Arşiv

  • Ekim 2017 (14)
  • Eylül 2017 (18)
  • Ağustos 2017 (19)
  • Temmuz 2017 (21)
  • Haziran 2017 (23)
  • Mayıs 2017 (20)
  • Nisan 2017 (19)
  • Mart 2017 (21)
  • Şubat 2017 (16)
  • Ocak 2017 (20)
  • Aralık 2016 (19)
  • Kasım 2016 (22)

    Etiketler

    Hayat tekdüze değil ki…
    Fatih Özatay, Dr. 18 Ekim 2017
    1994 Meksika (peso) krizinden önce Meksika’nın ekonomi yönetiminin ne kadar parlak beyinlerden oluştuğu batı medyasında sıkça dile getiriliyordu. 1997 ortasında Tayland’da patlak verip hızla Endonezya, Filipinler, Kore ve Malezya’ya sıçrayan kriz öncesinde bu ülkelerin önemli bir kısmı “Asya kaplanları” olarak niteleniyordu. Krizden birkaç ay önce aynı başlığı taşıyan bir Dünya Bankası raporu yayınlanmıştı mesela. Son küresel krizi daha önce öngören pek çıkmadı; krizden önce, artan risklere dikkat çeken iktisatçı sayısı bir elin parmaklarını geçmez herhalde. [Devamı]
    'İnsanlar', 'iktisadiler' ve 'hafifçe dürtme' ihtiyacı
    Fatih Özatay, Dr. 11 Ekim 2017
    İktisat ders kitaplarına göre ‘iktisadi birey (homo economicus)’ Einstein gibi düşünebilir, en güçlü bilgisayar gibi veri depolayacak hafızası vardır ve Mahatma Gandhi’nin iradesine sahiptir. Ama etrafımızdaki insanların böyle olmadıklarını biliriz: Hesap makineleri (akıllı telefonları) yanlarında değilse hesap yapmak için elleri ayakları dolaşır, sevgililerinin doğum günlerini unutabilirler, ya da yılbaşının ertesi günü ‘akşamdan kalma’ sendromu yaşayabilirler. Onlar birer ‘homo economicus’ değil ‘birer insandırlar (‘homo sapiens’)”.Hafta başında, Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandığı açıklanan Richard Thaler 2008’de günışığına çıkan “Nudge (hafifçe dürtmek anlamına geliyor)” adlı kitabının (Cass Sunstein ile ortak kaleme alınmış ve Türkçeye de çevrilmiş) ilk sayfalarında böyle diyor (biraz “s [Devamı]
    İnşaat yatırımları ve ilgili göstergelerde uyum sorunu
    Fatih Özatay, Dr. 04 Ekim 2017
    Bugün, “fani” konulardan azıcık çıkıp “blockchain” teknolojisi kullanılarak dijital merkez bankası parası çıkarılması halinde yaşanabilecek gelişmeler hakkında yazmaya başlamak istiyordum. Bir yandan da acaba biraz daha araştırma okuyup sonra mı konuyu ele almaya başlasam diye tereddüt geçiriyordum. Değerli iktisatçı Zafer Yükseler’in ikinci çeyrek gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerini değerlendiren çalışmasını biraz gecikmeyle de olsa okumam imdadıma yetişti; kararsızlık kalktı, “blockchain ve merkez bankacılığı” daha sonraya kaldı. [Devamı]
    Balonlar büyüyor mu?
    Fatih Özatay, Dr. 27 Eylül 2017
    Önümüzdeki dönemin en önemli riski gelişmiş büyük ülkelerin bol kepçe etrafa saçtıkları paranın ve çok düşük düzeylere indirdikleri hatta bazı durumlarda sıfırın da altına düşürdükleri kısa vadeli merkez bankası faiz oranlarının uzun bir süredir oluşturmakta olduğu balonlar. Bu balonların iyice büyüyüp patlamasından korkulması beraberinde bol kepçe dağıtılan paranın kademeli ve önceden açıklanan miktarlarda çekileceğine ilişkin açıklamaları getiriyor. ABD Merkez Bankası bu işe başladı zaten. Sırada Avrupa Merkez Bankası var.Bol kepçe etrafa saçılan paranın çay kaşığıyla geri alınacağı açıklamaları bir tarafa, geçenlerde Nobel ödülü sahibi ve finans alanındaki çalışmalarıyla tanınmış ABD’li iktisatçı Shiller ABD’de borsa endeksinin ulaştığı düzeyin yüksekliğine ve daha önce benzer düzeyleri [Devamı]
    Üretken kapasite
    Fatih Özatay, Dr. 20 Eylül 2017
    Uzun bir süredir makine ve teçhizat yatırımlarındaki sevimsiz gidişata dikkat çekiyorum. Makine ve teçhizat yatırımlarının ne denli önemli olduğu açık: Gelecek dönemlerin üretim kapasitesini belirliyorlar çünkü. Elbette o ürünlerin pazara taşınabilmesi ve satılabilmesi, ürünleri üretecek makine ve teçhizatların içine konulması ve gereken enerjinin sağlanması için inşaat yatırımlarına da ihtiyaç var (fabrika binası, yol, köprü, liman, havaalanı, baraj, elektrik santrali ve benzerleri). Ama tek başına inşaat yatırımlarını artırarak ne üretim kapasitenizi artırmanız ne de daha fazla ihracat yapmanız mümkün. [Devamı]
    Varlık Fonu ve ikinci çeyrek büyümesi
    Fatih Özatay, Dr. 13 Eylül 2017
    Son yazımdan bu yana geçen bir hafta içinde ekonomi açısından iki önemli gelişme yaşandı. Birincisi, yönetimindeki değişiklik ve bu değişikliğin arkasındaki temel neden hakkında belirtilenler Türkiye Varlık Fonu’nu (TVF) tekrar gündeme getirdi. İkinci gündem maddesi ise yılın ikinci çeyreğine ait milli gelir verileriydi. İlkinden başlayayım.TVF’ye ilişkin çok şey yazıldı, çizildi ve söylendi. Bunların en önemlilerinden biri TVF’nin denetimine ilişkindi. Denetimin kamuoyunu tatmin edici bir biçimde nasıl yapılacağı hala belli değil. Ama varsayalım ki uluslararası standartta bir denetim sistemi kuruldu ve uygulandı. TVF’ye ilişkin yine önemli sorular orta yerde duruyor. TVF’ye ilişkin Kanunun gerekçesinde “otoyollar, Kanal İstanbul, üçüncü köprü ve havalimanı, nükleer santral gibi büyük alty [Devamı]
    Çok şükür; Arjantin’in verileri açıklandı
    Fatih Özatay, Dr. 06 Eylül 2017
    Birkaç yıldır Arjantin’in enflasyon verilerini bilmiyorduk. Bu durum değişti. Artık 2017 yılı için Arjantin’in tüketici enflasyon verileri yayınlanıyor. Tabloda hem bu yılın sonu için hem de yıllık ortalama olarak Arjantin için tahmin edilen enflasyon değerleri var. Her ikisi de çok yüksek. Durup dururken Arjantin nereden çıktı demeyin. Türkiye için özel bir anlamı var. [Devamı]
    Hepsini Hazine garanti etse?
    Fatih Özatay, Dr. 30 Ağustos 2017
    Son zamanlarda Hazine’nin koyduğu sermayeye dayanarak Kredi Garanti Fonu (KGF) benzeri bir kurumun -bankaların şu ya da bu sektöre açacağı- kredilere garanti vermesi yoluyla ekonomide yılın ilk yarısında sağlanan yüksek büyümenin sürdürülebileceği yolundaki öneriler artıyor. İddiaya göre açılacak her 100 liralık kredinin 80-90 liraya varan kısmına kadar sağlanacak garanti ile bankalar çok daha yüksek miktarda kredi açabilecekler ve bu krediyi alanlar yatırım harcamalarını artıracaklar. Böylece de ekonomi büyüyecek. [Devamı]
    Durup dururken belirsizliği artırmak
    Fatih Özatay, Dr. 23 Ağustos 2017
    Bireylerin davranışlarını modellemek ve o modellere dayanarak öngörülerde bulunmak çok zor. Ancak çok sayıda bireyin geçiş davranışına ilişkin gözlemlere dayanarak bazı çıkarsamalar yapmak mümkün.Mesela bir futbol kulübünün başkanı "teknik direktörümüzle daha iki buçuk yıl sözleşmemiz var; bu zor dönemde onun arkasındayız" mealinde bir açıklama yapıyorsa biliriz ki çok yüksek bir ihtimalle teknik direktör üç vakte kadar görevden alınacaktır. Yıllar önce hayata veda eden ünlü iktisatçı Dornbusch'a atfedilen bir çıkarsama da mealen şöyle: "Bir merkez bankası başkanı mevcut (sabit) döviz kuru sisteminin dimdik ayakta olduğunu, para biriminin değerli falan olmadığını falan söylüyorsa, biliniz ki bir süre sonra o kur rejimi çökecektir."Bir ekonomi "normal" koşullar altındaysa, o ekonominin önem [Devamı]
    Büyümeye rağmen işsizlik neden böyle
    Fatih Özatay, Dr. 16 Ağustos 2017
    Mayıs dönemi işgücü verileri dün açıklandı. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre hem işsizlik oranı hem de tarım dışı işsizlik oranı sabit kaldı: İlki yüzde 11,3, ikincisi ise yüzde 13,4. Keza işgücüne katılma oranı ile istihdam oranları da değişmedi. Geçen yılın sonunda işsizlik oranı yüzde 11,9, tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde 14,1 ile son yedi yılın en yüksek değerlerine ulaşmışlardı. Dolayısıyla yılbaşından bu yana iş gücü piyasasında olumlu bir gelişme yaşandığının altını çizmek gerekiyor.Son aylara değil de 2012 başından bu yana olan bitene bakınca ise işsizlik verileri olumlu bir mesaj vermiyorlar. Ocak 2012 döneminden bu yana işsizlik oranının seyri Grafik 1’de, tarım dışı işsizlik oranın hareketleri ise Grafik 2’de gösteriliyor. Ayrıca her iki serinin kısa dönemli oy [Devamı]