Arşiv

  • Temmuz 2019 (5)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)

    Etiketler

    Çin’in dinî jeopolitik çıkmazı
    Hilmi Demir, Dr. 24 Şubat 2019
    Abdurehim Heyit’in Çin hapishanelerinde öldüğüne yönelik Türk Dışişleri Bakanlığının açıklaması uzun zamandır saklanan bir gerçeği ortaya çıkardı. Abdurehim Heyit iki yıldır hapishanede tutsak tutuluyormuş. Peki, bir ozanın ne işi vardı hapishanede? Neyle suçlanıyordu? Aslında Heyit vakası Doğu Türkistan’daki siyasi eğitim kamplarının görünen yüzüydü. Çin Mart 2017'de “Aşırılıkla Mücadele Düzenlemesini” kabul ettiği tarihten itibaren, Müslümanları endokrine etmek için birçok kamp açmıştı. [Devamı]
    Dinî coğrafyaların fay hatları: Kült gruplar
    Hilmi Demir, Dr. 10 Şubat 2019
    Bahsetmek istediğim fay hatları nedir? Kült gruplarla neyi kastediyorum? Sanırım bu konuda birkaç örnek verdikten sonra konuşmak çok daha iyi olacak. Önce bilinen ve Türkiye’de de takipçisi olan bir kült gruptan bahsedeyim isterseniz. Adına belgesel çekilen Osho Hareketi (Osho Movement) hakkında çıkan onca sansosyonal haberlere karşın hâlâ takipçi bulmaya devam ediyor. Gerçek ismi Chandra Mohan Jain olan 1989'dan sonra ise Osho olarak tanınan, Hint kült liderinin kurduğu tarikatımsı örgüt Osho olarak tanınıyor. [Devamı]
    Oryantalizmden İslamofobiye: Cihatçılık
    Hilmi Demir, Dr. 27 Ocak 2019
    Aydınlanmacı pozitivizmin, olguları veya olayları nesnel, ön yargılardan bağımsız olarak tasvir edebileceğimiz iddiaları artık çok kabul görmüyor. Dünyanın merkezine kendisini koyan Batı, Orta Çağ’dan itibaren Doğu kültür, medeniyet ve inançlarını ele alan Şarkiyat çalışmalarıyla kendi 'Doğu’sunu oluşturdu. Bu çalışmalarda çizilen Doğu imajı, bütün olumsuzlukların yüklendiği, şeytanlaştırıldığı, akıl dışı, egzotik ve mistik bir resim sunar. Edward Said’in “Oryantalizm” eserinde ortaya konduğu gibi bu çalışmaların amacı objektif olarak Doğu’yu anlamak değil “yönetme istenci”dir. [Devamı]
    Kadınlar çalışmasa evlilikler kurtulur mu?
    Hilmi Demir, Dr. 13 Ocak 2019
    Keşke kadını çalıştırmamakla aileye ve evliliğe yönelik son dönemdeki yıkımı durdurabilsek inanın bu çok kolay olurdu. Oysa aile ve evliliğin uğradığı erozyonun nedeni yalnızca kadının çalışması değildir. [Devamı]
    Seyyid Ahmed Arvasi Hoca’nın izinden
    Hilmi Demir, Dr. 30 Aralık 2018
    Geçen hafta bu günler Tokat’ta “Çağın Yesevi’si Seyyid Ahmed Arvasi” adıyla bir anma programı gerçekleştirdik. Ahmed Arvasi Hocamızın 30. ölüm yıl dönümü dolayısıyla Türkiye gazetesi, Tokat Belediyesi ve Tokat Türk Ocakları ortaklaşa düzenlemişlerdi programı. Davet alınca hemen kabul ettim, iyi ki de etmişim. Güzel bir program tertiplemişlerdi. Salonun üst katı dahi doluydu ve en önemlisi çoğu gençlerden oluşuyordu.Program sonrası gençlerle sohbet etme, dertleşme imkânı buldum. Çevre illerden dahi gelen ilahiyat öğrencilerini görünce daha da memnun oldum. Gençlerin 30 yıl sonra hâlâ Arvasi Hoca’ya ilgisi düşündürücüydü. Ne kadar okudular, ne kadar onu tanıyorlar bilmiyorum ama en azından konuştuğum, sohbet imkânı bulduğum gençlerin çoğunun bir arayış içinde olduklarını anlayabiliyordum. Va [Devamı]
    Ahlak meselemiz ve Ebu Hanife
    Hilmi Demir, Dr. 16 Aralık 2018
    Çağımızda insanımızın en çok şikâyet ettiği şeylerin başında ahlak sorunu geliyor. İslam son din, Hazreti Peygamber son peygamber, dinimiz çok güzel ama nedir bu Müslümanların hâli!.. Bir Müslüman gördüğümüzde neden, güvenemiyoruz. Mesele çok derin ve çetrefilli bir soru aslında... [Devamı]
    İran’ın Şii yayılmacılığı
    Hilmi Demir, Dr. 02 Aralık 2018
    İran’ın İslam dünyasında etkili bir aktör olmasını sağlayan unsur Şiiliktir. Şiilik İran’ın jeopolitik tasarımında en önemli unsurlardan biridir. Jeopolitik tasarım, belli bir kültür sisteminin devlet yoluyla hedef coğrafyalarda kültürel ve beşerî bir dünya inşa etme girişimi olarak adlandırılabilir. Joseph Samuel Nye’in “Yumuşak Güç” kavramsallaştırmasından sonra jeopolitik tasarımda sadece kaba gücün değil aynı zamanda yumuşak gücün de önemi daha fazla dillendirilmeye başlandı... Yumuşak gücün en önemli özelliği karşısındakinde hayranlık uyandırma ve onun gündemini meşgul etme kapasitesinin olmasıdır. Yumuşak gücün temel dayanağını “kültür” oluşturmaktadır. Joseph S. Nye, yumuşak gücü, “İstediğini, zor kullanmak veya para vermek yerine kendine çekme yoluyla elde etme becerisidir” diyerek [Devamı]
    Hangi Hanefi-Matüridilik?
    Hilmi Demir, Dr. 17 Kasım 2018
    Dinî meseleleri iki yerde konuşmayı çok seviyoruz. Birisi televizyon ekranlarında, ekranın şehveti aklımızı alıyor. Reyting rekorları kırmanın, takipçi kazanmanın en kolay yolu dini magazinleştirmekten geçiyor. Kitaplardan cımbızla seçtiğimiz ve bağlamından kopardığımız pasajlarla “söyle bakalım gelenekte bu yok mu” dediğimizde dünyanın tüm sorunlarını hallettiğimizi düşünüyoruz. Geleneği, hadis külliyatını, büyük mezhep imamlarını yenersek Müslümanları kurtaracağımızı sanıyoruz! [Devamı]
    Dış politikada Evanjelizmi bilmek neden önemli?
    Hilmi Demir, Dr. 03 Kasım 2018
    Evenajelizmi bilmek denildiğinde aklınıza televizyonda gördüğünüz eski STV dizilerinin sırlar kapısı formatındaki programlar gelmesin. Sırlar, gizemler, dünyayı yöneten aileler, gizli planlar gibi siyaset dışı alanı kastetmiyorum. Çok daha nesnel veriler üzerinden evanjelizmin ABD için ne anlama geldiğini anlamayı kastediyorum. Söz gelimi Evanjelikler FETÖ gibi örgütlere neden destek verirler? Trump Evanjeliklerden neden vazgeçmez? Ve en önemlisi Türkiye hem FETÖ hem de ABD ile ilişkilerinde Evanjelikleri nereye koymalıdır? Dinî politik yorumlarımızı sırlar ve gizemlerden kurtarıp bu somut meseleler üzerinde odaklanırsak sanırım dış politikada karar vericiler olarak daha net bir yol çizebiliriz. [Devamı]
    Alevi-Bektaşilik neden Şiilikten farklıdır?
    Hilmi Demir, Dr. 06 Ekim 2018
    2005 yılında Tiran'da TİKA'nın yaptığı bir sempozyuma gitmiştim. Rahmetli Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hoca ile aynı oturumda sunum yaptık. Daha sonra da birlikte elçilik yemeğinde sohbet etme imkânımız oldu. Bizden on iki Bektaşi tekkesinin lideri rahmetli Hacı Dede Reşat Bardhi'yi ziyaret etmemizi istedi. Özellikle Avrupalılar Bektaşileri Müslümanlardan ayrı dinî bir azınlık kabul ettirmek için özel ilgi gösteriyorlardı. Elçilik randevu aldı, bir grup akademisyenle ziyaretine gittik. Bizdeki cemevlerine benzer bir mimari ile yaptıkları dergâhta bizi kapıda karşıladı ve içeri aldı. İlk sözü ''Elhamdülillah ben de Türk'üm'' oldu. Bu ifadeye çok da şaşırmadık. Çünkü Balkanlarda ''Türk'üm'' demenin ''Müslümanım'' demek olduğunu biliyorduk. Söz gelimi eski Boşnakça bir İlmihal’de “Od kad si Tur [Devamı]