Arşiv

  • Nisan 2024 (8)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)

    Bir yanıyla güzel bir yanıyla çirkin
    Fatih Özatay, Dr. 13 Mart 2024
    2023 GSYH verilerine göre Türkiye dünyanın on yedinci büyük GSYH’sine sahip. Uluslararası karşılaştırmalarda daha çok kullanılan satın alma gücü ile (düzeltilmiş kurlar ve fiyatlar ile) ölçüldüğünde ise sıralamada on birinciliğe yükseliyor. Karşılaştırmayı kişi başına yapmak daha doğru; sonuçta çok büyük bir ekonomi olabilirsiniz ama nüfus o kadar fazladır ki, kişi başına çok az gelir düşer. Kişi başına (ve yine satın alma gücü paritesi ile ölçülen) gelir sıralamasında ise elli birinci sıraya düşüyoruz. Ama tahmin edeceğiniz gibi araya petrol zenginleri ve bazı zengin ada ülkeleri giriyor. Bu nedenle, mesela İngiltere otuzuncu, İspanya ise kırkıncı sırada. Elbette bu bir avuntu olmamalı. Zira hala zengin ülkelerle aramızda önemli bir gelir farklılığı var. Kişi başına düşen gelirimiz, G7 ül [Devamı]
    Ekonomi Büyüdü. Sevinin küçükler, övünün büyükler!
    M. Coşkun Cangöz, Dr. 13 Mart 2024
    Milli bayramlarımızın resmi törenlerle, şenliklerle kutlandığı zamanlarda büyükler kurdukları Cumhuriyetle, yaptıkları devrimlerle övünürken onun nimetleriyle yaşayan ve Cumhuriyetin geleceği olan biz çocuklara da sevinmek düşerdi. Önceki hafta açıklanan 2023 büyüme rakamlarının ardından gelen açıklamalar bana biraz o günleri hatırlattı. Zira ekonomi “depremlere ve diğer olumsuzluklara rağmen “yüzde 4,5 oranında büyümüştü”. Üstelik büyüme “on dört çeyrektir üst üste” devam ediyordu. Kişi başı gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) da “önceki yıla göre 2 bin 450 dolar artarak 13 bin 110 dolara yükselmişti". Özetle, zenginleşmiştik, ekonomi iyi yönetiliyordu ve bize de sevinmek düşüyordu. [Devamı]
    Şubat enflasyonu TCMB’yi mutsuz etti (etmiştir)
    Fatih Özatay, Dr. 06 Mart 2024
    Şubat enflasyonu beklenenden yüksek geldi. Para politikası açısından sevimsiz bir gelişme. Merkez Bankası’nın yıl sonu tüketici enflasyon tahmini yüzde 36. Tahminin elbette bir alt bir de üst sınırı var. Alt sınırı yüzde 30, üst sınırı ise yüzde 42. Başkan Karahan 8 Şubat’ta gerçekleştirilen yılın ilk enflasyon raporunun sunum toplantısında, mevsim etkilerinden arınmış olarak aylık enflasyonun yılın ilk yarısında Ocak hariç yüzde 3 civarında hareket etmesini öngördüklerini açıklamıştı. Enflasyonun daha sonra yüzde 2,5 ve yılın son çeyreğinde ise yüzde 1,5 oranında gerçekleşmesi halinde yılsonu tahminine ulaşılacağının altını çizmişti. Bu çerçevede, enflasyonun ana eğiliminde bu senaryoya ters düşen kalıcı ve belirgin bir artış gözlenmedikçe, politika faizini daha fazla yükseltmeyeceklerini [Devamı]
    Büyümenin kaynağı, değirmenin suyu
    Burcu Aydın Özüdoğru, Dr. 02 Mart 2024
    Bu haftanın ekonomi gündemi 2023 yılı ekonomik büyümesiydi. Açıklanan verilere göre Türkiye ekonomi 2023 yılında da hız kesmeden büyüdü. Ekonomik büyüme yılın son çeyreğinde yüzde 4, yılın tamamında ise yüzde 4,5 oranında gerçekleşti. [Devamı]
    İhracatçıyı anlamaya çalışan bir yazı - II
    Fatih Özatay, Dr. 01 Mart 2024
    TÜİK, dün Ocak ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Bir yıl öncesine kıyasla, ihracatımız yüzde 3,5 oranında yükselirken, ithalatımız yüzde 22 oranında azaldı. İthalatın bu kadar azalmasında altın ve enerji ithalatındaki düşüş önemli rol oynadı. Ama bunlar hariç tutulduğunda da belirgin bir düşüş var: Yüzde 6,2. Son on iki aylık ihracatımız 256,2 milyar dolar oldu, ithalatımız ise 354,4 milyar dolar. [Devamı]
    İhracatçıyı anlamaya çalışan bir yazı
    Fatih Özatay, Dr. 28 Şubat 2024
    İhracatçılar açısından Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısında aldığı reel değer (döviz kurunun yurtdışı ve yurtiçi enflasyon farklarından arındırılmış hali) çok önemli. Kur yurtiçi enflasyonla yurtdışı enflasyon farkına kıyasla daha yüksek bir oranda artıyorsa, yurtiçinde üretilen malların yabancı para cinsinden fiyatları o denli düşük oluyor; mallarımız yabancılar açısından cazibe kazanıyor. Dolayısıyla, yerli paranın reel olarak değersiz olmasının ihracatı artırıcı etkisi, tartışılacak bir konu değil; açık. [Devamı]
    Keşke...
    Fatih Özatay, Dr. 23 Şubat 2024
    Para Politikası Kurulu (PPK) okumakta olduğunuz yazının yayımlandığı gün toplanıp kararını açıklayacak. 8 Şubat’ta kamuoyuna açıklanan yılın ilk enflasyon raporunda ve aynı günkü bilgilendirme toplantısında Başkan’ın yaptığı sunumda, enflasyonun ana eğiliminin 2024 sonu için ara hedef olarak alınan yüzde 36 ile uyumlu olduğu belirtildi. Dolayısıyla, PPK çok büyük ihtimalle politika faizini değiştirmeyecek. [Devamı]
    Para politikasının gücünü azaltmak zorunda kalmak
    Fatih Özatay, Dr. 21 Şubat 2024
    Soru şu: Her likidite artışı enflasyonist midir? Şimdi, bu soru da nereden çıktı diyebilirsiniz. Bu yazı günışığına kavuştuğunda TEPAV’ın altıncı Para Politikası Değerlendirme Notu da yayımlanmış olacak.  Notun ilk taslakları, uzun ve zevkli tartışmaların yapıldığı bir toplantıdan sonra yayınlanan biçimini alıyor. O toplantıdaki hararetli bir tartışma nedeniyle bu soruyla işe başladım. [Devamı]
    Binlerce Porsche ve Audi neden Amerika’ya alınmadı?
    Güven Sak, Dr. 20 Şubat 2024
    2024 ilginç bir yıl olmaya aday görünüyor doğrusu. 2023’ün küresel ekonomi için uzun vadeli etkileri açısından en önemli hadisesi aslında jeoekonomik ayrışmaydı. Eskiden küreselleşme deyince dünya bir bütündü, parçalara ayrışmamıştı. Dünya o bütünlük sayesinde düzleşiyordu bir nevi. Artık değil. [Devamı]
    2024 Ocak ayı merkezi yönetim bütçe sonuçları: Filmi tekrar başa mı sarıyoruz?
    H. Hakan Yılmaz 19 Şubat 2024
    Ocak ayı Merkezi Yönetim Bütçe (MYB) gerçekleşmeleri, bütçe performansındaki olumsuz gidişin devam ettiğini bize göstermektedir. Bütçe dengesinde geçen yıl derinleşmeye başlayan bozulma, bu yılın Ocak ayında da devam etmiştir. Gelirlerdeki artışın enflasyon ve büyümenin üzerinde gerçekleşmesine rağmen özellikle cari nitelikli giderlerdeki artış oranının 2024 yılı MY bütçesinde hedeflenen artış oranlarının oldukça üzerinde seyretmesi, bütçe açığının artmasına neden olmuştur. Bu gelişme kaçınılmaz olarak seçimlerden hemen sonra geçen yıla benzer şekilde gelir ve harcama yönlü mali tedbirlerin gündeme geleceğinin sinyali olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle Orta Vadeli Programda Eylül ayı beklenmeden bir güncelleme yapılması ekonomik programa güven açısından önemli görülmektedir. [Devamı]