Arşiv

  • Ağustos 2022 (4)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)

    2016’da ekonomimiz (2)
    Fatih Özatay, Dr. 06 Ocak 2016
    Geçen hafta, 2015 için bir yıl önce yaptığım öngörüleri gerçekleşmeler ile karşılaştırdım. Şimdi sıra ekonomimizin 2016’da nasıl şekilleneceğini tayin eden temel dışsal unsurlara ilişkin senaryolarda. Temel senaryom şöyle:1. Uzun bir süredir uygulanmakta olan ekonomi politikasının 2016’da da sürmesini bekliyorum. Düşük düzeyde bir bütçe açığı veren bir maliye politikası ve enflasyonun yıllardır hedefin üzerinde seyretmesine karşın faiz artırmaktan kaçınan (mahcup) bir faiz politikası devam edecek. Kredi artışını dizginleyen kararlarda ise kademeli ve ılımlı bir gevşeme olabilir.2. Yapısal reform adı altında açıklanan ‘niyet’ beyanının niyet düzeyinde kalacağını bekliyorum.3. Geldiğimiz noktada, özellikle özel sektörün yaptığı yatırımlar ile yabancıların Türkiye’de yaptıkları yatırımlar açı [Devamı]
    Türkiye ekonomisinin geleceği için Edirne’den öğrenmemiz gerekenler (1)
    Esen Çağlar 18 Aralık 2015
    Türkiye ekonomisi 2016’da yüzde 4 civarında büyüyecek. Bu rakam bankacıya, yatırımcıya bir şey ifade edebilir ama sıradan vatandaşa bir şey ifade etmiyor. Örneğin bu aralar Antalyalılara hiçbir şey ifade etmiyor; zira son Rusya krizinden sonra Antalya ekonomisi yüzde 4 falan büyümeyecek, elindekini koruyabilirse şanslı olacak. Sizin mahalleniz de büyük ihtimalle büyümeyecek, eğer etrafta yeni açılan bir dükkan veya yeni bir inşaat için vinç göremiyorsanız. [Devamı]
    Bölünmüşlük
    Fatih Özatay, Dr. 09 Aralık 2015
    Bu yıl ekonomi dalında Nobel ödülünü alan Angus Deaton bir arkadaşıyla birlikte yeni yayınladığı çalışmasında önemli bir bulguya dikkat çekiyor. Orta yaştaki beyaz Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vatandaşları için ‘de’ beklenen ortalama yaşama süresi düşmekteymiş. Özellikle eğitim düzeyi düşük olanlarda bu olgu daha belirginmiş. “Beyaz ABD vatandaşları için ‘de’ “diyorum çünkü zaten siyah ABD vatandaşlarının ortalama hayat beklentisi beyazların oldukça altında.ABD’de beklenen ortalama yaşam süresinin bazı Avrupa ülkelerinde beklenen ortalama yaşam süresine göre daha az olmasının temel nedeni olarak çoğu araştırmacı beyazlarla siyahlar arasındaki bu farkı gösteriyorlarmış. Oysa diyor, başka bir Nobel ödüllü Stiglitz, Deaton’un son bulgusu farklı ve çok önemli bir gelişmeye işaret ediyor. [Devamı]
    Velev ki ekonomik reform yaptık
    Fatih Özatay, Dr. 02 Aralık 2015
    1 Kasım seçiminden hemen sonra ‘istikrar’ üzerine bir yazı yazmıştım. Amacım ‘istikrar’ın illa iyi bir şey olmayacağına dikkat çekmekti; olumsuz da olabilirdi istikrar. Ne yazık ki son gelişmeler Türkiye’de kötü anlamda bir istikrarın oluşmakta olduğuna dair yeni kanıtlar sundu. Şehitler, sokağa çıkma yasakları, çatışmalar, toplumsal barışı savunan Tahir Elçi’nin öldürülmesi, Can Dündar’ın ve Erdem Gül’ün yaptıkları haberden ötürü tutuklanmaları. Şiddetin ve baskının hakim olduğu bir istikrar açık ki özlenen bir istikrar değil.Yine defalarca bu köşede yer aldı. 1) Türkiye’ye yatırım yapmak için gelen uzun vadeli yabancı sermaye (doğrudan yabancı yatırımlar) son yıllarda baş aşağıya gidiyor. Buna karşılık yurtdışına giden yerli sermaye miktarı artıyor. 2) Özel sektörün yatırım harcamaları 2 [Devamı]
    Türkiye’nin kurla imtihanı artık geçmişte mi kaldı?
    Güven Sak, Dr. 26 Kasım 2015
    Bu aralar ne zaman etrafa bakıp televizyonlarda konuşanları dinlesem Türkiye’nin döviz kuruyla imtihanı sanki geçmişte kalmış gibi bir izlenim ediniyorum. Ama bana öyle gelmiyor. Türkiye’nin döviz kuruyla imtihanı asıl şimdi başlıyor. Neden şimdi? Gelin anlatayım. [Devamı]
    Neden en fazla üretim kaybı Türkiye’de?
    Fatih Özatay, Dr. 25 Kasım 2015
    G-20 ülkeleri içinde ‘gelişmiş ülkeler’ sınıfına girmeyen on tane ülke var: Arjantin, Brezilya, Çin, Endonezya, Güney Afrika, Hindistan, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan ve Türkiye. Son yirmi yıl içinde Çin’in ve Hindistan’ın hiçbir zaman üst üste iki çeyrek yıl ya da daha uzun bir süre milli gelirleri eksi büyüme (küçülme) göstermedi. Farklı bir ifadeyle, bu ülkeler resesyon yaşamadılar. Arjantin ve Suudi Arabistan için veri kısıtı var (Arjantin önemli resesyonlar yaşadı ama son yirmi yılın sadece küçük bir kısmı için çeyrek dönemlik milli gelir verisi var. Suudi Arabistan’ın ise hiç çeyrek yıllık milli gelir serisi yayınlanmıyor). [Devamı]
    İnternet’inizi nasıl alırsınız?
    30 Ocak 2014
    Türkiye İnternet’le tanışalı 20 yıldan fazla olmuş. ODTÜ ve TÜBİTAK’ın işbirliği ile Türkiye dünyaya ilk kez İnternet’le bağlandığında herhalde çok az kişi bugün geleceğimiz yeri tahmin edebilirdi.  21 Nisan 1993 tarihinde gazetelerimiz, “İnternet sistemi”nin Türkiye’de günde 750 bin bilgisayarı birbirine bağlayabileceğini ve yaklaşık 1 milyon kişi tarafından kullanılabileceğini kaydetmişler. Bugün Türkiye’de 35 milyondan fazla İnternet kullanıcısı var.  Onuncu Kalkınma Planında, bu sayının 2018’de 63 milyona çıkması hedefleniyor. Aynı planda yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payının yüzde 3,7’den 5,5’e, Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payının ise yüzde 0,86’dan 1,8’e çıkması öngörülüyor. [Devamı]
    Küresel dengesizlikler azalıyor mu?
    08 Ocak 2014
    Küresel krizin altıncı yılını tamamladığımız bugünlerde hala krizin açtığı yaraları sarmakla uğraşıyoruz. 2014 yılı ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin göreli olarak büyüme oranlarını artıracağı bir yıl olarak görünüyor, ama birçok parametrede hala kriz öncesinin çok gerisindeyiz. Örneğin, ABD ekonomisi halen kriz öncesinden 1,3 milyon daha az istihdam sağlıyor. Bu da daha küresel kriz bitti demek için çok erken olduğunu gösteriyor. [Devamı]
    2023 Vizyonu yoksa Çukurambar mıdır?
    Esen Çağlar 25 Mart 2013
    Ankara’nın Çukurambar’ını biliyor musunuz? Ankaralıysanız biliyorsunuzdur. Ankaralı değilseniz, görseniz pek yabancı gelmezdi. Kentin ortasında, son 10 yılda kentsel dönüşüm geçirmiş bir gecekondu mahallesidir. Eski derme çatma evlerin yerinde, bugün koca koca binalar yer almaktadır. Kimisi lüks, kimisi ultralüküstür. TEPAV bu garip mahalleye 5 dakika mesafede olduğu için, Türkiye ekonomisinin dönüşümünü izlediğimiz yıllarda, Çukurambar’ın da dönüşümünü izledik. Memleket için orta gelir tuzağını tartışırken, hemen yanı başımızda bir mahallenin, hiç orta gelir tuzağına takılmadan, düşük gelirden yüksek gelire sıçramasına tanık olduk. [Devamı]
    Halep: Bir Varmış, Bir Yokmuş...
    Hüseyin Raşit Yılmaz 22 Ocak 2013
    Suriye’de iç savaş ikinci yılını doldururken, Arap Baharı’nın uğradığı diğer ülkelerle kıyas kabul etmeyecek derecede bir yıkımla karşı karşıya bulunduğumuz aşikâr. Sular durulduktan sonra yeniden inşası on yıllar alabilecek bir enkaz ve belki de rehabilitasyonu ondan daha uzun süre gerektirecek bir toplumsal psikoloji olacak. İstisnasız tüm tarafların belli ölçülerde ama muhakkak kaybettiği bir süreç işliyor. Bu sürecin en çok kaybedenleri listesinin başına şehirleri de koyabiliriz tereddütsüz. Humus ve Hama gibi büyük şehirlere artık şehir denebilir mi yahut Rakka, Deyr-i Zor, İdlib ve Dera’dan geriye ne kaldı sorularına malumun ilanı kabilinden cevaplar verilebilir. Bununla birlikte Suriye’de şehirlerin durumunu ifade ederken istifade edilecek temsil kabiliyeti en yüksek örnek kent Hale [Devamı]