Arşiv

  • Mayıs 2024 (14)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Merkez Bankası yasasında değişiklik
    Fatih Özatay, Dr. 18 Mayıs 2016
    İtiraf edeyim ki bilmiyordum. Yasasında 1977 yılında yapılan değişiklikler çerçevesinde ABD Merkez Bankası’nın (FED) meğerse üç ana amacı varmış: Maksimum istihdam, fiyat istikrarı ve uzun vadeli faizlerin düşük bir oranda gerçekleşmesi. “Düşük düzeyde uzun vadeli faiz” amacını eski FED Başkanı Bernanke’nin birkaç ay önce çıkan kitabından (Courage to Act: Eyleme Geçme Cesareti) öğrendim. Bernanke, kitabının 49'uncu sayfasında FED’in herkesin bildiği maksimum istihdam ve fiyat istikrarı ana hedeflerini metin içinde veriyor, pek bilinmeyen üçüncü hedefi ise dipnotta zikrediyor. Üçüncü hedefe dipnot düzeyinin reva görülmesinin nedeni dipnottan açık. Şöyle: “Enflasyon düşük olduğunda uzun vadeli faiz hadleri de düşük olacağından, düşük faiz hedefi fiyat istikrarı hedefince zaten ka [Devamı]
    Meğerse para politikası gevşekmiş…
    Fatih Özatay, Dr. 27 Nisan 2016
    Merkez Bankası dün çok önemli bir raporu kamuoyuna açıkladı. Yılın ikinci Enflasyon Raporu bir basın toplantısı ile bizlerle paylaşıldı. Raporun para politikası ve yeni yönetimin kredibilitesi açısından en önemli tarafı ve dolayısıyla asıl merak uyandıran kısmı, ileriye ilişkin enflasyon tahminlerinde bir önceki rapora kıyasla bir indirime gidilip gidilmeyeceğiydi.Bir hafta önceki Para Politikası Kurulu’nda faizler düşürüldü. Oysa Ocak ayında yayınlanan yılın ilk enflasyon raporunda Merkez Bankası 2016 sonunda enflasyonun yüzde 7,5’e, 2017 sonunda ise yüzde 6’ya düşeceği tahmininde bulunmuştu. Yani, en azından 2017 ortalarına kadar enflasyonun hedefin oldukça üzerinde kalacağı tahmini vardı Merkez Bankası’nın. Hedefin kamuoyunca ciddiye alınması bekleniyorsa en başta Merkez Bankası’nın cid [Devamı]
    Merkez Bankası’nın faizleri düşürebileceği koşullar
    Fatih Özatay, Dr. 13 Nisan 2016
    Birkaç gündür televizyonlarda ve gazetelerde gelecek hafta yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranlarının ne kadar düşürüleceği tartışılıyor. 25 baz puan diyenler var, 50 baz puanı normal bulanlar var; var da var. Hangi ülkede? 2012’den bu yana enflasyon hedefinin yüzde 5 olduğu ama gerçekleşen enflasyonun bunun 3,3 puan üzerinde kaldığı bir ülkede. Hangi ülkede? Bu yıl gerçekleşmesi beklenen enflasyonun da hedefin oldukça üzerinde kalacağının anlaşıldığı bir ülkede. [Devamı]
    BBC, geçen hafta 1 milyon çocuğa micro:bit dağıtmaya başladı
    Güven Sak, Dr. 31 Mart 2016
    BBC, geçen hafta 11-12 yaşlarındaki çocuklara micro:bit dağıtmaya başladı. Kampanyanın hedefi, 1 milyon çocuğu dijitalleşmeye doğrudan katkıda bulunmaya çağırmak aslında. Kampanyanın adı da manidar: Dijitalleştirin (Make It Digital). Nedir? Daha önce dijitalleşmemiş olanı dijitalleştirin. Birbiri ile konuşmayan makineleri birbiri ile konuşturun. Kampanyayı 29 adet kuruluş ve şirket düzenlemiş. Hedef kitle 11-12 yaşlarında. [Devamı]
    Merkez Bankası Başkanı kim olacak?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Mart 2016
    Görev süresinin nisan ortasında bitecek olması nedeniyle, Merkez Bankası Başkanı’nın yeniden aynı göreve atanıp atanmayacağı, atanmazsa yerine kimin geleceği son günlerde sıkça tartışılıyor. İş, Başkan ile de bitmiyor; yardımcılarının bir kısmının da görev süreleri yakında sona erecek. O makamların nasıl doldurulacağı da tartışılıyor. Bu tür yüksek bürokrat atamaları elbette çekici konuların baş sıralarında geliyor; tartışılmasında bir gariplik yok. [Devamı]
    Faizsiz bol kaynak imkânı
    Fatih Özatay, Dr. 09 Mart 2016
    1980’lerde başladı, geçen yüzyılın sonlarına doğru iyice yoğunlaştı. Küresel krizden önceki yıllarda ise bir tabuya dönüştü. Merkez bankalarının kamu kesimi açıklarını para basarak finanse etmelerinden söz ediyorum. Bir merkez bankasının bağımsız olup olmadığının en önemli göstergelerinden biri, ülkesinin hükümetinin bütçesinin iki yakası bir araya gelmiyorsa, gelmesini sağlamak üzere devlet harcamaları ile gelirleri arasındaki farkı para basarak kapatmaya çalışıp çalışmadığı. Para basılıp hazine finanse ediliyorsa, o ülkenin merkez bankasının bağımsızlığından söz etmek mümkün değil.Çoğu piyasa ekonomisinde bu tür ‘açık’ finansman yasak. Türkiye de 2001 krizinden sonra Merkez Bankası kanununda yaptığı değişiklikle bu kervana katıldı. Banknot matbaalarına fazla mesai yaptıran bu tür finansm [Devamı]
    Enflasyonun sorun olarak algılanmamasının maliyetleri
    Fatih Özatay, Dr. 24 Şubat 2016
    Geçen hafta derste sıra enflasyonun nedenlerini tartışmaktaydı. 2001-2006 Merkez Bankası dönemi bir tarafa bırakıldığında, 1995’ten bu yana ders veriyorum ve her dönem birkaç saati bu konuya ayırıyorum. Uzun bir süre, verdiğim makroiktisat ve parasal iktisat derslerinin öğrenciler açısından en eğlendirici konularından biriydi enflasyon ve nedenleri. Oysa birkaç yıldır öğrencilerin enflasyona ilişkin ilgilerinin azaldığını görüyorum.Elbette bunun bir nedeni, o eskinin yüksek enflasyon oranlarının artık gözlenmemesi; hem yurtta hem de cihanda. Hele küresel krizden sonra çoğu gelişmiş ülke için enflasyonun değil de deflasyonun ana tartışma konusu olduğu dikkate alındığında bu ilgisizliğin bir başka nedeni daha ortaya çıkıyor. Merkez Bankası’nın, enflasyonun yıllardır etrafında gezindiği düzey [Devamı]
    Venezuela’yı gördükten sonra, şikayetimi geri alıyorum
    Güven Sak, Dr. 18 Şubat 2016
    Geçenlerde OECD’nin Governance At A Glance 2015 (Bir Bakışta Devlet 2015) raporuna bakmıştım. Metinde “Türkiye” kelimesinin geçtiği yerleri aratmaya başladığınızda, karşınıza hep “bu konuda Türkiye’ye ait veri bulunamamıştır” çıkıyordu. Benim de moralim bozulmuştu ve “Nedir bu Türkiye’nin kamudan çektiği” demiştim. Şimdi, Venezuela’yı görünce halimize şükretmemiz gerektiğine karar verdim ve şikayetimi geri alıyorum [Devamı]
    Durum değerlendirmesi
    Fatih Özatay, Dr. 17 Şubat 2016
    Ekonomideki gidişata ilişkin önemli istatistikler açıklandı son günlerde. Bugün bu verileri topluca değerlendirmek istiyorum.Sanayi üretiminin yılın son çeyreğinde belirgin biçimde artması, 2015 GSYH büyümesinin tahmin edilenden yüksek çıkacağı beklentisi oluşturdu. Son üç yılın sanayi üretimi artış oranları (yüzde olarak) şöyle: 2013:  3,1; 2014: 3,6 ve 2015: 3,2. GSYH büyümesi ise daha farklı seyretti. Dönemin en düşük GSYH büyümesi en yüksek sanayi üretimini gözlendiği 2014’te: Yüzde 2,9. En düşük sanayi üretiminin gerçekleştiği 2013’te ise GSYH yüzde 4,2 oranında arttı.Altın ve enerji dışı ithalatı da GSYH büyümesi hakkında önemli fikir veriyor. Son zamanlarda yaptığım gibi euro-dolar kurundaki oynamalardan arındırarak inceliyorum bu veriyi. Durum şöyle: 2014’te yüzde 0,1 oranında azal [Devamı]
    Karamsarım; ama bir de bana sorun neden karamsarım
    Fatih Özatay, Dr. 27 Ocak 2016
    Giderek karamsar oluyorum ve bu durumdan hiç haz etmiyorum. İçeriğine katılırsınız katılmazsınız ama sonuçta görüşlerini açıkladılar diye bir grup akademisyeni linç edemezsiniz. Böyle büyük bir linç kampanyasının ülkemde yaşanması elbette benim karamsarlığıma karamsarlık katıyor: Nereye gidiyoruz? Gitmiyor da zaten o korkulan yerde miyiz? Demokrasi düzeyimizin ne olduğu hakkında her geçen gün “başka kanıta ne gerek var ki?” biçiminde yeni kanıtlar ortaya saçılıyor. Karamsarlığımın temel nedeni bu.Mesleki açıdan da karamsarım. Dün Merkez Bankası’nın yılın ilk enflasyon raporuna ilişkin finansal yatırımcılarla toplantısı vardı. Dün sabah ekonomi kanalları o toplantıyı naklen yayınladılar. Öğlen, özelde para politikası, genelde de Türkiye ekonomisi hakkında finansal yatırımcılarla toplantım o [Devamı]