Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Kalkınma Ajansları işte asıl şimdi lazım
    Güven Sak, Dr. 30 Nisan 2024
    Bundan yıllar sonra, belki on yıl sonra, bugünlere bakarken “Bak işte o andan sonra her şey farklılaştı” diyeceğiz gibi geliyor bana doğrusu. Etrafa hep böyle bakıyorum. Öyle bir dönemde yaşıyoruz. Dünya bir halden ötekine doğru gidiyor. Bir tür fetret dönemindeyiz. Gramsci’nin dediği canavarlar dönemi işte. Doğru seçimler, hatalı seçimler belirleyici olacak. [Devamı]
    Planlar, Uygulamalar ve Kalkınma
    Burcu Aydın Özüdoğru, Dr. 21 Ekim 2023
    Bu hafta ekonomi gündemimizde 12. Kalkınma Planı vardı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanan Kalkınma Planına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından milletvekillerine bilgilendirme sunumu yapıldı. Sunumda 12. Kalkınma Planının, İstanbul'un fethinin 600. Yıldönümü olan 2053 perspektifiyle hazırlandığı iletildi. Önümüzdeki yüzyılın Türkiye yüzyılı olacağı belirtildi. Kalkınma planının vizyonu da Türkiye’nin dünyadaki başlıca bilim, teknoloji, üretim, ticaret, kültür ve sanat merkezlerinden biri olması ve aynı zamanda millî ve manevi değerlerini koruması olarak çizildi. [Devamı]
    Felaketten sonra hayata nasıl dönülür?
    Güven Sak, Dr. 14 Mart 2023
    Deprem, 6 Şubat gecesi sabaha karşı hayatımızı değiştirdi. Şimdi depremin üzerinden bir ayı aşkın bir süre geçti ve hala ortada bir toparlanma stratejisi, kentlerde hayata dönüş planı yok. Ne var? Keşmekeş. [Devamı]
    Mısır inşaatla hala mesafe alabilir, Türkiye alamaz
    Güven Sak, Dr. 21 Aralık 2017
    Bu pazartesi Stuttgart yolunda İngiliz Financial Times gazetesini okurken, üçüncü ve dördüncü sayfalarda yer alan iki haber dikkatimi çekti. Her iki haberde de ekonominin canlandırılması temel meseleydi. Bunun için yatırımlara hız verilmesi gerekiyordu. Temalar aynıydı aynı olmasına ama aynı hedefe ulaşmak için tutulan yol, seçilen yöntem, birbirinden tamamen farklıydı. Biri son derece 20. yüzyıla, öteki ise 21. yüzyıla aitti. İlk haber Mısır’la, ikincisi Avrupa Birliği ile alakalıydı. Doğrusu ya, her iki haberi arka arkaya okuyunca, Türkiye’nin son 10 yıldır bitmeyen patinajını ve zavallı beceriksizliğini hatırladım. Son derece trajik buldum. Türkiye, Mısır gibi yapamaz. Ne olur? Elimizde patlar. Kötü patlar. [Devamı]
    Uçtuk, kaçtık derken neden ancak bir arpa boyu yol aldık?
    Güven Sak, Dr. 27 Şubat 2017
    Vakıa ile kavga edilmez. Önce rakamlar. 1970’lerin başından bugüne Türkiye’nin kişi başına milli geliri Amerikan kişi başına milli gelirinin yüzde 20’si civarında oynadı durdu. Az aşağıdaydı eskiden, şimdi az yukarıda. Ama vakıa ortada: Amerikan kişi başına milli gelirinin yüzde 20’si civarı. Arada büyük Türkiye var, nurlu ufuklar var ama sonuç yüzde 20’nin  az altı, az üstü sonuçta. Nedir Türkiye’yi geride tutan? Aklınıza bir sürü açıklama gelebilir elbette ama ben milletin ülke ile ilgili ortak bir gelecek vizyonuna sahip olmasının son derece önemli olduğunu düşünmeye başladım doğrusu. Anlatmak isterim. [Devamı]
    2017 daha iyi olur mu?
    Güven Sak, Dr. 10 Ekim 2016
    Geçen hafta, Kalkınma Bakanlığı Orta Vadeli Programı (OVP) açıkladı. IMF de Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ekim ayı versiyonunu yayımladı. Hem OVP’de hem de IMF tahminlerinde Türkiye’nin büyüme oranı aşağıya doğru revize edildi. Bir farkla. OVP’ye göre, 2017 yılı 2016’dan daha iyi olacaktı. IMF tahminine göre ise 2017, 2016’dan daha iyi olmayacaktı. Bugünün konusu bu olsun, müsaadenizle. Türkiye’nin büyüme performansı 2017 yılında 2016 yılından daha iyi olur mu? 2016’nın iyi olmayacağı artık ortada. 2017 nasıl olur diye gelin birlikte bir bakalım. [Devamı]
    Avrupa Birliği olmadan Türkiye zenginleşemez
    Güven Sak, Dr. 30 Mayıs 2016
    Türkiye bundan 10 yıl önce orta gelirli bir ülkeydi. Şimdi de aynı yerde. Türkiye, dünya klasmanında hala orta gelirli bir ülke olarak kabul ediliyor. 15 yıldır çabalayıp duruyoruz ama sonuç ortada. Türkiye, orta gelirli ülkeler grubundan yüksek gelirli ülkeler grubuna geçemedi. Bir nevi sınıfta kaldı. Memleketin vasatı açısından bakarsanız durum böyle. Peki, il bazında baktığımızda ne görülüyor? 2001 yılından 2013 yılına, yalnızca 12 ilimiz orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna geçti. Nedir? Son 15 yıldır memleketin ancak beşte biri orta gelir tuzağını aşabilmiş. [Devamı]
    Menderes dönemi herkese nasıl fark atıyor?
    Güven Sak, Dr. 11 Ocak 2016
    Yandaki grafik Dünya Bankası’nın “Türkiye’nin Dönüşümleri: Entegrasyon, Kapsama, Kurumlar” raporundan alınma. Geçen gün raporu yeniden okurken bu grafiğe dönüp dönüp yeniden baktığımı fark ettim. Grafiğin neden ilgimi çektiğini bugün size de anlatayım. [Devamı]
    Kenya’da gençler, Türkiye’de ise yaşlılar gelecekten daha umutlu
    Güven Sak, Dr. 04 Ocak 2016
    Ben bu sonuçta bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorum. Geçen gün Amerikan Pew Araştırma Merkezi’nin bir araştırmasına bakıyordum. Başlığa koyduğum o sonucu gördüm. Doğrusu ya, şaşırdım. Nedir? Türkiye’de gelecekten umutlu olan yaşlıların oranı, gelecekten umutlu olan gençlerin oranını aşıyordu. Kenya’da ise gelecekten umutlu olan gençlerin oranı, gelecekten umutlu olan yaşlıların oranını aşıyordu. Yaşlı deyince 50 ve üst yaşlarda olanları, genç deyince ise 18-29 yaşları arasındakileri kastediyorlardı. Ben bu araştırma sonucunu önemsedim doğrusu. Kenya’da gençlerin, Türkiye’de ise yaşlıların gelecekten umutlu olması, Türkiye’de bir şeylerin yolunda gitmediğine dair delildir. Türkiye’de neler yolunda gitmiyorsa düzeltmek isteyenlerin önce buraya bakması gerekir. Türkiye’yi bir an önce genç [Devamı]
    Sürdürülebilir büyüme oranımız düştü mü?
    Fatih Özatay, Dr. 28 Ekim 2015
    2012 yılına gelene değin Türkiye’nin son 60 yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 4.8 düzeyindeydi. Bu kadar uzun bir zaman diliminin ortalama büyüme oranını, yaklaşık olarak ‘sürdürülebilir büyüme oranı’ kabul etmek yanlış değildi; biz de yazıp çizerken öyle yapıyorduk. Ama 2012’den bu yana yaşananlar sürdürülebilir büyüme oranımızın daha düşük bir düzeye indiğini düşündürtüyor. Bunun çeşitli nedenleri ve göstergeleri var.Birincisi, köyden kente önemi bir göç oldu. Tarımda ‘çalışır görünen’ ama aslında tarımsal üretime katkısı yok denecek düzeyde olan çok sayıda çalışma yaşındaki insanın kente göçü tarımsal üretimi olumsuz etkilemedi. Buna karşılık, bu insanların bir kısmı kentte iş bulup çalışmaya başlayınca üretmeye de başlamış oldular. Hem üretimi hem de kişi başına üretim düzeyini (verim [Devamı]