Arşiv

  • Ocak 2018 (15)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)

    Etiketler

    Afrin’e dair -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 16 Ocak 2018
    ABD ordusu, otuz bin kişilik sınır koruma birliği kurarak SDG’ye (siz onu PKK/PYD okuyun) askeri, idari ve siyasi kapasite kazandırıyor. Her ne kadar iddialar DAEŞ militanlarının hareketlerini engellemek olsa da Suriye parçalanmaya bir adım daha yaklaşmış görünüyor. En iyi ihtimalle de egemenlik gruplar arasında paylaşılacaktır. [Devamı]
    Suriye’de politik/askeri mücadele
    Nihat Ali Özcan, Dr. 12 Ocak 2018
    Suriye yine gündeminin ön sıralarına taşındı. Ülke, ABD, Rus bölgesel rekabetinin ön cephelerinden biri haline geldi. Muhtemel gelişmeleri öngörebilmek, hedef ve strateji belirlemek için iki ülkenin politik hedeflerini teşhis etmek, stratejilerini belirlemek faydalı olabilir.  Suriye’nin Rus kontrolündeki bölgelerde çatışmalar yeniden alevlendi. Düşük teknolojili ve silahlandırılmış insansız hava araçlarından oluşan “sürüler”, Rus hava üssüne saldırı düzenlediler. Karada ise, çatışmalar İdlib güneyinde yoğunlaşmış durumda. Esad’ın askerleri bir yandan kuzeye doğru ilerlerken, bir yandan da güneye doğru hareketlenerek “muhaliflerden” önemli ölçekte arazi ele geçirmeyi başardılar.Kuşatma ve sarma taktiği, Rusya’nın askeri danışmanlık, ateş desteği, istihbarat sağlamasıyla birlikte ele alındı [Devamı]
    Dördüncü dalga istihbarat krizi...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 09 Ocak 2018
    İstihbarat örgütlerinin ilk görevi siyasi, askeri liderleri, diplomatları, teknokratları kötü sürprizlerden korumaktır. Kamuoyu kurumun kapasitesini “kötü sürprizlerle” ölçer. Bedeli ise siyasiler için kamuoyu desteğinin kaybedilmesi, komutanlar için zayiat, diplomatlar için küçük düşmektir. Yine istihbarat örgütlerinden devlet hayatındaki kişi ve kurumların karar alma süreçlerine katkı sunmaları beklenir. [Devamı]
    İran’a dair...
    Nihat Ali Özcan, Dr. 05 Ocak 2018
    İran’da başlayan sokak hareketlerinin ilgi görmesinin birden fazla nedeni var. Sokak, İran İslam rejiminin kuruluşunda önemli bir role sahipti. Yine, İran’ın Ortadoğu’da aktif olması gelişmeleri ilgi çekici hale getiriyor. Çünkü istikrarsızlığa savrulmuş bir İran’ın içeride ve dışarıda yaratacağı “kara deliğin” neleri içine çekeği en büyük soru. Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Yemen’e, Afganistan’dan Basra Körfezi’ne kadar geniş bir bölgeden söz ediyoruz.Son olarak Arap Baharı ile başlayan şiddet dalgasının, sokak hareketlerinin, Suriye’de, Yemen’de, Libya’da, Irak’ta nelere mal olduğunu hep birlikte gördük ve görmeye devam ediyoruz. Mülteci sorunundan ölümlere, terörizmden açlık ve sefalete kadar. Olası sonuçlar İran’da hadiselerin ne yönde gelişeceği konusundaki merakı artırıyor.Elbette n [Devamı]
    Suriye’de ‘ordu’ bolluğu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 02 Ocak 2018
    Gelişmeler Suriye sorununun bu yıl da gündemin ön sıralarını işgal edeceğini gösteriyor. Bir yandan “müzakereler” sürerken, bir yandan da sahada yoğun faaliyetler devam edecek. Faaliyetlerin özünü birkaç bölgede devam eden çatışmalar ile grupların kontrol ettikleri bölgelerde siyasi güçlerini tahkim edecek “ordu” kurma çabaları oluşturacak. [Devamı]
    ABD-Rusya makasında Suriye
    Nihat Ali Özcan, Dr. 29 Aralık 2017
    Yılın son günlerinde Suriye cephesinden bir yandan ilginç sinyaller alırken, bir yandan da dikkat çekici gelişmelere tanıklık ediyoruz. Konunun gidişatını anlamak için ABD ve Rusya tarafına daha yakından bakmakta fayda var. Bu gün her iki ülke de Suriye’de kendi yol haritalarını uygulamaya koymuş durumdalar. Her ne kadar bazı itirazlar olsa da iki ülkenin uygulamalarında “tuhaf bir uyum” gözden kaçmıyor. Anlaşılan önümüzdeki yıllarda da bu tuhaf ilişki açığa çıktıkça Suriye konularına daha fazla zaman ayıracağız. Esad rejimi ile 49 yıllığına deniz ve hava üssü anlaşması imzalayan Rusya, politik hedeflerinden birini gerçekleştirdi. Böylece Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan Rusya,  ABD Milli Güvenlik Strateji Belgesi’nde ifade edilen “meydan okumasını” ete kemiğe büründürmüş oldu.  Rusya, Suriy [Devamı]
    ABD Milli Güvenlik Belgesi nedir, nasıl okunmalı? -2-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 26 Aralık 2017
    Trump’ın imzaladığı “Milli Güvenlik Belgesi” herkes gibi Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. ABD’nin ekonomik, siyasi, diplomatik ve güvenlik alanlarında atacağı adımlar, diğer ülkelerle ilişkileri dolaylı ya da doğrudan Türkiye’yi de etkileyecektir. Yine de belgeye ilgi göstermek bir zorunluluk değil. Ancak, küresel bir güç iddialı, gerilimli bir strateji izleyeceğini söylüyor, gerektiğinde çatışmaya girebileceğini ifade ediyorsa ortada bir gereklilik var demektir. Öfke ve kızgınlıkla, en baştan “yok sayılacak” bir tutum geliştirmemek gerekir. Yapılması gereken şudur. ABD’nin küresel, bölgesel çıkar ve değerlendirmelerini, niyetlerini, ilişkilerini mercek altına almak. Kendi “Milli Güvenlik Stratejiniz” ile olanlara/olabileceklere cevap vermeye hazır olmak. Bunu yaparken de sadece bu m [Devamı]
    ABD Milli Güvenlik Belgesi nedir, nasıl okunmalı? -1-
    Nihat Ali Özcan, Dr. 22 Aralık 2017
    ABD Başkanı yeni “Milli Güvenlik Strateji Belgesi”ni açıkladı. Belge dört sütun üzerine oturuyor. Bunlar, ABD’nin, halkının ve yaşam tarzının korunması, Amerika’nın refahının korunup güçlendirilmesi, güç kullanarak barışı savunmak ve Amerika’nın nüfuzunu artırmak. [Devamı]
    Duvar ve sınır güvenliği
    Nihat Ali Özcan, Dr. 19 Aralık 2017
    Suriye’de devam eden çatışmaların politik ve askeri karakteri değişiyor. ABD ve Rusya masaya oturmadan önce avantajlı konum elde etmenin peşindeler. Bu çerçevede iki taraf da PKK/PYD’ye karşı oldukça “nazik ve anlayışlı” davranıyor. PKK/PYD arazi, su ve petrol rezervlerini kontrol ettikçe muhayyel Suriye modeli de ufukta şekilleniyor. Öte yandan, Esad rejimi küçük hamlelerle İdlib’in dış çeperlerini yoklamayı sürdürüyor. Bu, gelecek günlerde askeri hamlelerin yoğunluk kazanacağının işareti. Türkiye’nin odaklandığı Afrin konusunda ise, her nedense, bugünlerde sessizlik hâkim. DAEŞ, Suriye’de toprak kontrolünü kaybetti. Yine de ara sıra, küçük çaplı sürpriz saldırılar yapabiliyor. Dağılan militanlar, sınırları geçerek bölgeden ayrılmaya, geldikleri yerlere dönmeye ya da sivillerin arasına ka [Devamı]
    ‘Üçüncü seçenek’ olarak Zarrab davası
    Nihat Ali Özcan, Dr. 15 Aralık 2017
    Zarrab davasıyla ortaya ilginç bilgiler, ilişkiler, kişiler ve uygulamalar çıkıyor. Hikâyede ambargonun delinmesinin siyasi, hukuki, ahlaki, teknik ve polisiye boyutlarından daha fazlası var. Örneğin, Türk vatandaşı “sanık ve tanıkların” bazılarının hâkim önüne çıkarılmalarında olduğu gibi. Rıza Zarrab’dan, Halk Bankası Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’dan ve tanık olarak dinlenen eski Komiser Muavini Hüseyin Korkmaz’dan söz ediyoruz.Duruşmaların bir dizi hibrit (açık, örtülü) operasyonla mümkün olabildiğini artık öğrendik. Kitaba göre, “hibrit operasyon” şu demek: ABD çıkarlarını/yasalarını ihlal edenlerin hâkim önüne çıkarmak için gizli bir şekilde, zorla veya ikna edilerek ABD’ye götürülmesidir. Bu, işin “örtülü” kısmını oluşturur. Kişiler, kamuoyu ve hâkim önünde ifade vermeye başladığınd [Devamı]