Arşiv

  • Ağustos 2018 (11)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)
  • Mart 2018 (21)
  • Şubat 2018 (25)
  • Ocak 2018 (27)
  • Aralık 2017 (24)
  • Kasım 2017 (20)
  • Ekim 2017 (23)
  • Eylül 2017 (18)

    Etiketler

    Havuz problemi
    Fatih Özatay, Dr. 01 Ağustos 2018
    Gündemle uğraşmak bu sıcakta içimden hiç gelmiyor. Karda kışta o kadar yazı yazdım/yazdık ısının çok yükselme olasılığının oldukça fazla olduğuna dair, yetmedi; anlattım/anlattılar. Şimdilik yeni bir “ısı” yazısına gerek yok; arşivde yeteri kadar var.Seçimin gürültüsü patırtısı içinde yeterince ele alınamadı şu “PTT’nin T’sini satarak Türkiye ekonomisinin 1993-1994’teki sorunlarını halletme” savı. Oysa o hararetli gündemde bile başka dert edecek bir şey yokmuş gibi kişisel kaygılar ağır basmış, dert etmiştim: “Yahu nasıl atladım ben bu işi; 1994 krizi üzerine o kadar da yazıp çizmişliğim, ‘akademik ekmek yemişliğim’ var. Olmadı, yakışmadı bana” diye hayıflandım. Kısmet bu sıcak mı sıcak yaz gününeymiş; açtım “Finansal Krizler ve Türkiye” adlı kitabımın beşinci baskısının üçüncü bölümündeki [Devamı]
    İstihbarat örgütlerinin meşguliyeti artarken
    Nihat Ali Özcan, Dr. 31 Temmuz 2018
    Dünyada olup bitenleri anlamaya çalışıyoruz. Yeni güç dağılımı, değişen dengeler, araçlar, ilişkiler geçmişten farklı. Çin yükselirken ABD de dikkatini Doğu’ya kaydırıyor. Rusya, bölgesel güç olarak on yıl öncesine göre daha aktif. AB ise kendi iç işleriyle meşgul.Bu arada devletler kadar devlet dışı aktörler de faal. Mücadele ağırlıklı olarak ekonomi, finans, kamuoyunu yönlendirme ve ticaret alanına kaymış görünüyor. Geleneksel yaklaşımlar ve hukuki normlar her geçen gün etkisini kaybediyor. Örneğin, ABD müttefiki AB’yi ticari alanda hizaya sokmaya çalışırken “Savaştayız” diyebiliyor. Çin’i teknoloji “hırsızlığı” ile itham ediyor. İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekildiğini ilan edip tek yanlı yeni bir ekonomik ambargo uygulamaya girişebiliyor. NATO üyesi, “müttefiki” Türkiye’yi açıkç [Devamı]
    Amerika’da “Dolar, euronun ardından bakakaldı” diye konuşuyorlar mı?
    Güven Sak, Dr. 30 Temmuz 2018
    Çocuklar arada son derece şaşırtıcı oluyor. İnsanı afallatıyor. Geçen gün 11 yaşındaki Ela, bana gayet doğal bir biçimde aynen böyle dedi: “Amerika’da da aynen bizim burada olduğu gibi ‘Bugün euro, doları ezdi.’, ‘Pound bastı gitti. Dolar ardından bakakaldı’ filan diye konuşuyorlar mı?” diye soruverdi. Ben şaşırdım. Açıklayayım: 11 yaşındaki bir altıncı sınıf öğrencisinin bana dolar, euro ve pound demesine şaşırdım öncelikle.11 yaşındaki bir ortaokul öğrencisi bana “Biz her gün uzun teneffüslerde dolar ne olmuş diye bakıyoruz” dedi [Devamı]
    Japonya terörle hesabını kapatırken…
    Nihat Ali Özcan, Dr. 27 Temmuz 2018
    Terör ve terörizm, tıpkı bu günlerde olduğu gibi, 1960’ların sonu, 1970’ler ve 80’ler boyunca dünyayı kasıp kavurdu. Bu dalgadan dünyanın öteki ucundaki Japonya da hissesini düşeni aldı. Japonlar iki cephede terörle boğuştular. Bir yanda, uluslararası hale gelmiş Marksist terörizm. Öte yanda, terör dünyasında kalıcı etki bırakacak dini referanslı, kitle imha silahlarıyla eylem gerçekleştirilen Aum Şinrikyo terörüydü. Japon hükümeti bu hafta, örgütün yedi üyesini yıllar önce işlediği terör suçlarından dolayı asarak cezalandırdı.Aum Şinrikyo 1987’de kuruldu. “Yüce gerçeklik” anlamına gelen dini bir örgüttü. Örgüte göre, ABD ile Japonya arasında kesin üçüncü dünya savaşı çıkacaktı. Zaten dünya hızla kıyamete doğru gidiyordu. Bu gidişattan sadece örgütün düşüncelerini paylaşanlar hayatta kalac [Devamı]
    Türkiye’nin cemaatlerle imtihanı
    Hilmi Demir, Dr. 27 Temmuz 2018
    Gayrimüslim toplumdan Müslümanlara Aslında Osmanlı’nın son döneminden itibaren "cemaat" kavramı daha çok gayrimüslimler için kullanılan bir kavram olmuştur. Rum-Ortodoks cemaati, Ermeni cemaati, Yahudi cemaati gibi terimler zamanla hukuk literatürüne hatta uluslararası anlaşmalara bile girmiştir. Bu konuda Lozan anlaşmasında Rum Ortodoks cemaati üzerine heyetler arası tartışmalara bakılabilir... [Devamı]
    Aman ha, bakın, Henry Kissinger’da AI dedi
    Güven Sak, Dr. 26 Temmuz 2018
    Bugüne kadar ortada bir iş bölümü vardı sanki. Kimin ne işle ilgileneceği daha bir belliydi. Henry Kissinger politikadan, uluslararası gelişmelerden filan bahsederdi. Biz de o kompartımanda onu dinlerdik. Mühendisler, yeni teknolojileri geliştiren startup’ların kurucuları, girişim sermayedarları AI’dan (Artificial Intelligence - sentetik  zeka) bahsederlerdi. Biz hayatımızın bu kompartımanında onları dinlerdik. [Devamı]
    Piyasa faizi - Merkez Bankası faizi
    Fatih Özatay, Dr. 25 Temmuz 2018
    Çok sık dile getiriliyor. Deniliyor ki, “Merkez Bankası faizi piyasa faizinin çok gerisinde kaldı; Merkez Bankası faiz artırmalı”. Bu görüş hatalı. Hatanın kaynağı da büyük ölçüde Merkez Bankası’nın bugüne kadar yapıp yapmadıkları ile ilgili. Merkez Bankası’nın faizi artırıp artırmayacağını piyasadaki faizin düzeyi belirlemez, belirlememeli. Şöyle düşünün: Piyasada faiz şu ya da bu nedenle Merkez Bankası faizine kıyasla çok yükselmiş olsun. Buna karşın, enflasyonu düşürecek çok güçlü bir ekonomik program yürürlüğe konulsun. Ekonomik birimlerin enflasyon hakkında geçmişten gelen olumsuz beklentileri kırılabilse, bu program sayesinde zaten enflasyon düşecek, beraberinde piyasa faizi de düşecek. Böyle bir ortamda Merkez Bankası’na düşen programın içeriğini, gücünü ve yapabileceklerini en açık [Devamı]
    Dikkatler Suriye’den İran’a kayarken
    Nihat Ali Özcan, Dr. 24 Temmuz 2018
    Suriye’de olanları, olacakları, bölgesel gelişmelere bağlı olarak yeniden okumanın zamanı gelmiş gibi görünüyor. Çünkü alametlere bakılırsa, bölgedeki gerilimlerin ağırlık noktası Suriye’den doğuya, İran’a doğru hızla kayıyor. ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından, İran’a yönelik ekonomik ambargo ilanı, beraberinde getireceği belirsizlikler işin aciliyetini artırıyor.  İran sorununun büyüklüğü, ülkenin jeopolitiği, nüfuzu ve hadisenin tarafları düşünülünce işin ciddiyeti ve değişim göz ardı edilmez. Nitekim birçok devlet ve devlet dışı aktör, bugün politik hedeflerini yeniden gözden geçirirken, bölgedeki sorunların ağırlığı ve niteliği de değişime uğruyor. Bu çerçevede ittifaklar, ilişkiler ve araçlar yeniden değerlendirmeye alınıyor. Haliyle Türkiye’nin bu bağlamda Suriye sorun [Devamı]
    Yatırımların verimliliği
    Fatih Özatay, Dr. 18 Temmuz 2018
    Gelişmekte olan ülkeler dışındaki tüm ülkeler için iki rakam vererek başlayayım. 2009-2017 döneminde tasarruflarının gayrisafi yurtiçi hasılalarına oranlarının ortalaması yüzde 32.7, yatırımlarının gayrisafi yurtiçi hasılalarına oranlarının ortalaması ise yüzde 32.1. Dönemi daha geriden başlatsanız da bu değerler benzer düzeylerde kalıyorlar. Türkiye için durum şu: Tasarruf oranı yüzde 23.4, yatırım oranı ise yüzde 28.4 düzeyinde.Temel dertlerimizden birine işaret ediyor bu veriler. Yatırım oranımız gelişmekte olan ülkelerin ortalamasının dört puan altında olmasına karşın, yatırımlarımızı yeterince finanse edecek tasarruf yapmıyoruz. Arada beş puanlık bir fark var ki o fark da zaten 2009-2017 dönemindeki ortalama cari işlemler açığı-gayri safi yurtiçi hasıla oranımıza eşit.Tasarrufları art [Devamı]
    FETÖ, süreklilik ve mutasyon
    Nihat Ali Özcan, Dr. 17 Temmuz 2018
    15 Temmuz darbe girişiminin üstünden iki yıl geçti. FETÖ konusu hala gizemini koruyor. Yine de, davalar ilerledikçe, soruşturmalar derinleştikçe ilginç bilgiler, belgeler, ilişkiler ve yöntemlere malik oluyoruz. En ilginç olanı FETÖ’nün TSK örgütlenmesi. Siviller arası örgütlerde gevşek olan bağlar, TSK’da oldukça farklı.  “Mahremiyet” zirve yapmış durumda. Örgüt tam olarak açığa çıktığında sadece darbeyi değil, aynı zamanda gizli kalmış tarihini, zaman içinde değişen/değiştirilen siyasi misyonunu, ulusal ve uluslararası bağlantılarını da öğrenebileceğiz.    Politik bir faaliyette gizliliğin hastalık düzeyinde olması ancak üç durumda söz konusu olabilir. Birincisi, “düşman işgaline karşı direnmek için yer altında kurulan örgütlerde”.  Meşru hükümeti devirmek amacıyla dar bir kadro tarafınd [Devamı]