Arşiv

  • Nisan 2024 (8)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)

    Ekonomik büyüme ve istihdam
    Burcu Aydın Özüdoğru, Dr. 17 Şubat 2024
    Bu hafta açıklanan verilerle 2023 yılı istihdam piyasasına ilişkin gelişmeleri gördük. Hükümet yetkilileri, toplam istihdamın 32 milyona ulaşmasının ve işsizlik oranının %8,8’e gerilemesinin ekonomik programda hedeflenenden de öte iyi gelişmeler olduğunu vurgulayan açıklamalar yaptı. Peki, istihdam piyasası gerçekten de ekonomik programın meyvelerini aldığımız bir çıktı mı oldu, gelin bunu değerlendirelim. [Devamı]
    Finansmanda iyileşme
    Fatih Özatay, Dr. 16 Şubat 2024
    Uygulanmakta olan (eksik) rasyonele dönüş programının mütevazi enflasyon hedefine ulaşabilmesi için sağlaması gereken zorunlu koşulların en önemlisi, yurtdışından finansman akışının sürekli hale gelmesi koşulu. Türkiye Mayıs seçimleri öncesinde ne yazık ki ödemeler dengesi krizinin eşiğine gelmişti. Yüksek cari işlemler açığını normal yollarla finanse edemiyordu. Dış finansman kesilmişti. Seçimden sonra bu tabloda önemli bir değişiklik oldu. 2023’ün seçim sonrasını kapsayan son yedi ayında önemli bir finansman girişi gerçekleşti. Tabloda, 2022 Kasım - 2023 Mayıs dönemindeki, yani seçim öncesindeki yedi ay ile 2023 Haziran – 2023 Aralık dönemindeki, yani seçim sonrasındaki yedi ayın ödemeler dengesi verilerinin karşılaştırması yer alıyor. Net finansmanda belirgin bir artış hemen göze çarpıy [Devamı]
    Mızrak çuvala sığmadı: Ocak 2024’te Hazine rekor nakit açığı verdi
    M. Coşkun Cangöz, Dr. 10 Şubat 2024
    2023 yılı bütçe gerçekleşmeleri Hazine nakit dengesinin öncü gösterge niteliğinde olduğunu bilenler açısından sürpriz oldu. Zira 2023 yılında Hazine nakit dengesi 625 milyar TL açık vermişken merkezi yönetim bütçe açığı 1,375 milyar TL olarak gerçekleşti. Diğer bir ifadeyle nakit dengesi GSYH’nin yüzde 2,5’i kadar açık vermişken bütçe açığının GSYH'ye oranı yüzde 5,4 olarak gerçekleşti. Aradaki bu büyük fark, Aralık 2023’te tahakkuk eden bütçe harcamalarının nakit ödemesinin 2024 yılına ertelenmiş olmasından kaynaklanıyordu. Yaklaşık 750 milyar TL tutarındaki harcamanın 2023’te ödenmemiş olmasının Aralık sonunda 800 milyar TL civarında olan Hazine banka hesap bakiyesinin korunması çabasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. [Devamı]
    Hedef açıklamama inadının rasyonel bir nedeni var mı?
    Fatih Özatay, Dr. 09 Şubat 2024
    Bugün yılın ilk enflasyon raporunu açıklayacak Merkez Bankası. Son raporda 2024 sonu için tahmin edilen enflasyon aralığı yüzde 30-42 düzeyinde. Orta noktası ise yüzde 36. İlk merak edilen, yeni raporda enflasyon tahmininin değiştirilip değiştirilmeyeceği. Bu merakın ana nedeni ise Ocak enflasyonun yüzde 6,7 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleşmesi. Ek olarak Şubat enflasyonunun bu gelişmeden etkilenerek daha önce tahmin edilenden biraz daha yüksek çıkma olasılığından söz ediliyor. [Devamı]
    Yoksulum, yoksulsun, yoksuluz
    Burcu Aydın Özüdoğru, Dr. 03 Şubat 2024
    Bu hafta TÜİK Gelir Dağılımı ile Yoksulluk ve Yaşam Koşulları istatistiklerini yayınladı. 2022 yılını referans alan her iki veri seti de Türkiye’deki yaşam koşulları ve gelir adaleti açısından kara bir tablo çiziyor. Biz ekonomistler, yüksek enflasyonun en büyük kaybedeninin düşük ve orta gelirli haneler olacağını uzunca bir süredir söylüyorduk. Bu hafta açıklanan veriler de malumun ilanı oldu. [Devamı]
    Enflasyonla mücadele için niyet olmayınca - II
    Fatih Özatay, Dr. 02 Şubat 2024
    Yazının başlığında yer alan ‘2’ sayısı da nereden çıktı diye sorarsanız, haksız olmazsınız. Üç hafta önce -9 Ocak’ta- yayımlanan yazımda, 1924-2024 döneminde her yıl gerçekleşen ortalama yıllık enflasyonun seyrini gösteren bir grafik vermiştim. Birinci yüzyılın ortalaması yüzde 23,6 idi. Yüksek enflasyonlu günler artık geride kaldı derken, 2017’den itibaren enflasyon yine yükselmeye başladı. Hem de ne yükseliş; 2022’de tüm yüzyılın en yüksek ikinci ortalama yıllık enflasyonu gerçekleşti. Bu gelişmeleri özetledikten sonra şu kısa soruyu sormuştum: “Neden böyle?” [Devamı]
    Enflasyonla mücadelede karşılaşılan zorluklar
    Fatih Özatay, Dr. 31 Ocak 2024
    Uygulanmakta olan ‘eksik’ ekonomi programının enflasyonla mücadele açısından karşılaştığı önemli zorluklar var. Birinci zorluk Mayıs seçimlerinden sonra döviz kurunun bu kadar sıçramasına izin verilmesinden kaynaklanıyor. İlk PPK toplantı tarihini öne çekerek -olağanüstü bir toplantı yaparak- politika faizi önden yüklemeli artırılabilirdi. Daha sonra kademeli bir artışa gidilebilirdi. Kurun bu kadar sıçramasında, programın faiz ve vergi oranları artışları dışında başka bir unsur taşımaması, kapsamlı bir programın uygulamaya sokulmaması da büyük rol oynadı. Bu eksiklikler, U-dönüş olabileceğine dair şüpheleri yaygınlaştırdı. Sonuçta, döviz kuru anlamsız bir ölçüde sıçradı. Mayıs sonunda dolar kuru 20 TL iken, Temmuz ortasında 26, Ekim ortasında ise 28 oldu. Beraberinde enflasyon da yükseldi [Devamı]
    Faizde zirveyi gördük mü?
    Burcu Aydın Özüdoğru, Dr. 27 Ocak 2024
    Bu başlığı geçen ay yapılan PPK toplantısı sonrası yazdığım köşe yazımda da kullanmıştım. Bu haftaki köşe yazımda da yine aynı başlığın geçerli olduğunu düşünüyorum. Bu soruya cevap vermeden önce genel olarak neler oldu, gelin bunu değerlendirelim. [Devamı]
    Fiili politika faizi karmaşası
    Fatih Özatay, Dr. 26 Ocak 2024
    Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) perşembe günü toplanacak ve muhtemelen repo faizini yüzde 42,5’ten yüzde 45’e yükseltecek. Dikkat ederseniz ‘politika faizi’ yerine ‘repo faizi’ dedim. Bir süredir bu konu üzerinde duruyorum ama önemli. Zira ortada bir likidite yönetimi ve faiz karmaşası var. Politika faizi olduğu söylenen ama olmayan repo faizinden günlerdir bankalara verilen borç (likidite) neredeyse ‘yok’ miktarda. Haftalardır toplam repo fonlaması (Hazine tahvili karşılığında bankalara haftalık borç verdiği TL miktarı) 5 milyar TL düzeyinde. [Devamı]
    Eleştirelim ama hakkını da teslim edelim
    Fatih Özatay, Dr. 24 Ocak 2024
    Merkez Bankası Başkanı hakkında son zamanlarda çok fazla şey yazıldı, konuşuldu. Söylentilerin bir kısmının doğru olmadığı açık. Mesela bir Merkez Bankası Başkanı tek başına birisini genel müdür ya da müdür yapamaz, görevden de alamaz. Ancak önerebilir. Önce, Başkan ve Başkan Yardımcılarından oluşan Yönetim Komitesi’nden en azından oy çokluğuyla geçmesi gerekir o önerinin. O da yetmez. Yönetim Komitesi’nde karara bağlanırsa, o kararın Banka Meclisi’ne gitmesi ve orada da en azından oy çoğunluğuyla onaylanması gerekir. Banka Meclisi’nin yedi üyesi var. Başkan bunlardan sadece biri ama Meclis’in başkanı. Kalan altı üyenin görev süreleri üç yıldır. Her yıl iki üyenin görev süresi biter; ya yeniden seçilirler ya da yenileri göreve gelir. Göreve getiren ise bir anonim şirket olan Merkez Bankası [Devamı]