Arşiv

  • Kasım 2022 (9)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)

    Yoksullukla mücadele için mali alan gerekiyor
    Fatih Özatay, Dr. 02 Eylül 2022
    İkinci çeyrek büyüme oranı beklendiği gibi yüksek gerçekleşti. Bir yıl öncesine kıyasla yüzde 7,6 oranında arttı GSYH. Bir yıl öncesinin aynı döneminin GSYH’si yerine bir çeyrek öncesinin GSYH’sine göre de yüksek bir artış var: Yüzde 2,1. Dikkat çekici iki unsur şöyle: Özel tüketim harcamaları bir çeyrek öncesine kıyasla yüzde 3,9 oranında yükselirken, yatırım harcamaları yüzde 1,3 oranında düşmüş. Bir ölçüm hatası yoksa “fiyatları daha fazla artmadan bir an önce alayım” davranışı, enflasyonun harcama gücünü azaltıcı etkisine üstün gelmiş. Öte yandan artan risk ve krediye erişimde güçlükler yatırımları olumsuz etkilemiş. [Devamı]
    Büyüme
    Fatih Özatay, Dr. 31 Ağustos 2022
    31 Ağustos günü yılın ikinci çeyreğinin GSYH gelişmelerini öğreneceğiz. Muhtemelen, bir yıl öncesinin aynı çeyreğine kıyasla ilk çeyrekte olduğu gibi yüksek bir büyüme oranı gerçekleşecek. Şüphesiz daha önemlisi, yüksek büyümenin önümüzdeki dönemde sürdürülebilir olup olmadığı. Daha önce bu soruyu ele almış, çeşitli göstergeler çerçevesinde yanıt vermeye çalışmıştım. Önce o göstergelerdeki son duruma kısaca değineceğim. [Devamı]
    İhracatımız açısından olası bir olumsuzluk
    Fatih Özatay, Dr. 26 Ağustos 2022
    Birkaç yıldır Türkiye ekonomisinde olumlu giden ne var diye bakınca, ilk belki de tek göze çarpan olumlu gelişme şu: İhracat artışı. Tamam; ihracatımız daha çok düşük ve orta teknolojili ürünlerde yoğunlaşıyor, ihracat birim fiyatlarımız –ithalat birim fiyatları artarken- düşüyor; bunların hepsi doğru. Ama sonuçta ihracat gelirimizde bayağı bir yükselme var. Haziran ayı itibariyle son bir yıllık ihracat toplamımız 246 milyar dolara ulaştı. Özellikle 2021 başlarından itibaren daha önceki yıllarda gözlenmeyen bir artış oranı gerçekleşti. [Devamı]
    Seçim yaklaşıyor ya…
    Fatih Özatay, Dr. 24 Ağustos 2022
    Merkez Bankası (TCMB) geride bıraktığımız hafta iki ilginç karara imza attı. Önce tüketici enflasyonunun (%80) 66 puan, üretici enflasyonunun (%145) ise 131 puan altında olan politika faiz oranını bir puan daha düşürdü ve yüzde 13’e, yani tüketici enflasyonun 67 puan, üretici enflasyonunun ise 132 puan altına getirdi. Gerekçe olarak da şunu belirtti: “… üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler iktisadi faaliyette bir miktar ivme kaybına işaret etmektedir.  Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması önem arz etmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 100 baz puan düşürülmesine karar vermiş…” [Devamı]
    İşsizlik oranını düşürmek
    Fatih Özatay, Dr. 17 Ağustos 2022
    İşsizlik oranımız oldukça yüksek. “Hangi işsizlik oranı?” diye sorabilirsiniz. En düşük olanı da yüksek ‘atıl işgücü oranı’ olarak açıklananı da yüksek. İlki yüzde 10,3, ikincisi yüzde 20,4. Bir de şu var. Türkiye’de işgücüne katılım çok az. Oysa farklı işsizlik oranları hesaplanıyorken işgücü dikkate alınıyor. İşsiz olmalarına karşın, iş aramadıkları ya da iş aramaktan usandıkları için işgücünde olmayanlar bir gecede fikir değiştirip işgücüne katılsalar, onlar uzun süre iş bulamayacaklarına göre işgücü büyürken, işsiz sayısı da artacak. Böylelikle işsizlerin işgücüne oranı, yani işsizlik oranı da sıçrayacak. [Devamı]
    Denge-zıvana meselesi
    Fatih Özatay, Dr. 12 Ağustos 2022
    Üretici enflasyonu yüzde 145 iken, yüzde 22 faiz oranı ile kredi alınamadığının belirtildiği, yüzde 22 yerine yüzde 40 civarında bir faiz önerildiğinden şikayet edildiği ve şikayetin muhatabının da yüzde 22’nin üstünde faiz ile kredi alınmamasını tavsiye ettiği bir ülkede ekonomide tüm dengeler zıvanadan çıkmış demektir. Türk Dil Kurumu’na göre ‘zıvanadan çıkmak’ deyiminin üç anlamı var. Üçüncü anlamı olan ‘denetlenemez duruma gelmek’ yerine kullandığımı not edeyim. Enflasyonu önemsemediğinizde böyle oluyor. “Enflasyon birkaç puan artsın ne olacak ki, ben cari işlemler açığını düzelteyim; bunun için de faizi düşüreyim” hayal dünyasına bir girildiğinde, ekonominin iler tutar tarafı kalmıyor. [Devamı]
    Enflasyonu düşürerek büyümeyi yükseltmek
    Fatih Özatay, Dr. 10 Ağustos 2022
    Türkiye ekonomisinin şu anda uygulanmakta olan ekonomi politikası ile yola devam etmesi mümkün değil. Yeni bir politikaya geçiş ancak seçimden sonra olacak gibi görünüyor. Seçime kadar olsa olsa mevcut sorunlara yeni sorunlar ekleyen gelişmelere sahne olacağız. Yeni ekonomi politikasının önce risk primini çok çabuk düşürmesi ve döviz kurundaki köpüğü alması, sonra da enflasyonun başa aşağı bir yol izlemesini sağlaması gerekiyor. [Devamı]
    Rekor eksi faizin yüksek bir maliyet unsuru olması
    Fatih Özatay, Dr. 05 Ağustos 2022
    Temmuz ayı tüketici enflasyonu yüzde 80, üretici enflasyonu ise yüzde 145 oldu. Artık ne yazık ki vurgulamak adet haline geldi, ben de öyle yapayım; bunlar TÜİK’in açıkladığı ‘resmi’ enflasyon değerleri. Bu arada İTO İstanbul ‘Ücretliler Geçinme Endeksi’ ile ölçülen enflasyon ile TÜİK’in tüketici enflasyonu arasındaki fark, görülmemiş ölçüde açıldı. İkisi ayrı endeks olduklarından, elbette iki farklı endeksten elde edilen enflasyon değerlerinin farklı olması normaldir. Ancak, tarihsel olarak iki enflasyon arasındaki fark dar sayılabilecek bir aralıkta bir o yana bir bu yana dalgalanırken, bir süredir İTO enflasyonu giderek TÜİK tüketici enflasyonunun üzerine çıkıyor; fark artıyor. [Devamı]
    Bir yavaşlama göstergesi daha
    Fatih Özatay, Dr. 03 Ağustos 2022
    İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO)… Yok yok, geçen hafta sonu meşhur olan İSO toplantısından söz etmeyeceğim. Hem eski bir Merkez Bankası çalışanı hem de ekonomimizin içine düştüğü duruma son derece üzülen bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak o toplantıda olan bitenin ibretlik olduğunun altını çizerek geçeyim. Bir de neden ekonomimizin bu durumda bulunduğunu gayet güzel biçimde ortaya koyan bir toplantı olduğunu belirtmekle yetineyim. [Devamı]
    IMF’nin %4 büyüme tahmini ne anlama geliyor?
    Fatih Özatay, Dr. 29 Temmuz 2022
    Bir süredir önümüzdeki dönemde GSYH büyümesinin nasıl şekillenebileceği hakkında yazıyorum. “Geniş halk kesimlerinin GSYH’den aldıkları pay düşerken, çalışanların çoğu asgari ücretle çalışırken ve sigortasız çalışanların toplam çalışanlara oranı azımsanmayacak boyutta iken, GSYH şu ya da bu oranda artmış o kadar da önemli değil” diye düşünülebilir. Böyle düşünenlerin, büyüme oranları potansiyel büyüme oranının oldukça altında kalmadıkça haksız olduklarını söyleyemem. Ancak yüzde 6,5 ya da yüzde 4,5 büyüme değil de yüzde 3 büyüme ya da yüzde 1 daralma önemli. Büyüme oranı çok düşükse ya da ekonomi daralıyorsa, işsizlik de artıyor. Böyle bakınca büyümeden çoğu kesim yeterince yararlanamasa da, daralma halinde durumları çok kötüleşiyor. Asimetrik bir etki söz konusu. [Devamı]