Arşiv

  • Ağustos 2020 (6)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Türkiye uzaktan çalışmaya ne kadar hazır?
    Güven Sak, Dr. 11 Ağustos 2020
    COVID-19 ile birlikte, yaklaşık bir altı aydır hayatımız değişti ve öyle görünüyor ki daha da değişecek. Peki, bu değişime ne kadar hazırız? Daha açık bir ifadeyle bu değişim sürecini sağlıklı bir biçimde yönetip, şirketlerimizin bu yeni ortama intibakını nasıl sağlayacağız? Boş lakırdı kotası çoktan dolduğuna göre bir an önce manasız tartışmaları bırakıp işe odaklanmamız gerekiyor. Peki, hadiseye nasıl bakalım. Gelin konuşalım. [Devamı]
    Korona sonrası dindarlık ve gençlik
    Hilmi Demir, Dr. 09 Ağustos 2020
    Tartışmalar korona sonrası dünyanın bildiğimiz dünya olmayacağını gösteriyor. Siyaset bilimcileri, sosyologlar ve daha birçok bilim uzmanları nasıl bir dünya bizi karşılayacak, sorusuna cevap arıyor. Dijitalleşmeden ekonomik, sosyal ve siyasal tüm gelişmeler nasıl hayat tarzlarımızı, alışkanlıklarımızı, yaptığımız işleri değiştiriyorsa inançlarımızı ve ona bağlı alışkanlıklarımızı da değiştirir. Bu bağlamda korona sonrası inanç ve sosyal hayatımızdaki muhtemel değişimler üzerine düşünmek kaçınılmaz gözüküyor. [Devamı]
    Tik Tok artık Hindistan’a geri döner mi?
    Güven Sak, Dr. 14 Temmuz 2020
    Güney Batı Asya’nın nasıl bir yer olduğunu ben ilk Afganistan-Pakistan sınırında görmüştüm. Dağlık arazide sınırın nereden geçtiği konusunda her kafadan bir başka ses çıkıyordu. Aynı durum, Pakistan-Hindistan arasında da var. Çin-Nepal ve Hindistan-Nepal arasında da. Yine Himalayaların geçtiği Çin-Hindistan arasında da sınır uyuşmazlığı meselesi var. Zaten oradan geçene sınır çizgisi demiyorlar, fiili kontrol çizgisi (line of actual control-LAC) diyorlar.  Çin-Hindistan sınır çizgisi konusunda en son savaş 1962 yılında çıkmıştı. O zamandan beri zaman zaman sıcak çatışma ihtimali beliriyor. En son 5 Mayıs’ta, Hindistan sınır arazisine yol yapmaya başlayınca, Çin karşı çıktı. Rivayet muhtelif ama askerler hareketlendi ve çatışmalarda kırktan fazla insan öldü. [Devamı]
    Almanya’nın fintek devi nasıl battı ve bu bizi neden ilgilendiriyor?
    Güven Sak, Dr. 07 Temmuz 2020
    COVID-19 küresel salgınının yarattığı atmosfer pek çok ülkede hükümetlerin yanlış kararlar vermesine neden oluyor. Doğrusu ya, Almanya’nın fintek (fintech) alanında Amerika’ya cevabı olan ödeme sistemleri şirketi Wirecard’ın batışı, içinde bulunduğumuz zehirli atmosferi güzel özetliyor. Gelin bakın, Almanya’nın fintek devi, Wirecard, nasıl battı ve bu bizi neden alakadar ediyor? [Devamı]
    Vazgeçmek gereken politika
    Fatih Özatay, Dr. 03 Temmuz 2020
    DÜNYA’da, Güven Sak ile birlikte COVID-19 salgınının ekonomimize olumsuz etkilerini ve bu etkileri azaltmak üzere yapılabilecekleri tartışan dört yazı yayınlandık. 23 Mart, 31 Mart, 13 Nisan ve 8 Mayıs tarihli yazılarda özenle vurguladığımız temaların başında şu geliyordu: Olağanüstü bir dönem olağanüstü önlemler gerektirir. Bu kaçınılmaz önlemleri (destekler nedeniyle bütçe açığının ve kamu borcunun artması, parasal genişleme gibi) alırken, önlemlerin yaratacağı riskleri en aza indirmeyi hedefleyen politikaların da açıklanması şarttır. [Devamı]
    Hangi politikayı tercih ederdiniz?
    Fatih Özatay, Dr. 01 Temmuz 2020
    Ekonominiz daralıyorsa, maliye politikasında manevra alanınız varsa, iç talebi bir nebze olsa da harekete geçirmek amacıyla maliye politikasını gevşetirsiniz. Ekonominiz normal büyüme oranını yakaladığında ise bütçenize çeki düzen verirsiniz. Bir yandan bu politika değişikliği diğer yandan normale dönen ekonomi nedeniyle artan vergi gelirleri ve azalan (işsizlik yardımları gibi) transfer harcamaları, maliye politikasını gevşetmeniz nedeniyle yükselen kamu borcunun makul bir düzeye inmesini sağlar. Böylelikle, ihtiyaç duyulduğunda kullanabileceğiniz bir maliye politikası manevra alanına tekrar sahip olursunuz. Bu ‘genel’ doğrunun yanı sıra, ekonominiz daralıyorken attığınız maliye politikası adımlarının hangi amaçla atıldığı da çok önemlidir. Yurtiçi talebi en çok artıracak ve en çok ihtiya [Devamı]
    COVID-19 Salgını ile Avrupa Yeşil Anlaşması’nın ilişkilendirilmesi
    Halil Agah 27 Haziran 2020
    İklim değişikliği ve çevresel sorunlar gün geçtikçe kendisini daha çok hissettirmekte ve şiddetini artırmaktadır.  Tüm bu yaşananlar, dünyanın hemen her bölgesinde çok önemli bir tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır.  Fosil yakıtlara olan bağımlılık, daha az maliyetle daha fazla üretim yapmak için yok olma noktasına getirilen doğal kaynaklar, gün be gün azalan ormanlar ve kirlenen denizler ve okyanuslar, gezegendeki sekiz milyon türün bir milyonun kaybolma riski ile karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. [Devamı]
    Virüs, ofisi dönüştürürken hastanelere ne olur?
    Güven Sak, Dr. 16 Haziran 2020
    Eskiden ben daha çocukken, ofise ofis denmezdi, yazıhane denirdi. Babamı, çalışma saatleri içinde, görmek için, biz hep yazıhaneye giderdik. Sonra yazıhane ofis oldu. Şimdi ise bildiğimiz ofislerin bile Kolektif House benzeri “paylaşımlı ofis” haline geleceği bir yeni dünyaya doğru gidiyoruz gördüğüm. Virüsten sonra ne olur diye merak edenlere ilk haberi vermiş olayım: Artık uzaktan çalışmanın norm olacağı bir yeni dünyaya gidiyoruz.  Neden? [Devamı]
    Sakın ha olmasın senaryosu
    Fatih Özatay, Dr. 12 Haziran 2020
    Salı günü sorduğum soru şuydu: “Küresel finansal krizdeki parasal genişleme COVID- 19 salgını öncesinde henüz geri çekilmemişken ve büyük gelişmiş merkez bankalarının faizleri hala düşük düzeylerde seyrediyorken, bir de salgın nedeniyle ek ve bol miktarda yeni parasal genişleme, normalleşmeye geçiş sürecinde ve sonrasında benzer bir sermaye akımına yol açar mı?” İki senaryodan söz etmiştim. İlki olumlu olanıydı ve sorunun yanıtı ‘evet’ şeklindeydi. Sıra olumsuz olan ikinci senaryoda. [Devamı]
    COVID-19 Süreci ve Gıda Güvenliği
    Halil Agah 09 Haziran 2020
    COVID-19 salgın sürecinde hemen tüm dünyada toplumların gıdaya erişiminin yanı sıra, gıda güvenliği konusu da gündemde önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsan sağlığını riske atmayan gıdalar olarak tanımlanabilecek “gıda güvenliği” insanlar açısından hayatta kalma isteğinin en temel içgüdülerinden birisi olarak yaşamın odağında yer alan bir konudur.  Bu bağlamda, tüketilen gıdaların da yaşamı riske atmaması gereğiyle bağlantılı olarak gıda güvenliği çok önemlidir. [Devamı]