Arşiv

  • Eylül 2019 (10)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)

    Etiketler

    Avrupa Birliği’nin Türkiye sevgisi
    Nihat Ali Özcan, Dr. 26 Nisan 2016
    Başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa Birliği üyesi ülke Türkiye’ye karşı tarihte hiç olmadığı kadar “anlayışlı, nazik ve kibarlar”. Örneğin PKK operasyonları hakkında konuşmuyorlar ve sessizliklerini koruyorlar. [Devamı]
    KOBİ’ler ihracat yapmaya nasıl başlar?
    Güven Sak, Dr. 11 Nisan 2016
    Türkiye küreselleşme süreciyle 1980’lerin başında yüz yüze geldi. Küreselleşme bizim için ülke sınırları dışına mal göndermekti o dönemde. Türkiye ihracat yapmaya başladı. 1980’lerin başında toplam ihracatımız yalnızca 3 milyar dolar civarındaydı. 2000’lerin başına geldiğimizde 30 milyar dolar civarına yükselmişti. Şimdi ise 150 milyar dolar civarında. Nedir? Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği düzenlemesi, Türkiye ekonomisinin ihracat performansını önemli ölçüde artırdı. Dünya Bankası çalışmasına göre, 2002’den 2011’e bu etkileyici ihracat performansının yüzde 65’i, aynı şirketlerin aynı ürünleri aynı pazarlara satmalarından kaynaklandı. 2002-2011 ihracat artışının yalnızca yüzde 11’i yeni şirketlerin ihracat yapmaya başlamasından kaynaklanıyor. Ne oldu? 1980’den 2015’e, KOBİ’ler hala ihrac [Devamı]
    Avrupa Birliği’nin terörle imtihanı
    Nihat Ali Özcan, Dr. 25 Mart 2016
    Paris saldırıları Avrupa’yı sarsacak terör kâbusunun ilk habercileriydi. Belçika saldırıları ise sorunu derinleştirdi.  Gerilim artarken nerelerde hata yapıldığı, güvenlik açıklarının boyutu ve neler yapılabileceği daha fazla sorgulanacak.   Yeni dalga terörizmin niteliği, teröristlerin kimlikleri sorunun görünenden daha derin ve karmaşık olduğunu gösteriyor. IŞİD’in “her yerde savaş” ideolojisi, hibrit stratejisi, yok etmeye odaklı taktikleri herkesi kaygılandırıyor. Örgütün her yerde “kâfir ve Rafızi” ilan ettiği insanları “cezalandırmaya” devam edeceği anlaşılıyor. İntihar saldırılarının neden olduğu “sürekli savunma psikolojisi” kitlelerin yaşam tarzını tehdit ediyor ve dengesini bozuyor. [Devamı]
    Suriye krizi, Soğuk Savaş’tan beri Türkiye’nin başına gelmiş en iyi şeydir
    Güven Sak, Dr. 17 Mart 2016
    Bugünlerde milletçe moralimiz son derece bozuk. Başkent Ankara’da son 5 ayda 3 büyük terör saldırısı oldu. Canımız çok acıdı. Ama asıl ruhsal olarak çok yıprandık. Diyarbakır’dan gelen ölüm haberleri ve Halep görüntüleri zaten içimizi acıtıyordu. Ülkenin her tarafında iktisadi aktivitenin azalıyor olması da cabası. Bu aralar bütün felaketlerin arka arkaya bizi bulduğunu düşünüyoruz bir nevi. En azından ben etrafımda öyle bir ruh hali görüyorum. Bütün bu olup bitenlerden ise en çok Suriye krizini sorumlu tutuyoruz. Memleketteki coşku eksikliğinin önemli bir nedeni, bu felaketler arka arkaya bizi buluyor sendromu bana sorarsanız. Bugün bu nedenle, size aynı hadiseye farklı bir açıdan bakmanın da mümkün olduğunu anlatmak istiyorum. Böyle bakınca doğrusu ya, olaylar bir başka perspektife oturu [Devamı]
    6 milyar eurodan çok daha değerli
    Fatih Özatay, Dr. 16 Mart 2016
    Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında Suriyeli mültecilere ilişkin görüşmeler sürüyor. AB tarafının öncülüğünü Almanya’nın yaptığı görüşmelerin önemli maddelerinden biri Türkiye’de kalacak mültecilere harcanmak üzere AB’den alınacak parasal yardım. Basındaki haberlere göre daha önce sözü edilen üç milyar euroluk yardımın altı milyar euroya yükseltilmesini teklif etmiş Türkiye.Altı milyar euro Türkiye’nin bir yıllık milli gelirinin yüzde 1’i bile değil. Sayısı üç milyona yaklaşan mültecilerin önemli bir kısmının okul yaşındaki çocuklar olduğunu dikkate alın. Bu çocuklara Türkiye’de kalacakları uzunca bir süre için eğitim verilmesi gerektiğini de yazın bir kenara. Altı milyar euronun (AB kabul ederse) birkaç yıla yayılarak ödeneceğini düşünün. Bu çocukların salt eğitim masrafları için bil [Devamı]
    Dört soruda AB-Türkiye müzakereleri
    Timur Kaymaz 11 Mart 2016
    Ege Denizi AB için neden önemli? Kısa cevap: [Devamı]
    Türkiye, Avrupa Birliği’ndeki Suriyeli göçmenler tartışmasının neresinde olmalıdır?
    Güven Sak, Dr. 03 Mart 2016
    Gün geçmiyor ki Avrupa Birliği’nin temsil eden bir üst düzey yetkili Türkiye’ye gelmesin. Tusk geliyor, Timmermans sık sık buralarda, Merkel ise sanki buraları mesken tuttu. Herkes Suriyeli göçmen akını konusunda temasta bulunmaya geliyor. Neden? Suriyeli göçmenler, 1945’ten sonra Avrupa ne kazanmışsa hepsinin kaybedilebileceği bir tartışma başlattı. 1945’ten sonra temelleri atılan Avrupa kurumları ve Avrupa’nın savaş sonrası tasarımı çatırdamaya başladı. [Devamı]
    Göçmen Bakanlığı kurmanın vakti geldi de geçiyor
    Güven Sak, Dr. 29 Şubat 2016
    Suriye’de iç savaş çıktı. Suriye nüfusunun neredeyse yüzde 15’i Türkiye’ye geldi. Türkiye’nin nüfusu birden yüzde 4 civarında arttı. Türkiye’nin ana dili Arapça olan nüfusu artık yaklaşık 3 milyon daha fazla. Üstelik daha da artacak gibi duruyor. Neden? Suriye’de kamu düzeni yeniden tesis edilmeden, gelenlerin gitmesini beklemek gerçekçi değil. Suriye’de kamu düzeninin yeniden tesisi için en az bir 15-20 yıl beklemek lazım. Nereden mi çıkarıyorum? Alın Lübnan İç Savaşı’nı. 1975’te başladı, 1990’da Suriye duruma el koydu. Kamu düzeni bir biçimde yeniden kuruldu. Arada tam 15 yıl geçti. [Devamı]
    AB Sürecinde Gıda Güvenliği, Hayvan ve Bitki Sağlığı
    Halil Agah 19 Ocak 2016
    Türkiye sahip olduğu yüksek tarımsal potansiyeli nedeniyle uygun bir tarım ve hayvancılık ülkesi olmasına rağmen uygulanan politikalar nedeniyle günden güne bu potansiyelini kullanamayan bir konuma gelmiştir.  Bu durum sadece niceliksel değil özellikle üretilen tarımsal hammaddenin işlenmesi, hayvan ve bitki sağlığı konularını da kapsamaktadır. [Devamı]
    Bizdeki iş imkânı AB ülkelerinde yok
    Nihat Ali Özcan, Dr. 01 Aralık 2015
    AB-Türkiye zirvesinde kendisini içeriden biri hissettiğini söyleyen Davutoğlu, “Bütün liderler Türkiye’yi övdü. Psikolojik olarak ortam çok değişmiş görünüyor” dedi. Davutoğlu, “Mülteci sorunu olmasaydı da biz geri kabul anlaşmasını imzalayacaktık” diye konuştu Başbakan Ahmet Davutoğlu, Brüksel’deki temaslarından duyduğu memnuniyeti, “AB-Türkiye ilişkisi ilk defa ete kemiğe büründü” diye özetledi. Davutoğlu, AB’nin Türk vatandaşlarına vize muafiyeti tarihini öne çekmesi konusunda da “Mülteci konusu olsa da olmasa da vize muafiyeti ön şarttı. Mülteci sorunu olsaydı olmasaydı da biz geri kabul anlaşmasını imzalayacaktık. Onlar da biliyorlar ki Türkiye’den AB’ye gidiş durdu. Kaçak Türk işçi diye bir kavram kalmadı. Türkiye’nin sağladığı iş imkânları AB’de yok” dedi. [Devamı]