Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Millet İttifakı’nın Mutabakat Metni
    Fatih Özatay, Dr. 03 Şubat 2023
    Millet İttifakı, 30 Ocak Pazartesi günü Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni açıkladı. Hedeflerden daha önemlisi açıklanan hedeflere nasıl ulaşılacağı. Ancak önce kısaca hedefleri ele alıyorum. [Devamı]
    Makule dönüş ve döviz alımları
    Fatih Özatay, Dr. 01 Şubat 2023
    17 Ocak tarihli yazımda, seçimlerden sonra ekonomi politikasında makule dönülmesi halinde paramızın yabancı para birimleri karşısında değerlenmesi ihtimalinin oldukça yüksek olduğundan söz etmiş ve yapılabilecekleri tartışmıştım. Önemli noktalar şunlardı: Birincisi, bir miktar değerlenme enflasyonla mücadele açısından iyi olabilir; ancak paramızın çok fazla değerlenmesi halinde uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzün olumsuz etkilenmesi riski var. İkincisi, değerlenme sorununun çözümü sadece para politikasının üzerine yıkılmamalı. Para politikasının yapabileceklerinin bir sınırı var çünkü. Üçüncüsü, 2018-19 krizinin patlak vermesinden bugüne kadar geçen sürede, peşi sıra alınan ve özünde giderek yurtdışından yurtiçine ve yurtiçinden yurtdışına sermaye hareketlerini kontrol etmeyi amaçla [Devamı]
    Seçim ekonomisi ve bağımsız kurumlar
    Fatih Özatay, Dr. 27 Ocak 2023
    24 Ocak tarihli bir haber (T24). Sağlık Bakanı şöyle demiş: “İlaç eksikliği hasta sayısının fazla olmasından kaynaklı.” Kısacası, hastalara yetecek sayıda ilaç olmadığını söylemiş oluyor Bakan. Aynı tarihli bir diğer haber Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu Başkanı’nın dile getirdiği sıkıntı ile ilgili (Diken): “Elimizde tek olan tetanos aşısını 13 yaşındaki çocuğa mı yoksa gebeye mi yapsak diye zorlanıyoruz.” Bu tür haberler yeni de değil. Şu ya da bu ilacın bulunmasında sıkıntı çekildiğine dair başka haberler de sık sık yer aldı son aylarda basında. [Devamı]
    Makule dönüş halinde liranın ‘aşırı’ değerlenmesine karşı yapılabilecekler
    Fatih Özatay, Dr. 18 Ocak 2023
    Seçimlerden sonra ekonomi politikasında makule dönülmesi halinde paramızın yabancı para birimleri karşısında değerlenmesi ihtimali yüksek. Zira makule dönüş –ki son üç yazımda yer alan ilk alternatifti, güvenin artması, kurumların ve ekonomi politikasının itibarının belirgin biçimde yükselmesi ve dolayısıyla risk priminde keskin bir düşüş gerçekleşmesi anlamına geliyor. Bu koşullar altında bir yandan yerli para cinsinden mali varlıklara olan talebin yükselmesi diğer yandan yurtdışından sermaye girişlerinin (döviz arzının) yükselmesi beklenir. [Devamı]
    Eylül 2021’den Aralık 2022’ye: Gariplikler ekonomisi
    Fatih Özatay, Dr. 13 Ocak 2023
    Geride bıraktığımız yılın ikinci yarısında reel GSYH’nin yatay bir seyir izlediği anlaşılıyor. Üçüncü çeyrekte GSYH’nin bir çeyrek öncesine kıyasla yüzde 0,1 oranında azaldığını biliyoruz. Elimizdeki veriler dördüncü çeyrekte de benzeri sınırlı bir düşüşün gerçekleşebileceğini söylüyor bize. Nüfus artışı da dikkate alındığında, sınırlı düşüş azımsanmayacak bir daralma anlamına geliyor. [Devamı]
    Seçim sonrasında normale dönüş?
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ocak 2023
    Seçim sonrası için iki alternatif ekonomi politikasından söz etmiştim son yazımda. Bir de onların yarım yamalak uygulandıkları ‘buçuk’lu alternatifleri vardı. Birinci alternatif, ekonomi politikasında normale (makule) dönmekti. İkinci alternatif, Türkiye Ekonomi Modeli denilen mevcut ekonomi politikasını kendi içinde tutarlı bir çerçeveye oturtmaktı. Birinci buçuk, normale dönmeye çalışılırken, özellikle ekonomi dışındaki alanlardaki yapısal reformların pas geçildiği alternatifti. İkinci buçuk ise mevcut politikayı sürdürmek (nafile) alternatifiydi. İkiciyi ve buçuğunu tartışmıştım. Şimdi sıra ilk alternatifte, farklı bir ifadeyle normale dönmekte. [Devamı]
    Seçim sonrası Türkiye ekonomisi
    Fatih Özatay, Dr. 06 Ocak 2023
    2023’te Türkiye ekonomisinin nasıl şekillenebileceğini tartışmak gibi zor bir işe soyunmuştum Salı günü. Seçime kadar olan süreyi ele almıştım o yazıda. Öngörmesi çok zor bir dönem olduğu açık. Ancak şunu belirtmek mümkün: Seçim öncesinde yaşanacak ekonomik gelişmeler çok büyük ölçüde döviz kurunun nasıl şekilleneceği ile ilgili. O ise yurtdışından –devlet eliyle- bulunabilecek yeni borç ile seçim ekonomisinin dozu arasındaki çatışmaya göre belirlenecek. Devlet eliyle bulunabilecek dış borcun döviz piyasasını sakinleştirici biçimde kullanılması mümkün çünkü. Seçim ekonomisinin dozajı arttıkça dövize olan talebin artacağı da açık. Bulunabilecek döviz tutarını bilemiyoruz. Büyük bir belirsizlik var. [Devamı]
    Seçim öncesi Türkiye ekonomisi
    Fatih Özatay, Dr. 04 Ocak 2023
    2023 sadece çok önemli bir seçimin yapılacağı yıl değil. Aynı zamanda Eylül 2021’den beri uygulanmakta olan sürdürülemez ekonomik programın en az seçime kadar sürdürülmeye çalışılacağı bir yıl. Dolayısıyla 2023 sonunda Türkiye ekonomisinin nasıl şekillenebileceğini öngörmek çok zor. Sürdürülemez durum hangi koşullarda sürdürülebilir? Seçim sonrası ekonomi politikası nasıl olur? Seçimi hangi ittifakın kazandığına bağlı olarak uygulanacak politikada büyük farklılıklar görebilir miyiz? Bu soruları çoğaltmak mümkün. Daha az hatalı bir tahmin yapmak için 2023’ü ‘seçim öncesi’ ve ‘seçim sonrası’ olarak iki ayrı bölümde ele almak uygun olacak. [Devamı]
    Enflasyonla mücadele etmeyince
    Fatih Özatay, Dr. 28 Aralık 2022
    Yılsonu enflasyonunu öğrenmemize az kaldı. 2021’in Aralık ayındaki müthiş enflasyon değeri hesaplamadan çıkacak ve yıllık enflasyon düşecek. Zira yerine normal bir ülke için çok yüksek ama Aralık 2021’deki yüzde 13,6 değerinden çok daha düşük bir enflasyon değeri gelecek. Benzer bir yıllık enflasyon düşüşü Ocak ayında da gözlenecek. Baz etkisi denilen bu mekanik etki bir tarafa bırakılırsa, enflasyonu düşürme yönünde çalışacak bir gelişme daha var. Döviz kuru son aylarda –enflasyonla karşılaştırıldığında, sakin sayılabilecek bir seyir izliyor. Yarısı Euro yarısı ABD Doları’ndan oluşan döviz sepetinin lira karşılığı Ekim ayında yüzde 1,1, Kasım ve Aralık aylarında yüzde 2 yükseldi. [Devamı]
    Yapısal dönüşüm mü, eski tas eski hamam mı?
    Fatih Özatay, Dr. 23 Aralık 2022
    Salı günü, 2001’den bu yana yaşadığımız üç ‘ani duruş’ vakasını ele almış ve bu vakaların temel özelliklerine yer vermiştim. İlk vaka 2001’in ilk çeyreğinde, ikincisi ise 2008’in son çeyreğinde başlamıştı. GSYH’de gözlenen düşüş daha sonra keskin bir daralmaya dönüşmüştü. 2018’in ikinci çeyreğinde başlayan süreçte de GSYH azalması vardı ama ilk ikisi kadar şiddetli değildi.  Buna karşılık istihdam azalışı açısından çok şiddetli bir dönem olmuştu. Her üç vakada da özel kesimin dış borç stoku keskin biçimde düşmüş ve kriz öncesi düzeyine gelmesi yıllar sürmüştü. Farklı bir ifadeyle, özel kesim (finans kesimi ve finans kesimi dışındaki şirketler) vadesi gelen dış borç ödemelerinden daha az borçlanmış; yeni borçlanma geri ödemeden düşük olunca da dış borç stoku azalmıştı. [Devamı]