Arşiv

  • Mayıs 2019 (9)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)

    Etiketler

    Gazzâlî yüzünden mi geri kaldık?
    Hilmi Demir, Dr. 23 Şubat 2018
    Alman asıllı Oryantalist Joseph Schacht “Onbirinci yüzyılın başlarından itibaren, Müslümanların entelektüel hayatında genel bir durgunluğu fark ediyoruz” der. İskoç asıllı Anglikan Papaz Oryantalist Montgomery Watt’a göre de, İmam Gazzâlî (1058-1111) sonrası, özellikle de 1258’de Bağdat’ın Moğollarca istilasından sonra, İslam entelektüel hayatı durağanlaşmıştır. [Devamı]
    Radikaller neden mezheplere karşıdır?
    Hilmi Demir, Dr. 10 Şubat 2018
    Bir önceki yazıda size 2016 TEPAV saha araştırmasından bahsetmiştim. Aslında İslam dünyasında yaklaşık bir asırdır mezhep sistematiğine bağlı din öğretimi terk edildi. Mezheplerin çatışmayı beslediğini söyleyen muhataplarımız, olmayan bir hayaleti dövüyorlar. Türkiye’de de sık sık duyduğumuz Mezhepçilik ifadesi de aslında gerçekçi değil. Bu ifadeyi İran Jeopolitiğinin kullanışlı bir diplomasisi olarak görmek lazım.  Zira İslam dünyasında İran Şiiliği ve Selefilik dışında hiçbir mezhebi kimliğin siyasi bir rolü bulunmuyor. [Devamı]
    Bir güvenlik sorunu olarak mezhepsizlik
    Hilmi Demir, Dr. 26 Ocak 2018
    Mezhepsizliğin Türkiye için yalnızca dinî bir mesele olmadığını düşünüyorum. Hatta bu meselenin bir güvenlik riskine dönüştüğünden bile bahsedebiliriz. Belki çoğunuz tam aksine mezheplerin, çatışmaların ana dinamiklerinden biri olduğunu düşünüyorsunuzdur. Haksız da sayılmazsınız. İnternette mezhep kelimesi ile savaş kelimesini yan yana yazdığınızda yüzlerce köşe yazısı çıkıyor karşınıza. Özellikle Suriye ve DEAŞ ile birlikte bu kavramları daha sık yan yana görür olduk. Basında, medyada toplumsal barış adına sürekli mezhep taassubundan, mezhep savaşlarından bahsediliyor. [Devamı]
    İslam’ın Kayıp Halkası: Ebû Hanife
    Hilmi Demir, Dr. 12 Ocak 2018
    Sözün başında bundan sonra ayda iki kez sizlerle Türkiye gazetesinin sayfaları aracılığıyla hasbihâl edeceğimi duyurayım. Adı gibi Türkiye gazetesi de büyük bir aile. Bu ailenin içinde Türkiye’nin birçok rengini bulmak mümkün. Farklılığımız ve çeşitliliğimiz bizim en büyük zenginliğimiz. Sağolsun İsmail Kapan Bey davet ettiler, biz de “davete icabet sünnettir” dedik, kabul ettik. 1988’de Ankara Demetevler’de soğuk kış sabahları dağıttığım gazetede yazmak nasip oldu. Nereden nereye… Dualarınızı beklerim. [Devamı]
    Türkiye’nin bir İran jeopolitiği var mı?
    Hilmi Demir, Dr. 15 Ekim 2017
    İran uzun zamandır bölgede silahlı grupları destekleyen bir ülke olarak anıldı. İran’ın elindeki güçlü ordu, Irak, Suriye ve Lübnan’da sahip olduğu paramiliter ve milis güçler onun bölgedeki gücünün en önemli göstergeleri sayılır. 1 Fakat belki de unutulan İran’ın bu gücünün arkasında yatan ve bu gücün önünü açan yumuşak güç unsurlarıdır.  İran’ın bölgedeki  jeopolitiğini önemli kılan unsur da  bölgeyi dizayn etmede kullandığı bu yumuşak güç araçlarından geçiyor. Jeopolitik tasarım, belli bir kültür sisteminin devlet yoluyla hedef coğrafyalarda kültürel ve beşeri bir dünya inşa etme girişimi olarak görülebilir. Eğer bir siyasal güç (devlet) jeopolitik tasarımlar üzerinden bölgesel ve küresel bir güç haline gelmek istiyorsa, öncelikle buna hayata geçirecek güç araçlarını oluşturmak zorundad [Devamı]
    Radikalleşme: Teröre Giden Yol
    Hilmi Demir, Dr. 25 Nisan 2017
    Günümüz dünyasında gündelik yaşamda, siyasette, komşuluk ilişkilerinde, dini söylemde toplumsal ve bireysel ilişkilerde gittikçe artan bir öfke var. Gençlik ideolojilere karşı sert muhalefetini ve öfkesini, şiddete varan bir süreç içinde ifade etmeye başladı. Yani küresel ölçekte şiddete varan bir radikalleşmeyle karşı karşıyayız. [Devamı]
    IŞİD'in Gizli Hücreleri ve 15 Temmuz
    Hilmi Demir, Dr. 22 Temmuz 2016
    Nice’te Mohamed Lahouaiej Bouhlel adında 31 yaşında öfkeli, depresyon ilacı kullanan bir genç ele geçirdiği TIR’la 84 kişiyi öldürdü. IŞİD’in ideolojisiyle ve dindarlıkla hiç alakası olmayan bu genç nasıl hızla radikalleşti sorusu cevaplanmayı beklemektedir. [Devamı]
    Türkiye IŞİD’e karşı doğal direncini kaybediyor
    Hilmi Demir, Dr. 09 Mayıs 2016
    Türkiye’de IŞİD’ın çok güçlü bir destek bulduğu söylenemez. Bunu iddia etmek hem oldukça abartılı olur hem de gerçeklerle örtüşmez. Suriye’deki iç savaşla gündeme gelen yabancı savaşçılar ile ilgili rakamlar da bunu gösteriyor. Türkiye’den Suriye’ye savaşmak üzere giden kişi sayısının 2 bin-2 bin 500 civarında olduğu tahmin ediliyor. Bunların hepsinin IŞİD’e katıldığı da söylenemez. [Devamı]