Arşiv

  • Kasım 2017 (12)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)

    Etiketler

    Yerli otomobil
    Fatih Özatay, Dr. 31 Mayıs 2017
    Türkiye’de önemli bir otomobil üretim kapasitesi var. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre 2017’de kurulu kapasite 1,4 milyon otomobil üretmeye olanak sağlıyor. 2016 yılında yaklaşık 951 bin adet otomobil üretilmiş. Kapasitenin “gerçeği” yansıttığını kabul edersek, tüm zamanların üretim rekorunun kırıldığı 2016’da kapasite kullanım oranı yüzde 67 olmuş.Uluslararası Otomotiv Sanayicileri Birliği (OICA) verilerine göre 2016 yılında dünyada 72.1 milyon otomobil üretilmiş. İlk üç üretici şöyle: Çin: 24.4 milyon, Japonya: 7.9 milyon, Almanya: 5.7 milyon. Daha sonra dört milyona yakın üretimle ABD, Kore ve Hindistan geliyor. Türkiye listede on yedinci sırada ve dünya üretiminin (2016’da) yüzde 1.3’ünü gerçekleştiriyor.Bu rakamlar çerçevesinde bakıldığında Türkiye’de önemli bir üretim k [Devamı]
    İran ve PKK sorunu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 30 Mayıs 2017
    Pazar günü, İran medyası sınır muhafızlarının Türkiye sınırına yakın bir bölgede PJAK militanları tarafından pusuya düşürüldüklerini, çıkan çatışmada iki subayın hayatını kaybettiğini, beş erin de yaralandığını açıkladı. Sınır muhafızlarından sorumlu general yaptığı açıklamada saldırganların Türkiye’den girdiğini ve sınırı koruma sorumluluğundan söz ederek suçlamada bulundu. Ardından da benzeri eylemlere sert cevap vereceklerini açıkladı.   Eğer, söz konusu çatışma “tesadüfen” yaşanmamış ise önümüzdeki günlerde eski bir hikâyenin yeni versiyonunun gündeme gelmesi kaçınılmazdır. Özellikle Türkiye ve İran’ın PKK sorununa yeni yaklaşımları, konunun uluslararası boyutunun ne yönde gelişeceği ana tema olacaktır. Muhtemel gelişmeleri sağlıklı biçimde öngörebilmenin yolu, geçmişi hatırlamak, İran [Devamı]
    Türkler, ticareti neden o kadar da sevmiyor?
    Güven Sak, Dr. 29 Mayıs 2017
    Bu hali bundan önce iki kere daha görmüş olduğumu hatırlıyorum doğrusu. İlki 1995-1996 yıllarındaydı. Türkiye o vakitlerde Gümrük Birliği’nin bir parçası olmaya çalışıyordu. Etrafta bir “yandı gülüm keten helva” havası vardı. Suratlardan düşen bir parçaydı. Koca koca iş insanlarının toparlanıp, toparlanıp rütbeli askerleri, o vakitlerin kudretlilerini ziyaret ettikleri zamanlardı. “Gümrük Birliği’nin parçası olursak, Türkiye’de sanayi kalmaz, biz fabrikaları kaparız” söylemi işte o günlerden kalmadır. Serbest ticareti sevmeyelim diye çok çalıştılar doğrusu. O vakitler, Dünya Bankası’nın yayımladığı, “siz gümrük birliğine girerseniz, Türkiye otomobil ihracatçısı olur” diyen raporunu bile takmamıştı kimse. Hatırlarım. Sonra ne oldu? Türkiye, Gümrük Birliği sayesinde orta teknolojili bir sana [Devamı]
    Tarım Faaliyetlerinin Etkinleştirilmesi Raporu hakkında…
    Halil Agah 26 Mayıs 2017
    Tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarım önemi günden güne artan bir sektördür. Özellikle son yıllarda mevsimsel ve yıllık enflasyon rakamlarının tartışıldığı dönemlerde kamuoyu açısından daha da önem kazanmaktadır. Tarım sektörü 2017 yılı itibariyle; [Devamı]
    İngiltere’de terör saldırısı ve NATO
    Nihat Ali Özcan, Dr. 26 Mayıs 2017
    İngiltere canlı bomba eyleminin hedefi oldu. Çok sayıda çocuk, genç hayatını kaybetti. Benzer yöntemleri kullanan teröristler, başta Ortadoğu olmak üzere, dünyanın çeşitli yerlerinde benzer eylemler yapmaya devam ediyorlar.İngiltere’nin bir ada ülkesi olmasının güvenlik açısından avantaj sağladığı düşünülebilir. Ülkeye giriş ve çıkışların kolaylıkla kontrol edilebileceği, teröristlerin dışarıdan giremeyeceği öngörülebilir. Yine İngiltere’nin terörle mücadele konusunda tecrübeli olduğu, halkın siyasi ve güvenlik kadrolarını desteklediği de biliniyor. Özellikle polis ve istihbarat kurumlarının güçlü ve işlerinde ciddi olduğuna inanılır. Ancak bu güçlü ve avantajlı konuma rağmen İngiltere de terörün hedefi olmaktan kurtulamıyor.Nitekim terör örgütlerinin üzerinde baskı arttıkça, dengeler deği [Devamı]
    13 yıl sonra Endonezya Almanya’dan daha güçlü olacakmış
    Fatih Özatay, Dr. 24 Mayıs 2017
    Gazetenin internet sitesindeki haber “işte dünyanın en güçlü ekonomileri” başlığı altında şöyle: “Dünya ekonomisine yön verecek ülkeler belirlendi. Price Waterhouse Coopers 2030 yılında dünyadaki en güçlü ekonomilerin hangileri olacağına dair tahminlerini yayınladı”. Otuz ülkenin sıralaması ve bu sıralamanın dayanağı olan 2030 yılı için “satın alma gücü paritesi” ile ölçülen tahmini milli gelirler var. Buna göre, on üç yıl sonra Rusya altıncı olarak yedinci olan Almanya’yı geride bırakıyor. Her ikisi beşinci olan Endonezya’nın arkasında. Tayland, Pakistan ve Filipinler otuzuncu sıradaki Hollanda’nın çok önünde yer alıyorlar. Çin birinci, ABD ikinci, Türkiye ise on ikinci sırada.Sıralama ile bir sorunum yok. Sonuçta bir tahmin ve bu tahmin bir modele dayanıyor. Dolayısıyla belli bir hata pa [Devamı]
    Trump’ın ziyaretinin öğrettikleri
    Nihat Ali Özcan, Dr. 23 Mayıs 2017
    ABD Başkanı Trump iç politikada zor günler geçiriyor. Açıkça başkanlıktan “azledilebileceğine” dair senaryolar konuşuluyor. İç politika gündeminde böylesine ilginç tartışma sürerken, Başkan Trump ilk yurt dışı ziyaretine Suudi Arabistan ile başladı. Ziyaret İsrail ile devam edecek. Ardından da Vatikan’a geçilecek.Bizim açımızdan ziyaretleri önemli kılan önümüzdeki dönem ABD dış politikasının önceliklerini öğrenmek, ana hatlarına dair fikir edinmek. Nitekim ziyaretin daha ilk ayağında, Trump seçim döneminde dile getirdiği “radikal ve çarpıcı” fikirlerini hızla terk etmiş görünüyor.Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinin merkezinde “güvenlik ve ticaret” damgasını vurdu. Güvenliğin iki ayağını terörle mücadele ve İran oluşturdu. Trump, Arap, İslam, Amerikan Zirvesi’nde 55 ülke liderine “terörle [Devamı]
    Türk-Alman gerilimi ve İncirlik konusu
    Nihat Ali Özcan, Dr. 19 Mayıs 2017
    Türk-Alman ilişkileri gerilimli bir dönemden geçiyor. Gerilim iç ve dış politikanın iç içe girmesinin ilginç bir örneği. Türkiye, Almanya’yı, PKK terör örgütüne toleranslı davrandığı, FETÖ’cülere kucak açtığı, bir kısım Türk vatandaşları üzerinde baskı kurduğu için eleştiriyor. Almanya da Türk hükümetini, insan hakları, eksik demokrasi, idam cezasının geri getirilmesi tartışmaları, MİT’in bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle eleştiriyor. Sonuçta, iki ülkenin iç politikasında tartışılanlar dış politika kararlarında da etkili oluyor. [Devamı]
    Bugünlerde içimdeki bu deja vu hissinin kaynağı nedir?
    Güven Sak, Dr. 18 Mayıs 2017
    Bugünlerde ekonomi ile ilgili tartışmalarla ilgili olarak içimde garip bir his var doğrusu. Geçen gün Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Kurulu ile patlayan banka senedi tartışmasını duyunca iyice alevlendi. Hep “Yahu, ben bu anlatılanı nereden biliyorum?” diye düşünüyorum. Geçmişte kalmış bir yerlerden sanki hayal meyal bir şeyler hatırlıyorum. Pek de iyi çağrışımlar yapmıyor aklımda aslında. Bugünlerde içimdeki bu deja vu hissinin kaynağını merak ediyorum. 2001 yılından kalma bir şey midir yoksa kökü daha mı eskilere gidiyor diye düşünüp duruyorum. [Devamı]
    Enflasyonu dert etmeli (2)
    Fatih Özatay, Dr. 17 Mayıs 2017
    Bulunduğumuz noktada durum şöyle: Enflasyon 2006’dan bu yana etrafında salındığı yüzde 8.3’lük ortalamanın çok üzerine çıktı ve yüzde 12’ye yaklaştı. Üstelik, enflasyon yükselirken işsizlik de yükseldi. 2006’dan bu yana geçen sürede ortalaması yüzde 10’du işsizlik oranının. Bir yıldır o da yükseliyor; ocak döneminde yüzde 11.8 oldu.Bu basit gerçek, özellikle son yıllarda “Merkez Bankası faiz kararı alırken işsizliği de dikkate almalı” diyenleri ve bunu her faiz kararından önce dile getirenleri düşündürmeli. Yanlış anlaşılmasın; elbette merkez bankalarının faiz kararı alırken kendilerine yol gösteren teknik modellerinde büyüme ve işsizlik önemli rol oynuyorlar. Ama büyüme, işsizlik ve faiz oranı arasındaki ilişki sıklıkla dile getirildiği kadar basit değil. Yani, faiz artarsa büyüme oranı d [Devamı]