Arşiv

  • Ocak 2023 (8)
  • Aralık 2022 (10)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)

    Çoklu kriz çağında nasıl karar alınır?
    Güven Sak, Dr. 27 Aralık 2022
    2022’de kafamız biraz karışıktı şimdi resim giderek netleşiyor. Hayat bundan böyle alıştığımız gibi olmayacak. 2022’nin başında Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum, WEF) her zaman olduğu gibi bir Küresel Risk Algısı (Global Risk Perceptions) raporu yayımlamıştı. Geleceğe baktığında endişe duyanların oranı neredeyse yüzde 85’e varıyordu, eğer kaygılı yüzde 23 ile endişeli yüzde 62’yi toplarsanız. O zamandan beri daha az endişe duymamıza neden olacak bir gelişme olmadı. Doğrusu ben bu yıl yayımlanacak raporu merak ediyorum. [Devamı]
    Yapısal dönüşüm mü, eski tas eski hamam mı?
    Fatih Özatay, Dr. 23 Aralık 2022
    Salı günü, 2001’den bu yana yaşadığımız üç ‘ani duruş’ vakasını ele almış ve bu vakaların temel özelliklerine yer vermiştim. İlk vaka 2001’in ilk çeyreğinde, ikincisi ise 2008’in son çeyreğinde başlamıştı. GSYH’de gözlenen düşüş daha sonra keskin bir daralmaya dönüşmüştü. 2018’in ikinci çeyreğinde başlayan süreçte de GSYH azalması vardı ama ilk ikisi kadar şiddetli değildi.  Buna karşılık istihdam azalışı açısından çok şiddetli bir dönem olmuştu. Her üç vakada da özel kesimin dış borç stoku keskin biçimde düşmüş ve kriz öncesi düzeyine gelmesi yıllar sürmüştü. Farklı bir ifadeyle, özel kesim (finans kesimi ve finans kesimi dışındaki şirketler) vadesi gelen dış borç ödemelerinden daha az borçlanmış; yeni borçlanma geri ödemeden düşük olunca da dış borç stoku azalmıştı. [Devamı]
    Üç ani duruş
    Fatih Özatay, Dr. 21 Aralık 2022
    Bizde ve bize benzer ülkelerde ‘ani duruş’ olarak bilinen bir olgu var. Her şey güllük gülistanlık sanılıp bol kepçe borçlanıldığı bir dönemde çeşitli kırılganlıklar oluşuyor. Bir nedenle fay hatları kırılınca yurtdışından borçlanma imkânı azalıyor. Vadesi gelen dış borç ödemelerinden daha az borçlanılıyor. Aynı dönemde ülkenin riski ve dolayısıyla borçlanma faizleri sıçrıyor. Bir yandan vadesi gelen dış borcun bir kısmını kendi kaynaklarıyla ödeme çabası bir yandan faizlerde sıçrama ekonomide küçülmeye yol açıyor. Riski sıçrayan ülkenin parasından kaçış döviz kurunu da sıçratıyor. Döviz cinsinden borcu yüksek olan kesimlerin bilançoları bozuluyor. Çeşitli varlıkların fiyatları düşüyor. Bu, vadesi gelen dış borçların kendi kaynaklarıyla ödenmesi çabasını daha da zorlaştırıyor. Ekonomi daha [Devamı]
    Jeremy Rifkin, o gün, orada ne dedi?
    Güven Sak, Dr. 20 Aralık 2022
    Aralık ayı doğrusu ya dopdolu geçiyor. Hele son bir haftadır yeni uluslararası ekonomik düzenin olası biçimi konusunda çok alametler belirdi. Öyle anlaşılıyor ki, Ankara, hareketi bereket zannederken, iklim politikası gündemi giderek şekilleniyor. Biraz daha bu “bereketsiz hareket” tuzağında, böyle sessiz sedasız beklersek, yakında “göçtü kervan kaldık dağlar başında” diye yakınmaya başlayacağız. Neden? İklim değişikliği gündemi harekete geçti ve Türkiye doğru değil yanlış hareketlere odaklanmış durumda. Bereketsiz hareket dediğim bu. [Devamı]
    İhtiyat bunun neresinde?
    Fatih Özatay, Dr. 16 Aralık 2022
    Küresel finansal krizden alınan dersle, kriz çıkma olasılığını azaltmak üzere, çoğu ülkede makro ihtiyati önlemler geliştirildi ve yaygın biçimde kullanılmaya başlandı. Bu politikaların bir kısmı kredi alanlara yönelik iken bir kısmı da finans kurumlarına yönelik oldu. İlk gruptakiler için, verilen kredi tutarının, kredi ile alınan malın değerinin belli bir oranı ile sınırlanması örnek gösterilebilir. İkinci grup için ise, ekonominin büyüme oranının çok yükseldiği dönemlerde, finans kurumlarının her önlerine gelene kredi açmalarını ve dolayısıyla kredi patlamasını önlemeye yönelik önlemler ilk akla gelen makro ihtiyati önlem tipi. [Devamı]
    Baz etkisine bel bağlamak
    Fatih Özatay, Dr. 07 Aralık 2022
    Dün, Kasım ayı enflasyonunu öğrendik. Aylık enflasyon yüzde 2.88 olmuş. Bir önceki yılın Kasım ayında ise aylık enflasyon yüzde 3,51 olarak açıklanmıştı. Dolayısıyla, bu Kasım biraz daha düşük gerçekleşti aylık fiyat artışları. Bu düşüşün bir yansıması da yıllık enflasyon oranlarında gerçekleşti: Yüzde 85,5’ten yüzde 84,3’e indi. [Devamı]
    Artık sürgün yeri İstanbul’un Nişantaşı, Kadıköy’ü
    Güven Sak, Dr. 06 Aralık 2022
    Ferit Edgü’nün “Hakkari’de Bir Mevsim” romanı 1977 yılında yayımlandı. Roman, Hakkari’nin Pirkanis köyüne atanan bir er/öğretmenin yaşadıklarını anlatıyordu. Türkiye daha dışarıya açılmamıştı. O vakitler, kamu hizmetleri memleketin her tarafına daha eşit yayılsın diye “Şark Hizmeti’ne gidilirdi. Bir de sürgün yeriydi oraları kamu görevlileri için. [Devamı]
    Yeni Ekonomi Modeli’nin ne olduğu anlaşıldı
    Fatih Özatay, Dr. 02 Aralık 2022
    Yeni Ekonomi Modeli olarak adlandırılan modelin ne biçim bir şey olduğu pek açıklanmadı. Zaman zaman söylenenlerden çıkarsamalar yapmaya çalıştık. Söylenenler sıklıkla U-dönüşü içerince, çıkarsama işi bayağı zahmetli bir iş haline gelmişti. Çok şükür artık bu zahmete katlanmaya gerek kalmadı. Sonuçlara bakarak Yeni Ekonomi Modelinin ne olduğunu açıklamak mümkün artık: “Durgunluk-yüksek enflasyon-yüksek cari açık-bozulan gelir dağılımı” modeli olarak tanımlayabiliriz yeni modeli. [Devamı]
    Üçüncü çeyrekte GSYH küçülmüş olabilir mi?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Kasım 2022
    Çarşamba günü üçüncü çeyrek GSYH verisi açıklanacak. Öncü göstergeler ekonomide önemli bir yavaşlama yaşanmakta olduğu sinyalini veriyorlar. Bu göstergelerden ilki OECD’nin yapay öğrenme teknikleri kullanarak hesapladığı haftalık ekonomik faaliyet endeksi. 2021’nin son çeyreğinde bir yıl öncesine göre GSYH yüzde 9,6 oranında artmıştı. OECD endeksi ise yüzde 9,3 artışa işaret ediyordu. Bu yılın ilk iki çeyreğinde yıllık GSYH büyümesi sırasıyla yüzde 7,5 ve 7,6 olarak gerçekleşmişti. Aynı çeyrekler için OECD endeksi ile ölçülen büyüme oranları ise yüzde 7 ve 7,8 oldu. [Devamı]
    Dünya kupası maçları döviz müdahalesini engeller mi?
    Fatih Özatay, Dr. 25 Kasım 2022
    Haziran 2002: Dünya Kupası finalleri. Türkiye de yer alıyor. Sadece ‘kupa süsü’ olarak kalmıyor; gruptan çıkıyor, üçüncülük maçına kadar gidiyor ve üçüncü oluyor. Futbolseverler için çok heyecanlı günler. Sadece futbolseverler için mi? Türkiye’nin başarıları futbolla pek ilgili olmayanları da televizyon başına, maç izlemeye çekiyor. [Devamı]