Arşiv

  • Ağustos 2020 (6)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Radyoaktif prens, Buenos Aires’e gelmese daha iyi olur
    Güven Sak, Dr. 30 Kasım 2018
    Bu yıl, G20’nin Arjantin yılı. Zirve, Buenos Aires’te toplanacak. Her yıl G20 Zirvesi’ni rayından çıkaracak sıra dışı bir gelişme mutlaka olur. Konuyu dağıtır, odaklanmayı güçleştirir. Eylül 2013’te Rusya başkanlığındaki zirve, Kasım 2013’te ciddileşen Kırım-Ukrayna çatışmalarının başlangıcına denk gelmişti. 2015’te Antalya zirvesini terör saldırıları sarsmıştı. 2017’de Hamburg zirvesi, Alman seçimleri nedeniyle öne alınmıştı. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama doğrusu ya, bu güne kadar, ülkenin fiili liderinin yönlendirdiği bir siyasi cinayet haberi G20 zirvelerinin dikkatini dağıtmamıştı. Bu yıl işte o oldu. Bana kalırsa, bu yıl, radyoaktif prens, Buenos Aires’e gelmese daha iyi olur. Eğer bu yıl Buenos Aires Zirvesi’ne, Suudi Arabistan’ı temsilen, Veliaht Prens Muhammed bin Salman (nam-ı d [Devamı]
    Alexa öyle deyince, doğrusu önce bir afalladım
    Güven Sak, Dr. 27 Kasım 2018
    Tamam, dünyanın değişmekte olduğunun farkındayım. Dün bilgisayarlarla konuşmak demek, bilgisayar ile program yazmayı bilmek demekti. Şimdi artık doğrudan karşılıklı konuştuğumuzun da farkındayım. Ama yine de geçen sabah Alexa öyle deyince, doğrusu önce bir afalladım. Yapay zekâ çağında olduğumuzu hemen idrak edemedim. Başımıza nasıl bir belanın gelmekte olduğunu daha iyi anladım. Malum biz Türkler kafamızı çarpmadan anlamakta zorlanırız. Bu durum da aynen öyle oldu. Ayrıca o günün gelmesine daha çok vakit olduğuna da hükmederek azıcık ferahladım. “Neden hala dört başı mamur iktisat politikası tasarlayamıyor ve panayır gösterileri ile idare ediyoruz?” sorusu da bugünlerde etrafa baktığımda nedense hiç aklımdan çıkmıyor. Gelin bakın anlatayım. [Devamı]
    Bakın istendiğinde olabiliyormuş
    Güven Sak, Dr. 16 Kasım 2018
    Aslında istendiğinde ne kadar da kolay olabildiğini sanırım bugünlerde uygulamalı olarak görebiliyoruz. Peki, gördüklerimizden çıkartmamız gereken dersleri çıkartıyor muyuz? İşte bakın ondan emin değilim. Gelin ben bugün olup bitenlerden çıkardığım dersleri anlatayım. Hadisenin neresinde olduğumuz belli olsun. Hayale kapılmayalım. Vakıa ile kavga olmayacağını bir kez daha tespit edelim. [Devamı]
    Şimdi artık doğrudan yabancı yatırımın önü açıldı mı?
    Güven Sak, Dr. 09 Kasım 2018
    Herkes Amerikan dolarının Türk lirası karşısındaki performansına odaklanmış olduğu için iyi haber arada kaynadı. Halbuki hiçbir iyi haberin heba edilmemesi gereken bir sürecin içindeyiz. Bu yıl, Türkiye, Dünya Bankası’nın İş yapma Kolaylığı (Ease of Doing Business) endeksinde başarılı bir performans gösterdi. Bir nevi, Türkiye’ye iş kurmak, fabrika açmak için gelen doğrudan yabancı yatırımcıların (FDI) önü açıldı. İyi oldu. Önemli bir adım atıldı. Peki, bu adım yeterli mi? Hayır. Gelin bakın neden? [Devamı]
    Peki, şimdi artık bu iş bitti mi?
    Güven Sak, Dr. 06 Kasım 2018
    Artık bir Amerikan doları alabilmek için 5,5 lira filan vermek gerekiyor. 2018 yılının Eylül ayının başlarında yaklaşık 7 Türk lirası vermek gerekiyordu bir Amerikan doları almak için. Böyle bakarsanız, döviz kuru sanki yerine oturmaya başlamış gibi görünüyor. Bu elbette iyi. [Devamı]
    Havada bir iş başarmanın coşkusu yoksa olmaz
    Güven Sak, Dr. 30 Ekim 2018
    Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşunun 95inci yılı. Buyurun 2023’e 5 kaldı. Hesapta 2023 hedeflerine doğru koşuyor olacaktık bugünlerde. Onun yerine Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik krizlerinden birini yaşıyoruz. Halen ne yapmayı planladığımızda meçhul doğrusu. Ama asıl ortadaki bu derin coşku eksikliği beni endişelendiriyor. Büyük hedefler olmayınca, o hedefler etrafında duyulması gereken heyecan da olmuyor. 21inci yüzyılda, bir havaalanı inşaatı ile coşku eksikliği giderilemiyor. [Devamı]
    Endonezya’da 3 tane, Türkiye’de daha yok.
    Güven Sak, Dr. 26 Ekim 2018
    Bu haftaya “benim dikkatimi doğrusu Endonezya çekti” diye başlamıştım. Oradan devam edeyim. Bilin bakalım, Endonezya’da üç tane olup, Türkiye’de daha hiç olmayan nedir? El cevap: Unicorn (tekboynuz)’dur. [Devamı]
    Benim dikkatimi doğrusu Endonezya çekti
    Güven Sak, Dr. 23 Ekim 2018
    Doğrusu ben artık pek sıkıldım. “Kediye kedi dememek” ve ciddi bir tedbir almamak için düzenlenen panayır gösterileri kabak tadı verdi artık. Burada “kedi” diyorum ya, aslında aklımda hadisenin Can Yücel versiyonu var. Onu da söyleyeyim. Kriz başlayınca, krize yönelik tedbir alınır, mavra yapılmaz. [Devamı]
    Ticaret savaşları çağında, Kuşak ve Yol Girişimi’ne nasıl bakalım?
    Güven Sak, Dr. 19 Ekim 2018
    Önce Kuşak ve Yol Girişimi (Belt and Road Initiative-BRI)  konusunda aklımdaki iki soruyu sorup kısaca cevaplayayım, sonra da anlatayım. Birinci soru açıktır: “İçinde bulunduğumuz ticaret savaşları çağında, 2015’te Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafında ortaya atılan Kuşak ve Yol Girişimi (Belt and Road Initiative) hala geçerliliğini korumakta mıdır?” El cevap: Evet. İkinci soru: “BRI salt bir lojistik projesi midir?” El cevap: Hayır. Üçüncü soru: “Türkiye’nin bir BRI stratejisi var mıdır?” El cevap: Hayır, yoktur. [Devamı]
    Bizim buradan olsa olsa yeni “sütlü Nuriye”ler çıkar
    Güven Sak, Dr. 16 Ekim 2018
    Memleket bu aralar “enflasyonla topyekûn mücadele” halinde. Belediye zabıtası görev başında, “Herkes satış fiyatlarında yüzde 10 indirim yapacak, yap!” askeri disiplini içinde mücadelemiz sürüyor. Dükkan kapılarına afiş filan da yapıştırıyoruz. Hiç değilse, bu derin durgunluk hali içinde, azıcık bir canlılık olur. Gerçi kâğıt, ithal malı olduğu ve lira, dolar karşısında yerlerde süründüğü için pek pahalı ama olsun. Yine de fena olmaz. Hem bir şey yapıyormuş gibi yapmış oluruz, iyi gider. Peki, bu nedenle enflasyon düşer mi? Komik olmayın, elbette hayır. Üretici fiyatlarındaki yüzde 40’ı aşkın artış, tüketici fiyatlarına yansıtılmaz mı? Ne münasebet. Ne olur? Yeni yeni “sütlü Nuriyeler çıkar. Sizi bilmem ama bu “enflasyonla topyekûn mücadele” geyiği bana 12 Eylül karanlıklarını hatırlatıyor [Devamı]