Arşiv

  • Haziran 2022 (9)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)
  • Ekim 2021 (10)
  • Eylül 2021 (11)
  • Ağustos 2021 (12)
  • Temmuz 2021 (8)

    Döviz rezervi düzeyini önemsizleştirmek gerekiyor
    Fatih Özatay, Dr. 08 Nisan 2022
    Rusya Merkez Bankası’nın yüklü miktarda döviz rezervi vardı. Ukrayna’ya saldırması nedeniyle önemli yaptırımlar geldi Rusya’ya. Bu yaptırımlar çerçevesinde döviz rezervlerinin kullanımına belirgin sınırlamalar getirildi. Egemen bir ülkeyi işgal etmeye kalkıp, binlerce insanın ölümüne yol açan ve milyonlarca insanın da göç etmesine neden olan Rusya, şüphesiz hak ediyor bu yaptırımları. [Devamı]
    Kendimizi köşeye sıkıştırdık
    Fatih Özatay, Dr. 06 Nisan 2022
    Mart ayı tüketici enflasyonu dün açıklandı. Yıllık enflasyon yüzde 61 olarak gerçekleşti. Şubat 2001’de patlak veren krizden sonra tüketici enflasyonu hızla artmış ve Ocak 2002’de yüzde 73 ile zirveye ulaşmıştı. Krizden sonra uygulanan ekonomi programı ile sonraki aylarda belirgin biçimde düşmeye başladı. 3 Kasım 2002’de genel seçim vardı. Genel seçime girilirken (Ekim ayı) tüketici enflasyonu yüzde 33’e kadar inmişti (Grafik 1). [Devamı]
    Yüzde 70’e yöneliş
    Fatih Özatay, Dr. 01 Nisan 2022
    Vallahi Alaattin Aktaş’ın yalancısıyım. Alaattin’e göre mart ayı aylık enflasyonu yüzde 8,5-10,5 arasında oluşacak. Böylelikle, mart ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 66-69 arasında bir yerde gerçekleşecek. İster 66 ister 69; oldukça ürkütücü rakamlar bunlar. Yirmi yılı aşkın bir süredir karşılaşmadık bu kadar yüksek değerlerle. 2000’nin başından bu yana baktığınızda enflasyonun yüzde 69’dan yüksek olduğu sadece üç ay var: Şubat 2000: 69,8, Ocak 2002: 73,2 ve Şubat 2002: 73,1. Son ikisi Şubat 2001’de patlak veren krizden sonra yaşanan kur sıçramasının yol açtığı enflasyonlar. [Devamı]
    Çarpıklığın böylesi
    Fatih Özatay, Dr. 30 Mart 2022
    Mevcut ekonomik durumun sürdürülemez olduğunun bir dizi göstergesi var. Önceki yazılarımda bir kısmına değindim. Önce, her sürdürülemez durumun bir süre sürdürülebileceğini, "haklılarmış; gerçekten de sürdürülemezmiş” denilecek anın ne zaman geleceğini bilemediğimizi, zira bu anın -mesela Trump’un küstah tweetleri gibi- tetikleyici şokların devreye girmesi ile yaşanacağını, bu tür şokların ne zaman gerçekleşeceklerinin ise bilinemeyeceğini hatırlatayım.  Bu hatırlatmadan sonra, gelin bugün sürdürülemezliğe bir de son zamanlarda finans sisteminde yaratılan çarpıklıklar penceresinden bakalım. [Devamı]
    Yuvam hesabı
    Fatih Özatay, Dr. 25 Mart 2022
    Salı günü, TL cinsinden kur korumalı mevduat açılması halinde Hazine’nin üstlendiği yıllık faiz yükünü 21 Aralık 2021 TCMB döviz alım kuru ile hesaplamıştım. Bankaların ödeyeceği (en çok) %17 yıllık faiz düşüldüğünde %48 oluyordu. Aynı hesabı 23 Aralık vade başlangıcı ile yaparsanız bu sefer Hazine’ye gelen yük nerdeyse üç katına çıkıyor (%140’a yaklaşıyor). Vade başındaki kur ne kadar düşük, vade sonundaki de ne kadar yüksekse bütçe o kadar bozulacak anlamına geliyor. Bozulan sadece bütçe değil bir de gelir dağılımı. Asgari ücretlinin, işsizin ya da iş buldukça çalışanın tasarruf edecek hali yok. Bu kesimlere bütçeden verilebilecek destek durumu daha iyi olanlara aktarılmış oluyor. [Devamı]
    %19’u beğenmeyip %48’e razı olmak
    Fatih Özatay, Dr. 23 Mart 2022
    Kur korumalı mevduat uygulamasının ilk üç ayı doldu. İlk hesaplar 21 Aralık 2021’de açılmıştı. TCMB’nin döviz alım kurları dikkate alındığında, o tarihte bir dolar 13,02, bir Euro ise 14,7 liraydı. 21 Mart günü geçerli olan TCMB döviz alım kurlar ile hesaplandığında, dolar kurundaki üç aylık artış %13,4, Euro kurundaki üç aylık artış ise %11,1 oluyor. Bankalar, mevduat faiz oranlarını bizlere yıllık olarak söylüyorlar. Kur artışlarını da ‘yıllıklandırarak’ ifade edeyim: Bu dönemde dolar kurunun yıllık artışı %65,4, Euro kurununki ise %52,4. Bankaların kur korumalı mevduat açmak için en çok verdikleri yıllık faiz %17 (üç aylık getirisi %4). Kur artışı ile %17 arasındaki farkı Hazine üstlenecek. Farklı bir ifadeyle, Hazine’nin üstlendiği yıllık faiz dolar için %48,4, Euro için %35,4 oluyor. [Devamı]
    Sürat felaket midir?
    Fatih Özatay, Dr. 18 Mart 2022
    Yıl 1978. ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Birkaç hafta içinde TCDD Yol Dairesi’nde işe başladım. Bir odada sekiz makineciydik. Şube müdürümüz de makine mühendisi. Bir gün yanına çağırdı ve “bunlara yazı yaz, saatte 60 kilometreden fazla hızlı gitmesinler” dedi. ‘Bunlar’ dediği bilmem kaçıncı işletmedeki rayların kontrolü için oluşturulan ekip. Ekip atlıyor ray üzerinde giden kendinden motorlu bir araca (oto drezin), vuruyor ovaya, dağ başına, artık görev nereye ise oraya. O işletmede -o dönemde TCDD’de altı bölge işletmesi vardı- bu amaçla kullanılan aracın dingili kırılırmış meğerse. Haklı olarak ekip “ya bir uçurumun kenarında kırılırsa” kaygısı taşırmış. Bu hayat kaygısına, bizim şube müdürünün önerdiği çözüm, “sürat felakettir, aman ha arkadaşlar dikkat edesiniz, 60’ta [Devamı]
    Fedakârlık
    Fatih Özatay, Dr. 16 Mart 2022
    Enflasyon oldukça yüksek bir düzeyde. Daha da yükselecek. Böyle bir ekonomide ücret ve maaş artışlarının yılda bir kez olması kabul edilebilecek bir politika değil. Alın mesela yılbaşında yüklü bir artış yapılan asgari ücreti. Şubat sonu itibariyle asgari ücret kazanan bir çalışanın alım gücü (reel asgari ücreti) 2021’in hem Ocak hem Şubat hem de Mart aylarındaki düzeylerinin altına düştü. Farklı bir ifadeyle, bir yıl öncesine göre daha kötü durumda asgari ücretli. Sadece iki aylık enflasyon bu sonuca yol açtı. Bir de gelecek ayları düşünün. Bu durumda, hiç olmazsa yılda iki kez yükseltilmesi gerekir asgari ücretin ve yılda sadece bir kez artırılan başka her türlü ücretin. Şüphesiz ne kadar yükseltileceği de önemli. En azından geçmiş kayıpların telafi edilmesi gerekir ve elbette büyümeden [Devamı]
    Bitsin duası
    Fatih Özatay, Dr. 11 Mart 2022
    Enflasyon birkaç ay önce tahmin edemeyeceğimiz kadar yükselecek. Bu yükselişin bir kısmı elbette Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması sonucunda özellikle enerji fiyatlarında yaşanan büyük artıştan kaynaklanacak. Ama önemli bir kısmı bizim yüksek faiz – yüksek kur – yüksek risk – yüksek enflasyon (4Y-politikası) politikamız nedeniyle oluşacak. [Devamı]
    Silahını bırakıp savaşa girmek
    Fatih Özatay, Dr. 09 Mart 2022
    Paranızın yabancı paralar karşısında değerini, yani döviz kurunu belli bir düzeyde tutmaya çalışıyorsanız, yapmamanız gereken ölümcül hatalar listesinin başında, gerektiğinde (dövize talep arttığında ve/veya döviz arzı azaldığında) politika faizini artırmamak gelir. Tarihte, döviz kurunu beli bir düzeyde ya da arlıkta tutmaya çalışırken politika faizini artırmamak için on takla atan ülkelerin eninde sonunda nasıl döviz krizi yaşadıklarına dair o kadar çok örnek var ki. Belki bir işe yarar umuduyla bunlardan ikisini tekrar hatırlatayım bugün. [Devamı]