Arşiv

  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)

    Etiketler

    Gökdelenin 60’ıncı katından sallanmakta olan kişi ne yapar?
    Güven Sak, Dr. 25 Temmuz 2016
    15 Temmuz gecesi Türkiye’de bir askeri darbe teşebbüsü oldu. Türkiye buna benzer bir tecrübeyi en son 1980’de yaşamıştı. O vakit darbe başarılı olmuştu. O gün Türkiye, kişi başına milli geliri 1500 dolar civarında olan içe kapalı bir tarım ülkesiydi. Toplam ihracatımız 3 milyar dolar civarındaydı. Bunun yüzde 90’ını tarım ürünleri oluşturuyordu. Ekonomi, her açıdan kamunun kontrolü altındaydı. Henüz piyasa reformları yapılmamış, özel kesimin hareket alanı genişlememişti. O yıllarda geçtim cep telefonunu, evde sabit hatlı telefona sahip olmak bile bir nimetti. Televizyon tek kanaldı ve renkli yayın henüz başlamamıştı. [Devamı]
    Endişeye mahal yoktur
    Güven Sak, Dr. 21 Temmuz 2016
    Türkiye iktisadi dönüşümüne 1980’lerde başladı. Piyasa reformları ile Türkiye ekonomisinin önü açıldı. O vakitler kişi başına milli gelir 1500 dolar civarındaydı. 2002’de kişi başına milli gelir 3 bin dolara varmıştı. Şimdilerde ise Türkiye’nin kişi başına milli geliri 10 bin dolar civarında. Cumhuriyet tarihimizin bu son üçte birlik döneminde, Türkiye uyuşuk bir tarım ülkesinden dinamik bir sanayi ülkesine dönüştü. Başka? Bu son 35 yılda Türkiye’de hiç darbe ya da darbe teşebbüsü olmadı. Ne oldu? Türkiye, küreselleşme sürecine intibak ederek bugüne kadar zenginleşti. Piyasaları serbestleştirmek, devletin mikro kararlara müdahalesini engellemek, Türkiye’ye iyi geldi. 1980’lerin başında tam da bunları yapmıştık. Hatırlatırım. [Devamı]
    Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olamaz
    Güven Sak, Dr. 18 Temmuz 2016
    Ben bu yazıyı Ankara’da, pazar sabahı yazıyorum. Cuma akşamüstü normal bir hafta sonu tatili başlangıcıydı. Planlar her zamanki gibiydi. Cuma gecesi daha bitmeden memlekette bir askeri darbe teşebbüsü olduğunu anladık. “Yok artık, ne darbesi, şaka mı bu?” diye etrafa bakarken daha önce hiç olmamış bir şey oldu. Türk savaş uçakları ve helikopterleri, Ankara’nın göbeğinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ni bombalamaya başladı. Ne olduğunu ben galiba bu aşamada anladım. Hafta sonu tatili henüz bitmedi. Akşama kadar daha neler görebileceğimi şimdilik bilmiyorum. Şimdi hepimiz işlerimizin başına dönüp eskisi gibi yaşamaya başlayacağız. En azından bizden beklenen bu. Peki, sizce her şey eskisi gibi olabilir mi? [Devamı]
    Anadolu, Ankara’nın vesayetinden nasıl kurtulur?
    Güven Sak, Dr. 14 Temmuz 2016
    Dünya artık değişti. Çünkü küreselleşme sürecinin manası değişti. Dün, malların sınırları aştığı bir dünya vardı. Şimdi, fabrikaların sınırları aştığı bir dünyada yaşıyoruz. Dün ticaret, bayrağın arkasından giderdi. Şimdi ise ticaret, yatırımların arkasından gidiyor. Yabancı yatırım olmadan teknoloji transferi, yüksek teknolojili ihracat, katma değeri yüksek üretim filan olmuyor. Yabancı yatırım olmadan ülkenin rekabet gücü artmıyor. [Devamı]
    Suriyeli göçmenler konusunu böyle tartışamayız
    Güven Sak, Dr. 11 Temmuz 2016
    Bundan yaklaşık 15 yıl önceydi. Henüz TEPAV yoktu. Daha önce Türkiye’de büyükelçilik yapmış Amerikalı bir diplomatla, Amerikan düşünce kuruluşu (think tank) geleneği üzerine konuşuyordum. Deneyimli diplomat bana, “Türkiye’de düşünce kuruluşu filan olmaz” dedi. Sonra tane tane izah etti meramını. Hiç aklımdan çıkmadı. Özellikle, “Biz burada herhangi bir sorun ortaya çıktığında önce o meseleyi inceleyip neler yapılabilir diye bir bakarız. Seçenekler ortaya çıktıktan sonra da, meşrebimize göre, o meselede taraf oluruz. Hâlbuki benim gördüğüm, siz Türkler, önce tarafınızı seçiyor, sonra meseleyi tartışmaya başlıyorsunuz. Hal böyle olunca, siz bizatihi meseleyi hiç ele almıyorsunuz. Yalnızca her olayda yeniden iman tazeliyorsunuz”, demesini hiç unutamadım. [Devamı]
    Bu kayyum düzenlemesi ile yüksek teknolojili ihracat olmaz
    Güven Sak, Dr. 23 Haziran 2016
    Bundan iki yıl önce, Pekin’de Türkiye ekonomisi ile ilgili bir sunum yapıyordum. Türkiye’nin 1980’lerde 3 milyar dolar civarında olan ihracatının 2000’li yıllarda nasıl 150 milyar dolara doğru uzandığını anlatırken sıra, yandaki grafiğe geldi. Grafik, Türkiye’nin ihracatının ne kadarının yüksek teknolojili, ne kadarının düşük teknolojili ürünlerden oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca ihracatın teknoloji düzeyine göre dağılımını OECD ülkeleri ile de kıyaslıyor. Türkiye, 1980’lerden bu yana bir tarım ülkesinden orta teknolojili bir sanayi ülkesine dönüştü. Ama toplam ihracatımız içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı bir türlü artmadı. O oran, yüzde 4-5’lerde hep sabit kaldı. Halbuki 2014 itibariyle bu oranın OECD ülkeleri ortalaması yüzde 18 civarında. Türkiye, yüksek teknolojili ürünlere doğru [Devamı]
    Çin’in yavaşlamasının getirdiği fırsatı da kaçırır mıyız?
    Güven Sak, Dr. 23 Mayıs 2016
    Yine kendimize özgü bir dizi meşguliyet bulduk. Bu ara onlara dalmış haldeyiz. Biz, bir işle ilgilenirken ötekilere bakamıyoruz. Tecrübe ile sabit. Bugünlerde doğrusu ya, dünyada neler olduğuna da bakamıyoruz. Türkiye, son günlerde önüne gelen gollük pozisyonların hepsini başarıyla kaçırdı. Vizenin kalkması, sayemizde zora girdi mesela. Yine olmayacak gibi duruyor. Gelin bakın nasıl oluyor? [Devamı]
    Geçen hafta, Pasifik’te 5 ada sulara gömüldü
    Güven Sak, Dr. 16 Mayıs 2016
    Türkiye’de, iklim değişikliği tartışmalarının ne anlama geldiğini anlamakta hala zorluk çekiyoruz. Türkler, hem iklim değişikliği hakikatinin bizatihi kendisini hem de iklim değişikliği ile mücadelenin ne anlama geldiğini idrak edebilmiş gibi durmuyorlar. Gelin anlatayım. [Devamı]
    Avrupa Birliği ile vize serbestisi şimdi daha önemlidir
    Güven Sak, Dr. 09 Mayıs 2016
    Türkiye, Avrupa Birliği ile vize serbesti anlaşmasının önemini zaten yeterince kavrayamamıştı. Şimdi, içine girdiğimiz bu yeni konjonktürde vize serbestisi konusundaki etkileşim daha bir önem kazandı. Ama ben işin ehemmiyetinin bu memlekette hala iyi anlaşılamadığı kanaatindeyim. Yetkili açıklamalarını böyle görüyorum doğrusu. Gelin bir anlatayım. [Devamı]
    Peki, bu kez neden derin bir coşku hissetmiyoruz?
    Güven Sak, Dr. 02 Mayıs 2016
    Geçen hafta İstanbul’da Avrupa Birliği ile Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısı yapıldı. Avrupa Komisyonu’nun sanayiden sorumlu başkan yardımcısı ve üç ayrı komisyoner ile EIB, EBRD başkan yardımcıları İstanbul’daydı. Birkaç gün önce ise Komisyon başkanı ile Almanya başbakanı Gaziantep’teydi. İstanbul’da özel sektör ile birlikte görüşmeler şeklinde başlayan toplantılar daha sonra Ankara’da da devam etti. Bir nevi, Brüksel’de Türkiye ile uzaktan yakından ilgili herkes geçen hafta başı İstanbul ve Ankara’daydı. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci bir yeni aşamaya giriyor. Ben bunun önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Ama bizim tarafta derin bir coşku eksikliği görüyorum. Hâlbuki heyecan duymamız için ortada yeniden yeterince sebep var. Peki, biz bu kez neden böyle [Devamı]