Arşiv

  • Eylül 2017 (11)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)
  • Ekim 2016 (18)

    Etiketler

    Korumacılık karşıtı kampın karnına kramp, odur işte Donald Trump!
    Serdar Sayan, Dr. 13 Temmuz 2017
    * “Duvar”ı Donald Trump’ı çepeçevre saracak şekilde inşa edin (maliyeti neyse ben öderim!) ABD-Meksika arasındaki sınır [Devamı]
    Yerli tuz (da) kokarsa, ithal tuz iş görür mü?
    Serdar Sayan, Dr. 16 Şubat 2017
    çok iyimser olmadığımı itiraf etmeliyim. Ama yoğunluğum dolayısıyla epeydir uzak kaldığım İktisat ve Toplum okurları ile tekrar buluşuyor olmaktan dolayı mutluyum. Ne zamandır Meksikalı uyuşturucu baronu Joaquin “El Chapo” Guzman’ın 2016 başında Meksika polisi ve deniz piyadeleri tarafından üçüncü kez yakalanmasından sonra[1] yapılan tartışmanın düşündürdükleri hakkında yazmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş. [Devamı]
    ‘Kazan-kazan’ çözüm önerisi: 6 milyarı biz verelim; göçmenleri AB alsın!
    Serdar Sayan, Dr. 24 Mayıs 2016
    Suriye’deki iç savaşın trajik sonuçları gözlerimizin önünde yaşanıyor. Son dört yıldır vatanlarını terk etmek zorunda bırakılan milyonlarca Suriyelinin çok uzun süre hiçbir makamca kayıt altına alınmadıkları, dilini bilmedikleri ve yasal çalışma imkânına, sigortaya vs. sahip olmadıkları bir ülkede, hiçbir düzenli destek almadan hayatta kalma mücadelelerine üzülerek tanık olduk. Sayıları şimdi biraz azalacak ama Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçmek için ölümü göze alarak Ege’ye açılanların durumu/dramı daha da içler acısıydı. İnsanlıktan nasibini almış herkes gibi ben de Suriyeli göçünün safahatını üzülerek izliyorum. Dolayısıyla, yazıya attığım başlığın “ne yapıp edip Suriyelileri buradan göndermemiz lazım” gibi bir iması yok. Zaten bu insanlara yardım etmenin sadece insani değil; aynı za [Devamı]
    “Anadolu sırtlanları” “Anadolu aslanları”nın yaşam alanlarını mı daraltıyor?
    Serdar Sayan, Dr. 15 Temmuz 2015
    Türkiye’de kentsel rantın yaratılması ve dağıtılması süreci 2000’lere kadar, çok sayıda aktörün rol almasını gerektiren ve hem örgütlenişi hem de etkileri itibariyle büyük ölçüde yerel bir süreçti. 2002’den sonra art arda kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde ulusal ölçekte adım adım yeniden düzenlenirken,  kontrol ve yönetimi de fazlasıyla merkezileştirildi. Sonuçta da süreç, Türkiye ekonomisinin büyüme patikasını ve performansını etkiler hale geldi. Ortaya çıkan yeni büyüme modeli, doğal olarak kendi ekonomi politiğini yarattı:  İş dünyasındaki eski aktörlerin bazıları, küçülen rolleriyle sahnenin gerilerine çekilerek, yerlerini yeni aktörlere bıraktı. Sahnenin gerilerine çekilen oyuncular arasında 1980’de başlayan dışa açılma sürecinde, küçük taşra kentlerinde ihracat [Devamı]
    Maduro petrol zengini Venezuela’yı nasıl madara etti? (…ve bundan bize ne?)
    Serdar Sayan, Dr. 14 Mart 2014
    Buzlar çözülmeden adlı tiyatro oyununu biliyor musunuz? Cevat Fehmi Başkut’un 1965’de yazdığı, 1986’da Deli Deli Küpeli adıyla sinemaya da uyarlanan ünlü oyununu yani.[1] Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı film televizyonlarda hala gösteriliyor ara ara. Tımarhaneden kaçıp yoksul bir ilçeye gelen bir delinin, ilçeye atanan ama yoğun kar yağışı ve fırtına yüzünden görev yerine ulaşamayan yeni kaymakam zannedildiği ünlü filmden söz ediyorum. Hani deli de rolü benimser ve ilçedeki esnafı, sattıkları malın fiyatını düşürmeye zorlamak da dâhil bir dizi icraat yaparak halkın sevgisini kazanır ya; o film. [Devamı]
    Bana standardını söyle…
    Serdar Sayan, Dr. 31 Ekim 2013
    kişiler için can sıkıcı olmaktan, ülkeler için ciddi ekonomik maliyetlere uzanan geniş bir önem aralığında değişebilir. Alt-sınırdan bir örnekle başlayıp, kendi can sıkıcı deneyimimi paylaşayım sizinle.  ABD’de doktora yaptığım yıllarda, üyesi olduğum Türk öğrenci derneğinin en yoğun mesaisi, Kasım ayındaki 2 günlük “Birleşmiş Milletler Festivali”nde gerçekleştirilen ve derneğin yıllık bütçesindeki en büyük gelir ve gider kalemlerini de kapsayan faaliyetlere harcanıyordu. Bu köşede daha önce de yazdığım gibi, en büyük gider kalemi festivalde gösteri yapan folklor grubuna eşlik edecek zurnacının masrafları;[1] en büyük gelir kalemi ise, festivalde kurulan yiyecek standında satılan dönerdi. Benim de organizasyon komitesinde olduğum sene, festivalde satmak üzere bir Yunan lokantasından tedari [Devamı]
    Gösterge tuhafiye: Standardı kadar konuşmak
    Serdar Sayan, Dr. 30 Ekim 2013
    Standardizasyonun önemi, ekonomik büyümeye katkısı konusu böyle. Peki dünyada ürün, materyal, süreç standartlarını kim koyuyor, kimin sözü geçiyor, bu güce sahip? Kısa cevap çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar şeklinde –ki bunlardan en önemlisi 1947’de kurulan Uluslararası Standartlar Örgütü (ya da ISO). Daha ayrıntılı cevabı, Tablo 2’deki göstergeler eşliğinde vereceğim. Böylece standartları(mızı) kim(ler)in saptadığı netleşecek. [Devamı]
    Ofisimdeki saksıda yetişen mikroiktisatçı sardunya!
    Serdar Sayan, Dr. 12 Temmuz 2013
    İktisatla uzaktan yakından alakası olmayan ama önemli bir soru konusunda tekrar düşünme ve çocukluğumdan beri aklıma takılan bu soruya, konunun –epey dolaylı biçimde de olsa– uzmanı sayılabilecek kişilerle sohbet ederek cevap arama fırsatı buldum geçen ay. Biliyorum; hem önemli hem de iktisatla alakası olmayan bir soru nasıl olabilir ki diye düşünüyorsunuz. Çok da haklısınız böyle düşünmekte. Ben de böyle iktisadi olmayan ama önemli soru bulmanın ne kadar zor olduğunun farkındayım. Zaten bu bahsettiğim de çocukluktan beri aklımı kurcalayan, dolayısıyla dünyanın iktisadi olaylar etrafında döndüğünün farkında olmadığım “cahiliye devrinden” kalma bir soruydu. İlk kez Uzay Yolu dizisinin TRT’nin tek kanalında siyah-beyaz gösterildiği dönemlerde kafama takılan, ama iktisadi bir yanı olabileceği [Devamı]
    3+ çocukçular tam olarak ne istiyor?
    Serdar Sayan, Dr. 26 Nisan 2013
    Geçen ay başında gündeme gelen nüfus artış teşvikleri demografi eksenli tartışmaları hızlandırdı. İçinde bol bol genç (ve tabii ki “dinamik”!) nüfus-yaşlı nüfus lafı geçen yazılar yazıldı; demeçler verilip, tartışmalar yapıldı. Böyle bir gündem olunca, beni arayan da çok oldu. Konuyla ilgili, “Ahkâm Keseri”ni düzenli olarak okuyan İktisat ve Toplum dergisi okurlarının zaten aşina olduğu görüşlerimi yerli ve yabancı basın ile de paylaştım.[1] [Devamı]
    Ortalama 7 çocuk yapan Nijerli anneler dünya hakimiyeti (mi?) hedefliyor!
    Serdar Sayan, Dr. 19 Mart 2013
    Başbakanın bu ayın başında yaptığı Nijer ziyareti   [Devamı]