı faiz hadlerine yakınsaması sağlanıyor. Ancak bu tür bir rejimin sürdürülebilirliği risk altında [Devamı]
    “Örtük sabitimsi döviz kuru rejimi” | 1
    Fatih Özatay, Dr. 11 Şubat 2022
    Başlıktaki Türkçe kullanımı için affedin lütfen. Ocak ayının ilk günlerinden beri 1 dolar 13.5 liraya yakın bir yerde tutulmaya çalışılıyor. Bir anlamda sabit döviz kuru rejimi altındayız. ‘Bir anlamda’, çünkü sabit kur rejimlerinin uygulanacağı önceden ilan edilir ve döviz kurunun her gün ne değeri alacağı önceden bilinir. Bizde ilan edilen bir şey yok; bu anlamda ‘örtük’. Aynı zamanda döviz kuru çok dar bir aralıkta dalgalanıyor; bu anlamda ‘sabitimsi’. Bugün bu konuya genel bir giriş yapacağım. Bir sonraki yazıda ise ‘örtük sabitimsi döviz kuru rejiminin’ Türkiye açısından ne ölçüde uygulanabilir olduğunu tartışacağım. [Devamı]
    Bu karmaşadan sağlıklı bir para politikası çıkmaz
    Fatih Özatay, Dr. 17 Kasım 2021
    Perşembe günü Para Politikası Kurulu (PPK) kararı var. Bu nedenle PPK’da nasıl bir karar alınabileceğine dair sorular geliyor. Yanıtlaması güç bu soruyu. Çünkü son zamanlarda temelde iki farklı hedef gösterdi TCMB bize. Birincisi, fiyat istikrarına vurgu yaptı. Enflasyonun düşeceğine dair tahminler yaptı. Bu tahminlerinin temel nedeni olarak da kredi gelişmelerine yer verdi. Kredi arzındaki yavaşlamanın alınan makro ihtiyati önlemlerin sayesinde olduğunu, dolayısıyla enflasyonun da düşmeye başlayacağını ileri sürdü. Sonra, politika faizini enflasyonun üzerinde tutacağını belirtti. Dolayısıyla, enflasyona önem verdiğini ima etti. Daha sonra da çekirdek (temel) enflasyona bakıp faizi onun üzerinde tutacağını söyledi. Bu köşede bu açıklamaların neredeyse tamamını eleştirdim. Özellikle gerçekl [Devamı]
    Döviz kredisi düzenlemesi
    Fatih Özatay, Dr. 31 Ocak 2018
    Uzun bir süredir, Türkiye ekonomisinin temel kırılganlık kaynağının döviz cinsinden borçlarının döviz cinsinden alacaklarına kıyasla çok yüksek bir düzeyde bulunması olduğuna dikkat çekiyorum. Bu kırılganlık, döviz kurundaki sert ve görece uzun süreli yükselişlerin özellikle şirketler kesiminin bilançosunu sarsmasına yol açıyor. Döviz kurunda bu tip hareketlerin önemli bir kısmı Türkiye’nin kontrolünde olmayan nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Mesela, gelişmiş büyük ülkelerin merkez bankalarının parasal sıkılaştırmaya gitmeleri, hele bu sıkılaştırmanın şiddetleneceği beklenirse Türkiye ve benzer kırılganlıklara sahip ülkelerde önemli tahribatlara yol açabiliyor. Genellersem, Türkiye ekonomisi yurtdışından sermaye (dış kaynak) girişinde oluşabilecek belirgin azalışlara karşı hassas. Bu [Devamı]
    Söz konusu kur sıçramasıysa gerisi teferruattır
    Fatih Özatay, Dr. 29 Kasım 2017
    Söz konusu döviz kurundaki sıçrama olunca herkes ayağa kalkıyor; gerisi teferruat düzeyine iniyor. Bırakın bu düzeyde bir tepkiyi, bunun ben diyeyim beşte biri, siz deyin onda biri kadar tepki, ne işsizlik sıçradığında ne de enflasyon alıp başını gittiğinde veriliyor; onlar birer teferruat olarak görülüyor. Elbette bu davranış biçiminin geçmişte yaşadığımız krizlerin hala hafızamızda canlı olması ile çok yakından bir ilgisi var. Neredeyse kur sıçraması krizle eş anlamlı hale geldi ülkemizde. Doğru değil elbette; her kur artışına kriz demek mümkün değil: Kriz statüsünü “kazanabilmesi” için arkasından banka ya da şirket iflasları (ya da kapatmaları, el koymaları), işsizlikte sıçrama, ekonomide daralma gibi gelişmelerin en azından bir kısmının yaşanması gerekir.Şüphesiz kur sıçramalarına karş [Devamı]
    Şapkadan tavşan yerine temel sorunlarımıza çözüm çıkarsak?
    Fatih Özatay, Dr. 15 Kasım 2017
    Merkez Bankası (MB) son zamanlarda döviz piyasasındaki hareketlere karşı bazı adımlar atıyor. Bunlardan ihracat reeskont kredilerine ilişkin olanı geçen yazıda tartışmış “ve ne gerek var” demiştim. Zira Şubat 2018’e kadar yürürlükte kalacak bu kararla süre zarfında kredisini geri ödeyecek olana MB eliyle kaynak aktarılıyor, buna karşılık bu süre başlamadan birkaç gün önce ödeyenler ya da bittikten hemen sonra ödeyecekler dezavantajlı duruma düşüyorlardı. Bu kararda en sakıncalı olan elbette işin “kaynak aktarımı” kısmı, avantaj/dezavantaj ikincil planda. Bir de döviz kurunun Şubat 2018 değeri için bir sinyal veriliyor. Bu sakıncalar nedeniyle “ne gerek var”dı.Hafta başında bir MB yetkilisi şirketlere döviz kuru riski koruması sağlayacak Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine başlam [Devamı]
    Reeskont kredisi ve ekonomik temellerle uyumsuz kur hareketleri
    Fatih Özatay, Dr. 08 Kasım 2017
    Uzun bir süredir para politikası hakkında yazmak içimden gelmiyor. İki temel nedenle: Birincisi, bugün Türkiye’nin ekonomik alanda karşı karşıya kaldığı sorunların çözümü büyük ölçüde ekonomi politikası dışındaki alanlarda (kural hâkimiyeti, hukuk sistemine güven, demokrasi, dış politika…) atılacak bir dizi adıma bağlı; para politikasıyla bir ilgisi yok. İkincisi, “kendi hedefini önemsemeyen” bir para politikası uygulaması var yıllardır; ne yazacağım?Bu orucumu bozuyorum; zira son günlerde para politikası alanında bir dizi gelişme var: Yılın son enflasyon raporu açıklandı. Merkez Bankası (MB) ihracat reeskont kredilerine ilişkin yeni bir karar aldı. Bu kararı alırken “son dönemde piyasalarda ekonomik temellerle uyumlu olmayan fiyat oluşumu” var dedi. Türkiye’de bir süredir sıkı para politi [Devamı]
    Sizce, bu işin dibi nerededir?
    Güven Sak, Dr. 13 Ocak 2017
    Biri bana geçenlerde tam da bu soruyu sordu: “Sizce” dedi, “bu işin dibi nerede?” Önce ne dediğini anlamadım. Meğer Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybından bahsediyormuş. Doğrusu ya, bu aralar, kendimi bir uçurumun kenarından aşağıya bakıyormuş gibi hissediyorum. 2016 Ekim’inin 11’inden 2017 Ocak’ının 11’ine Türk Lirası Amerikan doları karşısında yüzde 25’ten fazla değer kaybetti. Yandaki grafik Türk lirasının Amerikan doları karşısındaki değer kaybını gösteriyor. Giderek dikleşen bir uçurumun kenarından aşağıya bakıyoruz gibi gelmiyor mu size de? Soru meşru bir soru hakikaten. “Sizce bu işin dibi nerededir?” [Devamı]